Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3248 E. 2026/481 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3248
- Karar No
- 2026/481
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.12.2016 tarihinde 1 yıl geçerli olarak imzalanan elektrik enerjisi sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 5.000,00 TL (ıslah ile 425.318,35 TL) zararın davalıdan alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin 10. maddesindeki hüküm nedeniyle sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2023 tarihli kararı ile davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, davacının dava dışı şirket tarafından teklif edilen en düşük 0,1740 TL birim fiyat ile sözleşmeyi imzalayamaması ve sözleşmenin haksız feshi sonrasında makul süre içerisinde imzaladığı sözleşmede yer alan 0,1955 TL birim fiyat dikkate alındığında davacının zararının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2023 tarihli kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.10.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 15.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 25.12.2024 tarihli kararı ile davalının uyarlama talep ettiği miktarın, davacının dava dışı üçüncü kişiden satın aldığı birim fiyattan daha az olduğu göz önüne alındığında, davalının makul olan uyarlama talebinin kabul edilmemesinin doğru olmadığı, sözleşmenin 10. maddesi uyarınca davalının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, davacının zararını talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle kararın bozulmasına oy çokluğu ile karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı yazılı kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve bozma ilamında yer alan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında bir yıl süreli elektrik enerjisi sözleşmesinin ve eki protokolün imzalandığını, davalının elektrik piyasasında yaşanılan maliyet artışlarını gerekçe göstererek indirim uygulanmasını talep ettiğini, davalının taleplerinin kabul edilmemesi üzerine 07.02.2017 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini, sözleşme hükümlerinde birim fiyatta değişiklik olmayacağının ve protokolde ise ön görülemeyen maliyet artışlarının tüketiciden talep edilemeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalının feshinin haksız olduğunu, sözleşmenin imzalanmasından sonra döviz kurlarında meydana gelen artışın sözleşme şartlarını değiştirmeye yeterli olmadığını, tacir olan davalının sözleşmeye bağlılık ilkesi gereğince edimini yerine getirmesinin gerektiğini, bilirkişi raporunda feshin haksız olduğunun tespit edildiğini, davacının uyarlama talebini kabul etmeye zorlanamayacağını, feshin haksız olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle zararın ödenmesine ilişkin tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.