Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2973 E. 2026/800 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2973
- Karar No
- 2026/800
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/328 E., 2025/727 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1347 E., 2021/201 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmasız, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 08.12.2017 tarihli Yönetim Sözleşmesi kapsamında, müvekkilinin vermiş olduğu hizmetlere ilişkin tanzim edilen 05.11.2018 tarihli, 142.714,68 TL bedelli ve 27.11.2018 tarihli 37.626,26 TL bedelli 2 adet faturanın davalıya tebliğ edildiğini, ancak davalının sözleşmeye aykırı olarak faturaları iade ettiğini ve ödeme yapmadığını, ayrıca haksız bir şekilde sözleşmeyi feshettiğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul 4. İcra Dairesinin 2018/42838 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının bu takibe hiçbir hukuki dayanağı olmaksızın itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen davasında ise; taraflar arasında imzalanan Yönetim Sözleşmesi gereği müvekkili yönetim hizmetini başarı ile yerine getirmiş ve otel kârlılığı maksimum düzeye ulaşmış iken davalının haksız ve hukuka aykırı olarak sözleşmeyi feshettiğini ve fesih süresine riayet edilmediğini ileri sürerek; belirsiz alacak davası olarak şimdilik 01.11.2018-16.11.2018 tarihleri arasında müvekkili şirketin hak kazandığı ve davalı tarafından ödenmeyen sabit ücret için 3.600,00 TL, 01.11.2018-16.11.2018 tarihleri arasında müvekkilinin hak kazandığı davalıca ödenmeyen yönetim ücreti için 3.600,00 TL, haksız fesih sebebiyle 16.11.2018 fesih tarihinden 31.12.2022 sözleşme sonuna kadar yoksun kalınan sabit ücret için 20.500,00 TL, haksız fesih sebebiyle 16.11.2018 fesih tarihinden 31.12.2022 sözleşme sonuna kadar yoksun kalınan yönetim ücreti için 20.500,00 TL olmak üzere alacaklarının dava tarihinden başlayacak avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Bilahare talebini bedel artırım dilekçesi ile 01.11.2018-16.11.2018 tarihleri arasındaki yönetim ücreti alacağını 10.733,17 TL'ye, 16.11.2018-31.12.2022 tarihleri arasındaki yönetim ücreti alacağını 41.330,21 TL'ye çıkarttıklarını beyan etmiştir.
II. CEVAP Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili şirketin sahip olduğu İstanbul ... Caddesi, No:10-12’de bulunan 45 odalı ... ... Otelin (... ... ... Otel) yönetimi için Yönetim Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca otel yönetimine ilişkin tüm konuların davacının sorumluluğunda olduğunu ve sorumluluğunda olan bu işleri Hyatt International standartlarına uygun olarak yapması gerektiğini, ancak fiilen yönetim olayının tek kişi ile danışmanlık hizmeti şeklinde vuku bulmasının sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca sözleşmenin 9.2 maddesinde yönetim ücretinin bir sonraki hesap döneminin beşinci iş gününde veya öncesinde ödeneceğinin düzenlenmesine ve 2018 yılı Mayıs ayında açılmış bulunan Otelin takvim yılının 31.12.2018 tarihinde oluşacak olmasına rağmen ödeme talep edilmesinin haksız olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacının sözleşmenin 9.1 ve 9.2 maddeleri kapsamında talep edebileceği sabit ücret ve yönetim ücreti toplamının 180.340,93 TL olduğu, dönemsel olarak gelir ve kârlılık oranları esas alındığında 177.236,66 TL alacak talep edebileceği, birleşen davada sözleşmede 1. yıl için 6 aylık fesih öneli kararlaştırıldığı, ayrıca fesih öncesi herhangi bir uyarıda da bulunulmadığı, davalının bu fesih öneline uymamasından kaynaklı davacının 6 aylık mahrum kaldığı tutarı talep edebileceği, fesih sebepleri olarak bildirilen nedenlerin otelin açılması ve faaliyete geçmesinden sonra gelirlerdeki artan seyir dikkate alındığında yerinde görülmediği, bu nedenle davacının sözleşme kapsamında hesaplanan ücretleri fatura ederek talep edebileceği belirtilerek, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile asıl davada takip dosyasına yapılan itirazın 177.236,66 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, birleşen davada 2.876,50 TL sabit ücret alacağı, 10.733,17 TL yönetim ücreti alacağı, 7.910,39 TL yoksun kalınan sabit ücret alacağı ve 41.330,21 TL yoksun kalınan yönetim ücreti alacağı olmak üzere toplam 62.850,27 TL'nin (10.733,17 TL yönetim ücreti alacağının 3.600,00 TL'sine dava tarihinden, 7.133,17 TL'sine 19.01.2021 tarihinden itibaren; 41.330,21 TL yoksun kalınan yönetim ücreti alacağının 20.500,00 TL'sine dava tarihinden, 20.830,21 TL'sine 19.01.2021 tarihinden itibaren, diğer alacaklar için dava tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin asıl dava yönünden istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca kesinlik nedeniyle usulden reddine, asıl dava yönünden davalı vekilinin, birleşen dava yönünden ise taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; yönetim ücretinden %34 düşülerek hesap yapılmasının hukuki dayanağı bulunmadığını, yoksun kalınan gelirin 31.12.2022 tarihi esas alınarak hesaplanması gerektiğini, aksinin kabulünde ise 13 aylık ücret üzerinden hesaplanmasının uygun olacağını, asıl dava konusu 05.11.2018 tarihli faturada yer alan yönetim ücretine ilişkin hesabın yanlış yapıldığını, 97.894,82 TL olan yönetim ücretinin 94.573,77 TL olarak tespitinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.
2.Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; asıl davada takip konusu faturaların sözleşmeye aykırı şekilde düzenlendiğini, sözleşmenin 9.2 maddesinde yönetim ücretinin bir sonraki hesap döneminin beşinci iş gününde veya öncesinde ödeneceğinin düzenlendiğini ve 2018 yılı Mayıs ayında açılmış bulunan Otelin takvim yılının 31.12.2018 tarihinde oluşacağını, davacının tek taraflı iradesi ile hesap döneminin 1 aylık olarak belirlemesinin hukuka aykırı olduğunu, feshin haklı nedene dayandığını, gecikmesinde sakınca bulunan hallerden olması dolayısıyla mehil verilmeksizin fesih yoluna gidildiğini (TBK 124), haklı fesih nedeniyle yazılı bildirimin yeterli olduğunu, davacının sözleşme ile üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, sözlü ve yazılı uyarılara riayet edilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık; taraflar arasındaki yönetim hizmeti sözleşmesine dayalı hizmet bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibe konu dönemden feshe kadar tahakkuk eden sabit ücret ve yönetim ücreti alacağının, fesih sonrası dönem için ise yoksun kalınan kazancın tahsili istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen davada taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan taraflar yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, tarafların her birinden ayrı ayrı tahsili ile karşı tarafa ödenmesine, Aşağıda yazılı harçların temyiz eden taraflara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.