Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/387 E. 2025/5271 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/387
Karar No
2025/5271
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1055 E., 2024/2326 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2015/112 E., 2019/413 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili ile davalılar ..., ..., ..., ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz edenler davalılar ... ve ... vekili ile Avukat ..., davalılar ..., ..., ..., ... vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... ... ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların, 08.06.1973 tarihinde ölen ortak muris ... ...'ın mirasına ilişkin olarak miras taksim sözleşmesi akdettiklerini, ayrıca davalılar ... ile ...'in dava konusu parselleri davacı ... ve bir kısım müvekkillerinin murisi ...'a sattığını belirterek Muş ili, ... ilçesi, ... Köyünde bulunan 81, 82, 83, 84, 85, 108, 119, 121, 138, 153, 152, 154, 155, 157, 161, 232, 245, 274, 275, 343, 347, 363, 380, 381, 412, 422, 423, 485, 525, 534, 537, 538, 5 77... parsellerin tapu kaydının iptali ile müvekkillerinin adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP 1. Davalılardan ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin ölü mirasçı ...'ın mirasçıları olduğunu, düzenlendiği 13.06.1973 tarihinde 1,5 yaşında olan ... adına sözleşmenin velayeten annesi ... tarafından imzalandığını, oysa ki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 373 ilâ 375. maddeleri uyarınca velayet altındaki küçük adına kayyım katılımı ve hâkim onayı olmaksızın borçlandırıcı işlem yapılamayacağını, sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... ... süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile; zamanaşımı def'inde ve imza inkârında bulunmuş; ayrıca henüz eşi yeni vefat etmiş iken manevi anlamda zayıf olduğu zamana denk gelen usulsüz, sahte ve gerçeğe aykırı senede dayanılarak hak talep edilemeyeceğim savunarak davanın reddini istemiştir.

3. Davalı ... süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile; zamanaşımı def'inde ve imza inkârında bulunmuş; ayrıca tüm mirasçıların katılımı sağlanmadığından miras taksim sözleşmesinin geçersiz olduğunu, sözleşmede yer alan taşınmazların belirsiz olması nedeniyle tapu iptali ve tescil hükmü kurmaya elverişsiz olduğunu; sonradan yapılan intikallerle taksim sözleşmesinden dönüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. 4. Davalı ... cevap dilekçesinde; imza inkârında bulunarak davanın reddini istemiş; bilahare dosyaya sunulan 20.01.2016 tarihli dilekçeyle zamanaşımı def'inde bulunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin16.09.2019 tarihli ve 2015/112 Esas, 2019/413 Karar sayılı kararı ile; 420 yevmiye numaralı belge açısından, hangi taşınmazın kime bırakıldığının belirsiz olduğu, 1 yaşındaki mirasçı ... adına tüm mirasın taksimine ilişkin borç doğurucu işlemin atanacak kayyım vasıtasıyla yapılması gerektiği, bu nedenle tüm mirasçıların katılımına ilişkin geçerlilik şartının sağlanmadığı; 421 yevmiye numaralı belge açısından ise, hangi taşınmaz için ödeme yapıldığının belirsiz olduğu ve 420 yevmiye numaralı belgeyle aynı tarihte akdedilmesi nedeniyle muvazaalı olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2022 tarihli kararı ile 13.06.1973 tarihli miras payının devri niteliğindeki sözleşmelerin geçerli olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, tapu iptali ve tescile karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2022 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu 119, 108, 81, 82, 83, 84, 85, 138, 153, 152, 154, 155, 163, 232, 245, 274, 275, 343, 347, 363, 380, 381, 412, 422, 423, 485, 525, 534, 537, 538, 577, 5 96... parsel sayılı taşınmazların tapusunun iptaline karar verildiği, ancak anılan taşınmazların 2019 yılında kamulaştırıldıklarının gözetilmediği, kabule göre de; tapusu iptal edilen 163 parselin dava dışı kişiler adına kayıtlı bulunduğu, 13.06.1973 tarihli ve 491 yevmiye numaralı belgede, ... ve ...'in, murisleri ... ...'dan intikal eden miras paylarını devretmelerine ve devrin ... ile ...'dan alınan payı kapsamamasına karşın, devredilmeyen payları da kapsar şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz bulunduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında aynı gün yapılan iki ayrı miras payının devri sözleşmesinde ... ile ...'in muristen kendilerine intikal eden payları ... ile ...'a devrettikleri, ancak aynı gün yine ... ile ... ...'ın aynı muristen intikal eden miras paylarını ..., ..., ... ve ...'e devrettikleri anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile sözleşmede miras paylarını devrettikleri anlaşılan davalı ..., ... ve velayeten ... ... ile ...'ın paylarını devralan ... mirasçıları ... ve ... bakımından davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazlardaki davalıların paylarında davacıların hak sahibi olduklarının tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalılar ..., ..., ..., ... vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde; dava konusu sözleşmenin düzenlendiği tarihte müvekkili ...'nın kızı diğer müvekkillerinin ise mirasbırakanı olan ...'ın 1,5 yaşında olduğunu, sözleşmenin ...adına velayeten ... tarafından kayyım atanmadan ve hakim onayı olmadan yapılmasının 4721 sayılı Kanun'un 3 43... . maddelerine aykırı olduğunu, sözleşmenin bu nedenle geçersiz sayılacağını, diğer müvekkili ...'nın ise okuma yazmasının olmadığını, sözleşme içeriğini bilmediğini, sözleşmenin varlığından işbu dava ile haberdar olduğunu, sözleşmenin ...'nın gerçek iradesini yansıtmadığını, sözleşmenin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkilleri lehine bozulması istemi ile temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

2. Davalılar ..., ... vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde; sözleşmedeki imzaların müvekkillerine ait olmadığını, davacıların devir, satış gibi bir nedenle müvekkillerine ödemede bulunmadığını, sözleşmelerin geçersiz ve şüpheli olduğunu, Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, davacıların taşınmaz üzerinde fiili ve hukuki bir tasarruflarının bulunmadığını, davacıların sözleşmenin düzenlendiği tarihte taşınmazları satın alabilecek ekonomik güçlerinin bulunmaması nedeniyle sözleşmenin gerçeği yansıtmadığının açık olduğunu, Adli Tıp Kurulu raporlarının hatalı olduğunu, davaya dayanak sözleşmelerin altındaki imzaların müvekkillerine ait olmadığını, taşınmazlardaki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi nedeniyle sözleşmelerin hükümsüz hale geldiğini, dava konusu 1 52... parsel sayılı taşınmazların ise 2002 yılında paylı mülkiyete çevrildiğini, dava konusu taşınmazların kamulaştırmasının tamamlandığı, tapu iptali ve tescil talebinde ifa olanağının bulunmadığı, sözleşmeye karşı itirazlarının saklı kalması kaydıyla müvekkillerinin sözleşmeden döndüğünü, zamanaşımına ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporları ile dava dilekçesindeki taşınmazların parsel numaralarının birbirinden farklı olduğunu, yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin hatalı hükmedildiğini, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedellerinin bankaya yatırılarak bedellerinin müvekkillerine ödendiğini, davacıların dava açmakta hukuki yararlarının kalmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkilleri lehine bozulması istemi ile temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, miras payının devri sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 27.473,59 TL harcın temyiz eden davalılara payları oranında yükletilmesine, peşin alınan harçların mahsubuna, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/387, K. 2025/5271, T. 09.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-387-e-2025-5271-k-34913a99fbee