Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3090 E. 2025/3589 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3090
Karar No
2025/3589
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1235 E., 2025/1516 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/242 E., 2025/205 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı talep eden vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. TALEP Talep eden vekili dilekçesinde; tarafların müflis ... Ltd. Şti.'nin paydaşı olduğunu, talep olunan müflisin hakim ortağı olduğunu, her iki şirketin ortaklarının büyük ölçüde özdeş olduğunu, her iki şirketin vekilliğinin aynı kişiler olduğunu, müflis şirketin borçlarını ödemek için Konya 1. İflas Müdürlüğü'nün 2021/4 İflas sayılı dosyasından 27.05.2022 tarihinde faaliyet izni aldığını, fakat işbu hakimiyetini kötüye kullanarak müflisin 2.000.000,00 TL olan vergi-sigorta borcunu yaklaşık 100.000.000,00 TL'ye çıkardığını, ...'in iflas dosyasındaki raporunun 11. maddesinde müflisin tüm kaynaklarının aktarıldığını ve bunun kamusal zarara sebebiyet verdiğinin belirtildiğini, müflis şirketi zarara uğrattığının iflas dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda da belirtildiğini, bu kapsamda davacının davalının doğrudan iflasını isteme hakkının olduğunu, müflisin TTK'nın 202/2. maddesi kapsamında TBK ve İİK'dan doğan genel zararının şimdilik 10.000,00 TL'lik kısmının şirketten alınarak dava dışı iflas halinde ... Ltd Şti.'ye teslimine, İİK'nın 177. ve TTK'nın 376. maddeleri kapsamında şirketin borca batık olması sebebiyle doğrudan iflasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iflas talep edebilmek için alacaklı olması gerektiği, hakim-bağlı şirket iddiasına dayalı olarak şirketten müflis şirket lehine tazminat talebinde bulunduğu, kendi alacağına ilişkin talebinin olmadığını, doğrudan kendisi için tazminat talebinde de bulunmadığı, iflas talebinin dinlenebilmesi için davacının iflası istenenden para veya teminat alacağının bulunması gerektiğinden, şirkete karşı iflas talebi yönünden aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle iflas davası yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle talebin reddine, tazminat talebi yönünden ise tefrik kararı verilmiştir.

III. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Talep eden vekili temyiz dilekçesinde;

a. Talebinin alacağa bağlı doğrudan iflas davası olduğunu, mahkemece TTK'nın 376. maddesi kapsamında zorunlu iflas halinin bulunup bulunmadığının re'sen araştırılmadığını, firmanın ödenmiş sermayesi ve temlik borçlanmaları bilirkişi marifetiyle incelenmesi halinde borca batık olduğu ve zorunlu iflas halinin mevcut olduğunun ortaya çıkacağını,

b.Mahkemenin öncelikle alacak davasını inceleyip aynı zamanda şirketin borca batıklığını araştırması gerektiğini, davayı tefrik edip aktif husumet yokluğundan davayı reddetmesinin hukuki bir çare olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK'nın 177. maddesi kapsamında doğrudan alacaklı tarafından talep edilen iflas istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, talep eden vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3090, K. 2025/3589, T. 27.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3090-e-2025-3589-k-32913521adae