Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/342 E. 2025/4423 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/342
- Karar No
- 2025/4423
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/106 E., 2024/1621 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/354 E., 2021/428 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında noterde düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereği 12... tane de yarım dairenin davalı tarafından müvekkiline verilmek zorunda olduğunu, inşaat devam ederken 4 adet daire tapusunu arsa sahibinden bizzat isteyerek aldığını, ayrıca zemin kat yarım dairenin de tapusunu aldığını, davalı ile iletişim kurduğu bir zamanda inşaatta şu anda sadece iskan sonrası alabileceği tek dairenin kaldığını öğrendiğini, müvekkiline davalı tarafından tapu devri yapılması gereken 7 adet dairenin müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında müvekkilinin oğlu ... ve müvekkilinin çalışanı ...'a davalı tarafından gönderilen vekalet ile satıldığını, müvekkilinin ne oğlu ...'a, ne de çalışanı ...'a herhangi bir şekilde satış vekaleti vermediğini, müvekkilinin 12 adet daireden sadece 4 tanesini kendisinin sattığını ve parasını aldığını, ancak geri kalan satışlardan hiçbir şekilde haberi olmadığını ve bedellerini de almadığını beyan ederek, şimdilik 100.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, taraflar arasında sözleşmeyi arsa sahibi olarak müvekkili ... ile yüklenici ...'a vekaleten ...'ın vekaletnamesine dayanarak imzaladığını, davacının inşaatın yapımı ile ilgili tüm hukuki ve idari işlemleri yönetmesi için de oğlu ...'a vekalet verdiğini, ...'ın babası ve müvekkiline vekaleten hukuki ve idari işlemleri yürüttüğünü, inşaatın yapımıyla davacının oğlu ve vekili ... ile davacının kardeşinin yardımcı olduğunu, inşaatın temelinin atılmasından teslimine kadar geçen sürede davacının sözleşme gereğince kendisine ait olan dairelerin pazarlama işlemlerini bizzat kendisinin yürüttüğünü, tapudaki satış işlemleri için de oğlu ... ve kendi işyerinde çalışan ... adına vekalet isteyerek tapuda satışlarını yaptırdığını, davacı müteahhidin kendisine ait dairelerin satışını hakettiğinde hemen satış yetkisi ve vekaleti istediğini, müvekkilinin gün kaybetmeksizin davacının istediği vekaletnameyi istediği kişi adına düzenleyerek ... Şirketi ile davacının adresine gönderdiğini, davacının şimdi hiçbirşeyden haberinin olmadığını beyan ederek açtığı davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...'ın 24.08.2017 tarihinde vefat ettiği, davacı sıfatı ile dosyada yer alan ...'ın, Denizli 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/1691 Esas sayıl dosyası, Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/136 Esas sayılı dosyası ve Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/1343 esas sayılı dosyaları ile kendisi ve çocukları ile davacı ...'in mirasını reddettiği, ... davacının mirasını reddettiğinden davacı olarak bu dosyada sıfatının kalmadığı anlaşılmakla davacı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği, diğer davacılar yönünden aralarında işçi - işveren ilişkisi bulunan çalışanı ... ve oğlu ...'in muvazaalı olduğu iddia edilen satışları yapmış olduğu, davacının davaya konu devirlerden haberinin olmaması durumunun hayatın olağan akışına aykırı olduğu aksi halde dahi davacının zararını rücu etmesi gereken kişinin davalı değil devirleri yapmış olan ... ve ... olduğu, ihtilaf yöneltilmeyen dairelerin de aynı şekilde satılmış olması nedeniyle davacının çalışanı ... ile davacının oğlu ...'in satışını yapmış olduğu daireler nedeniyle davalı ...'e husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 114/1-d ve 115/2. maddesi gereği pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; arsa sahibinin ..., yüklenicinin ... olması, davanın bu sözleşmeden kaynaklanması karşısında, davalı ...'in sözleşmede taraf sıfatı bulunduğu, davanın ona yöneltilmesinde de husumet açısından bir engel bulunmadığı, 24.08.2017 tarihinde davacının vefat ettiği, mirası reddeden ...'ın bu red iradesinin ise karar tarihinden sonra kesinleştiği anlaşılan yargı kararıyla da iptal edildiği, davacı tarafından 4 daire açısından belirtilen vekaletnameler ile benzer şekilde yapılan devirlere itiraz edilmeyip, aynı vekaletlerle yapılan ve dava konusu edilen diğer devirler açısından yazılı başvuru olmadan bilgisi dışında öz oğlu ve çalışanına vekaletname verildiği iddiası ile itiraz edilmesinin, TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralı ile de bağdaşmayacağı, tapunun arsa sahibince yüklenicinin yazılı bildirimi olmadan da verilmesine - 4 daire açısından sessiz kalarak- arsa sahibi ve yüklenicinin icazet verdiği, yani sözleşme ile kararlaştırılan bu şekil şartının taraflarca zımnen değiştirildiği, bu değişikliğin ne yüklenici ne de arsa sahibinin edimlerini onların aleyhine ağırlaştıracak şekilde değiştirir nitelikte işlem olmadığı, arsa sahibinin davacı ile arasındaki sözleşme kapsamında edimini -dava konusu edilen bu 7 adet taşınmaz açısından da- ifa ettiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; a.Bölge Adliye Mahkemesi kararında her ne kadar dört daire için vekaletlerin geçerli sayılıp kalan daireler yönünden geçerli sayılmaması iyiniyete ve hayatın olağan akışına aykırı bulunmuş ise de bu durumun aslında taraflar arasında her devir için ayrı vekaletler yapıldığına bu yönde irade beyanları bulunduğuna işaret ettiğini gösterdiği iyiniyete aykırılığa dair değerlendirme yapılmasının şartlarının oluşmadığını, b.11 adet daire devrinden 4 tanesinin devrinin geçerli olduğunu kabul edip 7 tanesinin devrinin kabul edilmemesinin aslında müvekkillerinin haksız kazanç isteminde olmadığına işaret ettiğini aksi halde 11 adedin hepsinin geçerli devir olmadığını iddia edebileceklerini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar ... ve ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.