Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2789 E. 2026/645 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2789
Karar No
2026/645
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/521 E., 2025/718 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/869 E., 2024/918 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasında düzenlenen 25.03.2010 tarihli sözleşme ile davalının yapımını üstlendiği “... Barajı ve ... İnşaatı” kapsamında bulunan ...Tünellerinin kazı, destekleme ve beton imalatlarının yapımı işini taşeron olarak üstlendiğini, sözleşme konusu işin bitirilerek davalıya teslim edildiğini, ancak sözleşme kapsamında ödenmesi gereken bazı iş kalemlerinin hiç, bazılarının ise eksik ödendiğini, iş bedelinden yapılan kesintiler ve eksik ödemelere ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL alacağın, 10.000,00 TL kâr mahrumiyeti tazminatının ve 474.333,57 TL nakit teminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini, sözleşme kapsamında verilmiş olan 1.090.000,00 TL bedelli ...Şubesi'nin ... no'lu hesabı üzerinden keşide edilmiş olan 6973908 seri no'lu çekin iadesi mümkün olmazsa iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVA 1-Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işi tamamlamaması nedeniyle müvekkilinin kalan işleri başka bir müteahhide daha yüksek birim fiyatlarla taşere etmek zorunda kaldığını, davacı adına düzenlenen toplam 15 adet hakkedişten 474.333,57 TL nakit teminat kesintisi yapıldığını, sözleşmenin 10. maddesi ve diğer hükümler gereğince nakit teminatın iadesi şartlarının oluşmadığını, nakit teminatların mahsubundan sonra dahi müvekkilinin 323.492,28 TL bakiye alacağı olduğunu, taraflar arasında geçici kabul yapılmadığını, bu kapsamda geçici kabulden itibaren 1 yılın da geçmediğini, davacının ... ilişiksiz belgesi de ibraz etmediğini, sözleşmenin 14. maddesinde sözleşmenin sona erme ve fesih hükümlerinin düzenlendiğini, 14.5. maddesine göre müvekkilinin sözleşmeyi işin gereği gibi veya hiç yapılmaması halinde tek taraflı olarak feshedebileceğini, 14.6. maddesine göre de, müvekkilinin geriye kalan işleri dilediği gibi tamamlatmaya yetkili olduğunu, bu itibarla sözleşmeyi davacı taraf, işi terk ederek fiilen feshettiği gibi, somut olayda müvekkili yönünden fesih hakkının da doğduğunu, bu nedenle davacının tazminat taleplerinin de yerinde olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

2-Davalı vekili karşı dava dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 16. maddesine göre müvekkilinin geciken her gün için 5.000,00 TL gecikme cezası kesme hakkı olduğunu, işyerinin 13.04.2010 tarihinde teslim edildiğini, bu tarihe sözleşmeye göre işin süresi olan 15 ayın eklenmesi halinde işin bitirilme tarihinin 13.07.2011 olacağını, bu tarihte işin bitirilerek teslim edilmesi gerekirken karşı davalının işi eksik bırakarak şantiyeyi 21.09.2011 tarihinde terk ettiğini, bu tarihe göre işte 70 gün gecikme meydana geldiğini ve 350.000,00 TL gecikme cezası tahakkuk ettiğini, yine bu tarih itibariyle işin %87’lik kısmının tamamlanmış olup, kalan %13’lük kısmın tamamlanabileceği sürenin 58,50 gün olduğunu, eksik işlere tekabül eden gecikme cezasının da 292.500,00 TL olup, toplam 642.500,00 TL gecikme cezası tahakkuk ettiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL gecikme cezası tazminatının karşı dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava kapsamında; bilirkişi heyeti tarafından kesin hesabın çıkartıldığı, çıkartılan kesin hakedişe göre davacının toplam kesin hakediş tutarının 11.626.314,64 TL olduğu, davalı yanca yapılan 10.967.772,84 TL ödemenin indirilmesiyle davacı alacağının 658.541,80 TL olacağı, bu miktarın içinde 474.333,57 TL‘sının nakit teminat kesintisi olduğu, nakit teminat kesintisi hariç davacının davalıdan bakiye alacağının 184.208,23 TL olduğu, davalının, davacı çalışanının uğradığı iş kazası sebebiyle oluşan tazminat alacağına ilişkin olarak Mersin 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/9913 E. sayılı dosyasına, davacı adına 417.500,00 TL ödemek üzere 08.10.2018 tarihli protokol imzalanmış olduğu, davacı tarafından bu miktarın sigorta şirketi tarafından tazmin edilmiş olabileceği yönündeki iddiasının Türkiye Sigorta A.Ş' den tahkik edildiği ve sigorta şirketinin bu hususta herhangi bir dosya açılmadığını bildirmiş bulunduğu, bu nedenle davacı çalışanına iş kazası sonucu davalı yanca ödendiği anlaşılan 417.500,00 TL' nin davacının nakit teminat alacağından indirilmesiyle davacının bakiye nakit teminat alacağının 56.583,67 TL olduğu, davalı yedinde ayrıca 1.090.000,00 TL bedelli teminat çekinin bulunduğu, ...’dan alınarak dosyaya sunulan borçsuzluk yazısı nedeniyle, davacının bakiye 56.583,67 TL nakit teminat kesintisini ve davalı nezdinde bulunan 1.090.000,00 TL bedelli teminat çekinin iadesini talepte haklı olacağı kanaatine varıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesinde, işverenin, sözleşmenin hükümsüz kalmasına sebebiyet vermeksizin yazılı bir emirle işte tadilat yapabileceği gibi, işi %30 arttırmaya veya azaltmayı taşerondan talep ettiğinde, taşeronun bunu kabul etmekle yükümlü olduğunun hüküm altına alındığı, keşif bedelinin (9.964.263,95TL / 10.899.099,70TL =) %91,42 oranında tamamlandığı, kalan işin keşif bedelinin %8,58’ olduğu belirlenmiş ise de dosya kapsamında, davalının iş miktarını azalttığına ilişkin talimatına ve/veya bu yönde bir iddiasına rastlanmadığı, ancak sözleşmenin 6. maddesinde işin süresinin, yer tesliminden itibaren 15 ay olduğunun kararlaştırıldığı, 13.03.2010 tarihli yer teslim tutanağının davacı yanca ihtirazi kayıtsız imzalandığından işin bitmesi gereken tarihin 13.06.2011 olacağı, davacının işi bu tarihte bitirmediğinin ihtilafsız olduğu, sözleşmenin 3. maddesinde, işin iş programının gerisinde kalması halinde işin işverence yapılabileceği veya yaptırabileceği hükmünün yer aldığı, davalı yanca, davalının, işin zamanında bitirilmesi hususunda müteaddit kereler uyardığı, sonuç alamaması üzerine anılan madde uyarınca davalının haklı olarak akitten (sözleşmeden) eylemli olarak döndüğü, bu nedenle davacının kâr talebinin yerinde olmayacağı kanaatine varıldığı, karşı dava kapsamında; sözleşmenin 16. maddesinde, işin süresinde tamamlanmaması halinde, gecikilen her gün için 5.000,00 TL (ifaya ekli) ceza kesileceği, gecikme süresi bir ayı aşması durumunda, işverenin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceğinin hüküm altına alındığı, davalı – karşı davacının akitten eylemli olarak döndüğü, işi üçüncü kişilere tamamlattırdığı belirlenmekle, karşı davacının ifaya ekli cezai şartı talep hakkının bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulü ile 184.208,23 TL hakediş alacağı ve 56.583,67 TL nakit teminat kesintisi alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; ...Şubesi'nin, 6973908 seri no.lu, 1.090.000,00 TL bedelli teminat çekinin davacıya iadesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının nakit teminat alacağından yapılan mahsuba ve bu mahsubun hesabına yönelik mahkeme dosyasına sigorta şirketinden gelen yazı cevabında cevap verenin...A.Ş. olduğunu, oysa ödemeyi yapan şirketin ...A.Ş. değil iş bu şirket kurulmadan önce var olan ... A.Ş. olduğunu, müvekkilin nakit teminat alacağının tahakkuk ettiği tarihin 2018 yılı olmadığını, müvekkilin nakit teminat alacağının ödenmesi gereken tarihin yani davalının temerrüde düştüğü en geç tarihin dava tarihi olduğunu, bu nedenle dava tarihi olan 19.12.2011 tarihinden davalı şirketin müvekkili şirket adına ödeme yaptığını iddia ettiği tarihe kadarki geçen sürede müvekkilin nakit teminat alacağının ticari faizi ile ulaştığı toplam miktarın bulunması ve bu toplam miktardan müvekkil adına yapılan iş kazasından kaynaklı icra dosyası alacağının mahsup edilmesi gerektiğini, davalı şirketin hiç bir neden göstermeden sözleşmeyi feshetmesinin 818 sayılı BK' nın 369. maddesinde belirtilen hükümlere tabi olduğunu, buna göre sözleşmeyi hiç bir neden göstermeden fesheden işverenin kalan işler nedeniyle davacı yüklenicinin beklenen kâr kaybı zararını ödemekle yükümlü olduğunu, ayrıca feshin haklı mı yahut haksız mı olduğuna alternatif sunarak haksız feshe dair tazminat hesabı yapılması taleplerinin dikkate alınmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemlerine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2789, K. 2026/645, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2789-e-2026-645-k-092fe0afb5d1