Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/356 E. 2025/4427 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/356
- Karar No
- 2025/4427
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1359 E., 2024/1797 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/858 E., 2023/399 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 8175 ada, 43 pafta, 9 parselde 24 tripleks villa ile 4 blok apartman yapımı hususunda sözleşme imzaladıklarını, yüklenici olarak davalının ihmal sonucu edimlerini yerine getirmediğini, projeye aykırı pek çok imalatlar yapılması sonucunda yapının ruhsatsız hale geldiğini, gizli ayıplı mal teslimi yaptığı için imalat nedeniyle de oluşan zararı ödemekle yükümlü olduğunu, davacının taşınmazında bulunan yapının 2000 yılında yürürlüğe giren Yapı Denetim Yasası gereği deprem yönetmeliği hükümlerine tabi olduğunu, ... Belediyesi binaların mukavemetleri ile ilgili dayanım testlerinde beton oranının çok düşük olduğunun ve binalarda oturabilmek için güçlendirme yapılması gerektiğinin belirlendiğini, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/343 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde imalatların projeye aykırı olduğunu, yapılarda kullanılan beton sınıfı ile donatı adet ve yerleşiminin ruhsat ve eklerine uygun olmadığı, can güvenliğinin sağlamadığı hususlarının açıkça tespit edildiğini ve davanın kabulüne karar verildiğini, işbu dava ile talep edilen hususların dava konusu icra takibindeki alacak kalemlerinden farklı olduğunu, icra takibine konu olan alacakların ise imara aykırı imalatların imar affından yararlandırılması için davacı tarafından yatırılan 9.322,00 TL zemin tespit tutanağı bedeli, 5.428,34 TL mimari proje bedeli ile 455.396,07 TL yapı kayıt belgesi harçlardan davalının sorumlu olduğunu, bahse konu alacakların ödenmesi için ... Noterliği'nin 06.02.2020 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin davalıya gönderildiğini, ödeme yapılmayınca davalı aleyhine 470.146,41 TL asıl alacak ve 108.861,43 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 579.007,84 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğundan bahisle itirazın iptali ile alacağın likit olması sebebiyle davalı borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından davalı aleyhine açılan davada verilen ve kesinleşen kararda da belirtildiği üzere inşaat sözleşmesinin karşılıklı olarak 23.03.1998 tarihinde feshedildiğini, sözleşmeden kaynaklanan alacaklar yönünden sözleşmenin fesih tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin başladığını, TBK'nın 478. maddesi uyarınca her türlü zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının kesin hüküm olmasına rağmen aynı talepleri ileri sürdüğünü, İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/479 Esas, 2009/453 Karar sayılı davada davacının inşaatın ayıplı ve kusurlu olduğu yönündeki iddialarını ileri sürerek, eksik ve kusurlu işler tutarı olarak 18.977,00 TL'nin tahsiline karar verildiğini, işbu davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, inşaatın 15.08.1996 tarihinde yapıldığını, sözleşmenin 23.03.1998 tarihinde karşılıklı feshedildiğini, fesih tarihi itibarı ile binanın alınmış bulunan inşaat ruhsatı geçerlilik süresinin devam ettiğini, sözleşmenin feshi sonrası işlem yapmayan davacının kusurlu olduğunu, ruhsat süresinin dolması ile birlikte ruhsat yenileme yükümlülüğünün davacıda olduğunu, taraflar arasında görülmekte olan İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/353 Esas, 2020/568 Karar sayılı davanın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğinden bahisle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında akdedilen tarihsiz inşaat sözleşmesinin, kesinleşen mahkeme kararlarından da anlaşılacağı üzere 23.03.1998 tarihinde feshedildiği, uyuşmazlığa konu takip alacakları yönünden, talep ve takip tarihi itibarı ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği tarih itibarı ile gerek mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 1 26... . maddeleri gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 478. maddelerinde düzenlenen 5, 10... yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu, icra takibine konu alacakların talep hakkının zamanaşımına uğradığı, bu kapsamda davalı borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olduğu, ancak davacının takip talebinde kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddi ile davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Dava konusu yapıların hukuki tesliminin yapılmadığını, iskân ruhsatının alınmadığını, bu sebeple zamanaşımı süresinin başlamadığını, sözleşmenin fesih tarihinin zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, taraflarca imzalanan 23.10.2004 tarihli belgede davalının belirtilen işleri bedelsiz olarak yapacağını kabul ettiğini, bu tarihten sonra davalı yüklenicinin imzasını taşıyan ve davacıya hitaben yazılan 10.02.2005 tarihli belgede de davacının 1998 yılı öncesi proje değerlerinde eksiklik olması halinde sorumlu olduğunu kabul ettiğini,
b.Yapıların inşa edildiği tarihte ayıplı imal edildiklerini, yapılara ruhsat alınamamasında davalının kusurlu olduğunu, yapı kayıt belgesi alınmasında meydana gelen zararın davalı tarafından giderilmesi gerektiğini,
c.Davada esasa ilişkin hiçbir inceleme yapılmaksızın davanın usulden reddine karar verilmiş olmasına rağmen nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından davacıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.