Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2927 E. 2026/626 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2927
Karar No
2026/626
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/31 E., 2025/195 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Keçiborlu Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahk. Sıft.) SAYISI : 2024/74 E., 2024/169 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatif tarafından genel kurul toplantısında müvekkilinin dükkanının satış işleminin yapılabilmesi için yönetim kuruluna gereken yetkinin verileceğinin gündem maddesine eklendiğini,bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle haksız gündem maddesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacının kooperatif yöneticisi veya denetçisi olmadığını, usulünce davet edildiği halde iptalini talep ettiği 28.04.2024 tarihli kooperatif olağan genel kurul toplantısına katılmadığını, toplantıya katılmanın dava şartı olduğunu, dava şartı aktif husumet yokluğundan davanın reddini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihinde alınan bir genel kurul kararı olmadığı, davacının henüz genel kurulun yapılmadığı aşamada gündem maddelerinin iptalini istemekte hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin kooperatife herhangi bir borcunun olmadığını, kooperatif genel kurulunda buna ilişkin bir gündem maddesi koymanın tamamen kötü niyetli olduğunu, yargılama aşamasında genel kurulun yapıldığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

(Muhalif)

MUHALEFET ŞERHİ

Dava, kooperatif genel kurul kararının iptaline ilişkindir.

Mahkemece dava, hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince bu karara yapılan istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

Sayın çoğunluk tarafından bu karar onanmıştır.

Çoğunluk ile aramızda oluşan ihtilaf; davanın usulden reddinin doğru olup olmadığı, bir başka ifadeyle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

En basit tanımı ile hukuki menfaat mahkemeden hukuki korunma isteğidir. Davacı genel kurul kararının iptalini istemektedir. Bilindiği üzere genel kurul kararlarının iptali mümkündür. İptal şartlarının bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye aittir. Hukuki menfaat yokluğunda, davacı uyuşmazlığı mahkeme önüne getiremez. Örneğin idarece çözümlenmesi gereken bir hususta mahkemeye müracaat halinde hukuki yarar yokluğundan bahsedilebilir. Talebin yerinde veya doğru olmaması hukuki yarar yokluğu olarak değerlendirilemez. Aksi halde yerinde olmayan veya reddi gereken her dava için davacının, reddedilen her kararı kanun yoluna götüren davalının hukuki yararı olmadığı sonucuna varılır ki, Yasa Koyucu hukuki yarar kavramını dava şartı olarak düzenlerken böyle bir sonucu murad etmemiştir.

Somut olayda, işin esasına girildikten sonra iptal şartları yoksa verilecek karar davanın esastan reddi kararı olmalıdır. Usulden ret kararı ile esastan ret kararı arasında hükmün sonuçları bakımından önemli farklar bulunmaktadır.

Açıklanan bu nedenlerle kararın gerekçesinin ve sonuç kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2927, K. 2026/626, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2927-e-2026-626-k-0786bc86e256