Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2777 E. 2026/2164 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2777
- Karar No
- 2026/2164
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/269 E., 2025/588 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/103 E., 2024/332 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, iş sahibi olduğu 12. Bölge Müdürlüğü sınırları dahilinde bulunan "Nevşehir İçmesuyu İsale Hattı İnşaatı Yapımı İşi"nin 27.02.2014 tarihinde 19.908.024,00 TL bedel ile müvekkili şirkete ihale edildiğini, 07.05.2014 tarihinde taraflar arasında sözleşme imzalandığını, davalının, işin geciktiği ve sözleşmenin feshedileceğini bildiren bir yazı yazdığını, müvekkili şirketten kaynaklanmayan mevcut işe başlamama sebeplerinin sırayla davalıya yazılan bir yazı ile bildirildiğini, tüm bu müvekkilinden kaynaklanmayan hususların yanı sıra işin yaklaşık maliyeti ve projelerinde işin yapımını etkileyecek noksanlıkların görüldüğünü, kanun kapsamında teklife esas ihale ekinde yer alan projeler ile yeni düzenlenecek projeler arasındaki farklılıkları ödememek için sözleşmeye yazılan ve bağlayıcı olarak görülen hükümlerin eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından sunulan alternatif projelerin, keşif artışına neden olacağı gerekçesi ile davalı tarafça reddedildiğini, ... Erciyes Üniversitesi tarafından hazırlanan su temin raporunda önerilen 45-70 granülometrik elek malzemesinin imalat sahasında bulunmadığını, piyasadan temin edilmesi gerektiğini, bu durumun keson kuyu imalatlarının maliyetini inanılmaz bir şekilde artırarak %20 artışa neden olduğunu, sözleşmeye göre %10 keşif artışının ihale fesih sebebi olduğunu, sözleşmenin ifasının artık imkansızlaşması nedeniyle, sözleşme ile verilen teminat mektubunun taraflarına iadesinin ekte verilen yazılarla davalıdan istendiğini, bir cevap alınamaması neticesinde 14.10.2015 tarihli ihtarname ile de hem fesih iddialarına cevap verildiğini, hem de teminat mektubunun iadesinin bir kez daha istendiğini, davalının halen mektubu iade etmemesi ve olası nakde çevirmesi durumunun varlığı nedeniyle teminat mektubunun nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasını ve davalıya verilen teminat mektubunun iadesine karar verilmesini, mektubun paraya çevrilmesi halinde bedelin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendisinden kaynaklanmayan hususlardan dolayı sözleşmenin feshedildiği iddiasının tamamen mesnetsiz ve sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, sözleşmenin feshinin kanununa ve sözleşme hükümlerine uygun yapıldığını, dava konusu "Nevşehir İçme Suyu İsale Hattı İşi"nin müvekkili idare tarafından 27.02.2014 tarihinde 540 takvim gününde bitirilmek üzere 19.908.024,00 TL bedelle davacı şirkete ihale edildiğini, davacı şirket ile idare arasında ... Noterliği'nin 07.05.2014 tarih ve ... yevmiye sayı ile tescil edilen sözleşmenin imzalandığını, iş yeri teslim tutanağından anlaşılacağı üzere 22.05.2014 tarihinde yer tesliminin yapıldığını, davacının "işin yaklaşık maliyeti ve projelerinde işin yapımını etkileyecek noksanlıkların bulunduğu" iddialarının gerçek dışı olduğunu beyan ile davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eser sözleşmelerinin 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, sözleşme tarihi 27.02.2014, dava tarihi 13.04.2016 olup, zamanaşımı süresinin 13.04.2021 tarihinde dolduğu, ıslah tarihinin ise 23.08.2021 olduğu, davalı tarafça süresinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu, ıslah edilen miktar yönünden alacağın zamanaşımına uğradığının kabulü gerektiği, teminat miktarı belli olduğundan davanın belirsiz alacak değil, kısmi dava olarak açıldığı, kısmi davada fazlaya ilişkin hak yönünden zamanaşımının kesintiye uğrayamayacağı, işlemeye devam edeceği dikkate alındığında yine ıslah edilen bedel yönünden alacağın zamanaşımına uğradığı, 04.09.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre tarafların müterafik sorumluluğu bulunduğu, yüksek yargı kararları doğrultusunda davacının yatırdığı teminatın iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın zamanaşımına uğramayan kısmı yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf talebinin esastan reddine davalının istinaf başvurusunun kabulü ile mahkemece 1.200.000,00 TL'lik davanın 40.000,00 TL üzerinden kabulüne, 1.160.000,00 TL yönünden ise reddine karar verilmiş olduğundan reddedilen dava değeri üzerinden davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken karar tarihi itibari ile geçerli tarife üzerinden maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması sebebiyle İlk Derece Mahkemesi karar kaldırılarak davalı lehine nispi vekalet ücretine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, teminat mektubunun bir garanti sözleşmesi olduğunu o sebeple 5 değil 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ,
b.İdarenin 31.03.2016 tarihinde teminat mektubunu nakde çevirmesine rağmen bu konuda müvekkiline herhangi bir bildirim ya da tebligat yapılmadığını, müvekkili tarafından teminat mektubunun durumunun idareye 12.08.2021 tarihinde verilen dilekçeyle sorulması üzerine idarenin 17.08.2021 tarihinde verdiği cevapta teminat mektubunun nakde çevrildiğinin müvekkilince ilk defa öğrenildiğini beyan etmektedir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Dava dilekçesinde 40.000,00 TL için faiz istenmediğini, buna rağmen yerel mahkeme tarafından 40.000,00 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte ödenmesi şeklinde yanlış bir şekilde hüküm kurulduğunu, taleple bağlılık ilkesine aykırı olacak şekilde re'sen faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
b.Süre uzatımlı işin bitim tarihinin 19.05.2016 tarihi olduğunu, imalâtların sadece küçük bir bölümünün (%7.97) yapıldığını, idare tarafından kamulaştırmalarla ilgili sorun olmadığı beyan edilmişse de davacının gecikme nedenlerinden biri olarak arazideki kamulaştırmaların sonuçlandırılmadığını ileri sürdüğü, ancak yüklenicinin de sorunlu olmayan bölümlerde de yeterince çalışma yapmadığını, uzun süre şantiyeyi atıl vaziyette bırakdığını, sözleşmenin feshinin mevzuata uygun olduğunu, müvekkili kurumun herhangi bir kusurundan bahsedilemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan irat kaydedilen teminat mektubu bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları, davacı vekilinin ise tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan teminat mektubunun iadesi aksi halde teminat mektubu paraya çevrilmiş ise teminat mektubu bedelinin tahsiline ilişkindir. Davacı teminat mektubunun iadesini talep ettiğinden 1.200.000,00 TL üzerinden harcı yatırması gerekirken 40.000,00 TL'den harcı yatırmıştır. HMK'nın 120. maddesinin "Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığı'nca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir." şeklinde düzenlendiği, kanun maddesi uyarınca davacının yatırması gereken harcı tamamlaması için davacıya 2 haftalık kesin süre verilmesi gerekirken eksik harç yatırtılmadan yargılamaya devam edilmiştir. Eksik harç tamamlanmadan yargılamaya devam edilmesi ve yazılı gerekçe ile karar verilmesi nedeniyle verilen kararın bozulması gerekmiştir.
3.Davacı dava dilekçesinde teminat mektubunun iadesini istediğine göre tüm teminat mektubu bedeli ile ilgili dava açılmakla tüm teminat mektubu bedeline yönelik zamaşımı kesilmiştir. Davacının ıslah ile yatırdığı harç eksik harcın tamamlanması niteliğindedir. Söz konusu davada tüm teminat mektubu bedelinin talep edilebilmesi için ıslaha gerek yoktur. Ancak davacı dava dilekçesinde faiz talep etmemiş olup ıslah dilekçesi ile faiz talep ettiği göz önüne alınarak faiz isteminin de dava tarihinden değil ıslah tarihinden itibaren kabulü gerekirken dava tarihinden işletilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.