Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/4509 E. 2026/4132 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4509
- Karar No
- 2026/4132
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/21 E., 2026/328 K. DAVA TARİHİ : 17.05.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/82 E., 2025/478 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02.06.2023 tarihinde . ... onayı ile şube sekreteri ünvanıyla başkan yardımcısı olarak profesyonel sendikacılık görevine başladığını, şartlardaki değişim ve özel hayatındaki gereklilik nedeniyle eski idarecilik görevine dönmek üzere Kasım 2023 tarihinde aktif profesyonel sendikacılık görevinden ayrılma talebinde bulunduğunu, müvekkilinin istifası üzerine istifanın işleme konulmayacağı, aktif profesyonel olarak sendikacılık görevinden memnun olunduğunun sözlü olarak ifade edildiğini ve müvekkilinin özlük haklarının kesintisiz olarak ödenmeye devam edildiğini, müvekkilinin kendisinin de istifadan vazgeçtiğini sözlü olarak bir süre sonra yöneticilere söylediğini, müvekkili tarafından profesyonel sendika yöneticiliğinden istifanın geri alınmasına rağmen daha sonraki tarihte istifanın işleme konulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle istifasının işleme konulmasına dair Sendika Yönetim Kurulu kararının iptaline, müvekkilinin profesyonel yönetici olarak görevinin devam ettiğinin tespitine, yoksun kalınan özlük haklarının faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının profesyonel sendikacılığının sonlandırılmasına dair şube yönetim kurulunun teklifi üzerine alınan genel yönetim kurulu kararının söz konusu olduğunu, söz konusu kararın davacının profesyonel sendikacılığının sona ermesi için hukuken yeterli bir neden olduğunu, davacının haksız olarak açtığı davada görev, yetki ve hak düşürücü süre itirazında ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının ........... Genel Yönetim Kurulu kararının iptali için dava açtığını, yetkili mahkemenin ... iş mahkemeleri olduğunu, davacının istifa irade beyanının açık ve net olup herhangi bir şarta bağlı olarak verilmiş bir istifa dilekçesi olmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının istifa dilekçesinin ulaştığı anda işleme alınmadığı ve yaklaşık 6 ay profesyonel sendikacı olarak ücret alarak görevine devam ettiği görüldüğünden, davacının profesyonel sendika yöneticiliğinden istifa ettiğine yönelik 06.11.2023 tarihli irade beyanının bu tarihten 6 ay sonra 02.05.2024 tarihinde geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Sendika Yönetim Kurulu kararının iptaline, davacının profesyonel yönetici olarak görevinin devam ettiğinin tespitine yönelik talebi hakkında karar tarihinde profesyonel yönetici şartlarını sağlayıp sağlamadığı denetlenemediğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinde belirttiği ve istinaf dilekçesinde tekrarladığı sebepleri ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Sendika Yönetim Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.