Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3183 E. 2026/489 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3183
- Karar No
- 2026/489
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/598 E., 2025/816 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/1 E., 2023/952 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı arasında 09.12.2014 tarihli finansal kiralama sözleşmesinin akdedilerek dava konusu taşınmazların finansal kiralama sözleşmesi kapsamında davalıya kiralandığını, davalının finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan borcunu ödememesi nedeniyle borcun ödenmesi yönünde gönderilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine, 30.09.2016 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedilerek dava konusu taşınmazların tesliminin istenildiğini, ancak finansal kiralama konusu taşınmazların teslim edilmediğini, belirtilen nedenlerle finansal kiralama sözleşmesine konu taşınmazların müvekkiline aynen iadesine ve gayrimenkullerin tapu kaydına işlenmiş bulunan finansal kiralama sözleşmesi şerhinin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi 14.12.2023 tarihli kararı ile finansal kiralama sözleşmesinin tapu siciline şerhi veya beyanlar sütununa yazılması ile ayni hak şekline dönüşmeyeceğinden somut olayın 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu kapsamında çözümlenmesi gerektiği, taraflar arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesi 6361 sayılı Yasa'nın 31/1. maddesi uyarınca kiracının finansal kiralama bedelini ödemede temerrüde düşmesi nedeniyle feshedilmiş olup aynı Yasa'nın 32. maddesi ve 33. maddesi kapsamında müflis davalı kiracının malı derhal iade etmekle yükümlü olduğu, finansal Kiralama Kanunu'nun 18. maddesi gereğince kiralayan malın maliki olup kiracıya kira bedeli karşılığında malın zilyetliğini bıraktığı, sözleşmenin FFK'nın 22. maddesi uyarınca tapu kütüğüne şerh edilmesinin veya beyanlar sütununda gösterilmesinin şahsi bir hakka dayalı istem olup, Finansal Kiralama Kanunu'nun 31., 32. ve 33. maddeleri uyarınca kira bedellerini ödemekte temerrüde düşmüş olan kiracının malı iade etmekle yükümlü olduğu, her ne kadar davalı iflas etmiş ise de davaya konu taşınmazlar iflas masasından tefrik edildiğinden, davanın kabulü ile sözleşme konusu taşınmazların iadesi ve tapu kayıtlarındaki şerhlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı iflas idaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İlk Derece Mahkemesi 06.03.2024 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi ek kararı ile davalı vekilince eksik yatırıldığı anlaşılan nisbi istinaf karar harcının ikmali için HMK'nın 344. maddesi uyarınca muhtıra gönderildiği muhtıranın 18.02.2024 tarihinde tebliğ edildiği, 1 haftalık sürenin 27.02.2024 tarihinde dolduğu, buna rağmen eksik olan harcın yatırılmadığı gerekçesiyle davalı iflas idaresi vekilin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2024 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davalı iflas idaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 30.05.2024 tarihli kararı ile, somut uyuşmazlıkta davacının talebinin finansal kiralama sözleşmelerine konu malların iadesi istemine ilişkin olduğu, buna göre davanın kayıt kabul davası olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından; mahkemece nispi harcın süresinde yatırılmaması nedeni ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi yerinde olduğu gerekçesiyle, asıl karara yönelik istinaf talepleri incelenmeksizin davalı vekilinin ek karara karşı yaptığı istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı iflas idaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce, finansal kiralamaya konu malların mülkiyeti sicile göre belirlendiğinden ve mülkiyet ile ilgili yargılama yapılmayacağından, davacının talebinin istihkak iddiası niteliğinde olmayıp şikayet mahiyetinde olduğu, şikayete yönelik istinaf isteminin ise maktu harca tabi olduğu, bu durumda İlk Derece Mahkemesinin istinaf incelemesi için dosyayı istinaf mahkemesine göndermesinin gerekmesine rağmen, nispi harç yatırılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin reddine dair ek kararı ile istinaf isteminin esastan reddine dair istinaf mahkemesi kararı doğru olmadığı gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2024 tarihli kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2024 tarihli ek kararın bozulmasına ve dosyanın davalı iflas idare vekilinin istinaf talebinin incelenmesi amacıyla istinaf mahkemesine gönderilmek üzere, kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf talebinin yerinde olmadığı, ancak davacının malların iadesine ve finansal kiralama şerhlerinin kaldırılmasına ilişkin talebi şikayet niteliğinde olduğundan mahkemece maktu harç alınması ve davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi harca ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle iflas idaresi vekilinin istinaf isteminin esastan kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2023 tarihli kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile sözleşme konusu taşınmazların davalıdan alınarak davacıya iadesine ve finansal kiralama sözleşmesine konu taşınmazların tapu kaydına konulan finansal kiralama sözleşmesi şerhlerinin terkinine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı iflas idaresi vekili temyiz dilekçesinde, şirketin iflasından sonra davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmesi gerektiğini, davanın tarafının iflas idaresi olup masa malvarlığında bulunmayan malların iflas idaresince kiralayana teslim yükümlülüğü bulunduğuna ilişkin bir yasa maddesi bulunmadığını, davaya konu malların iflas masasından tefrikinin yapılarak iflas şerhinin kaldırıldığını ve davanın konusuz kalıp kalmadığı gözetilmeksizin hüküm tesis edildiğini, davacının iflas masasına 12.240.973,70 TL alacak başvurusunda bulunduğunu ve iflas idaresince nizalı olarak kaydedildiğini, alacağın İİK'nın 198. maddesi kapsamında para alacağına dönüştüğünü, iflas masasına başvurunun örtülü ikrar teşkil ettiğini, masa malvarlığında bulunmayan mal için, iflas organının yetki kullanması ve masraf yapmasının beklenemeyeceğini, dönem içinde ödenen kira bedellerinin aslında ödenen satım bedelinin iade taksitleri olmasına rağmen kira gibi gösterildiğinden kullanım bedeli gibi değerlendirildiğini ve borçtan düşülmediğini, bunun masa zararına olduğunu, taşınmazların kül halinde masadan çıkarılmasının 3. kişilerin zararına olduğunu, taşınmazlarda oluşan değer artışının da masanın zararına olduğunu, iflas idaresince alınan karar ile dava konusu taşınmazların satışı neticesinde finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsil edilmesi halinde arta kalan bedelin masaya iadesi gerektiği belirtilmiş olup, tesis edilecek hükmün infazında çelişki olmaması adına bu hususun da hüküm altına alınması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6361 sayılı Kanun gereği finansal kiralama konusu taşınmazların iadesi ve beyanlar hanesindeki finansal kiralama şerhin kaldırılması istemi istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla ve 6361 sayılı Yasa'nın 33. maddesi "iade edilen malın üçüncü kişilere satılması hâlinde sözleşmede aksi bir değer kararlaştırılmadıkça satış bedelinin, vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından düşük olması durumunda aradaki fark kiracı tarafından kiralayana ödenir." hükmünü içermekle birlikte bu hususun ancak iflas idaresi tarafından alacağın iflas masasından çıkarılması ya da kayıt terkin davasında değerlendirilebileceğinden; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.