Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2615 E. 2026/1716 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2615
- Karar No
- 2026/1716
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1708 E., 2025/857 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.) SAYISI : 2021/326 E., 2024/2407 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı ...'in müteahhit, ...'un arsa sahibi olduğunu, müvekkilinin davalı müteahhit ... ile yaptığı sözleşmeye göre, 4 84... parsel üzerindeki A Blok 10 no.lu daireyi 450.000,00 TL bedelle satın aldığını, bu bedelin tamamının ödendiğini ve ödeme dekontlarının sunulduğunu, davalı müteahhidin inşaat maliyetlerinin arttığını ileri sürerek, tapu devri için 100.000,00 TL ek ödeme talep ettiğini, müvekkilinin bu talebi reddedip sözleşmeye sadık kalınmasını istediğini, bunun üzerine davalı müteahhidin tapu devrini yapmayacağını ve daireyi başkasına satabileceğini belirttiğini, müvekkilinin 23.06.2021 tarihli ihtarname ile tapunun adına tescilini talep ettiğini, davalının ise 14.07.2021 tarihli ihtarname ile sözleşmeden döndüğünü ve 450.000,00 TL'yi iade ettiğini bildirdiğini, ancak bu iadenin müvekkilinin eline geçmediğini ve fesih işleminin geçersiz olduğunu, davalının daireyi başkasına satmaya çalıştığını,bu nedenlerle, davalı ...'in feshinin geçersizliğinin tespitini, tapu iptal ve tescil talebinin kabulüyle dairenin müvekkili adına tescilini, bu talebin reddi halinde 450.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden işleyecek ticari faiziyle ve ayrıca şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı ...'den tahsiliyle müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 02.12.2021 tarihli dilekçede ise; dava açıldıktan sonra dava konusu dairenin davalı ...'in talebiyle diğer davalı ... tarafından üçüncü kişi ...'e devredildiğini, bu nedenle HMK'nın 125. maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil taleplerini devralan ...'e karşı devam ettirdiklerini, devreden ... hakkındaki davadan bu talep yönünden vazgeçtiklerini, tapu iptal ve tescil taleplerinin ...'e karşı devam ettiğini, bu talebin reddi halinde ödenen 450.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden işleyecek ticari faiziyle ve ayrıca şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı ...'den tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin tapu iptal ve tescil yönünden devreden ve devralan davalılara müştereken ve müteselsilen, bedel iadesi ve tazminat yönünden ise sadece ...'e yüklenmesini, ayrıca ...'in feshinin geçersizliğinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkil ile arsa sahibi ... arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğunu, davacı ile yapılan adi yazılı satış sözleşmesine göre 200.000,00 TL peşin alındığını, kalan 250.000,00 TL'nin kat irtifakından sonra ödenip tapu devri yapılacağının kararlaştırıldığını, kat irtifakı sonrası davacının ödemeyi yapmadığı için tapu devrinin gerçekleşmediğini, davacının ödemeyi geciktirmesi nedeniyle sözleşmeden dönüldüğünü ve ödenen bedelin 14.07.2021 tarihinde davacının hesabına yatırıldığını, hesabın kapalı olması nedeniyle iade edilen bedelin 27.07.2021 tarihinde PTT aracılığıyla davacıya gönderildiğini, bu tarihten itibaren davacının herhangi bir alacağı kalmadığını, davacının ödemeyi zamanında yapmaması nedeniyle sözleşmeden haklı olarak dönüldüğünü belrterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; davacı ile diğer davalı ... arasındaki sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle tazminat yükümlülüğü bulunmadığını, bu sebeple davanın müvekkili yönünden konusuz kalması nedeniyle reddi gerektiğini, ...'in talebi doğrultusunda ilgili dairenin devrinin gerçekleştirildiğini, bu durumda devredilen taşınmaz ile müvekkilinin ilişkisinin kalmadığını, davacı ile ... arasında yapılan satım sözleşmesinin müvekkilinin bilgisi dahilinde olmadığını ve ilgili sözleşmeye aykırılık halinde herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; müvekkilinin davalı olarak sonradan dosyaya dahil edildiğini, Türk Medeni Kanunu'nun 706. maddesi ve Türk Borçlar Kanunu'nun 12. ve 237. maddeleri gereği taşınmaz devrini amaçlayan sözleşmelerin resmi şekilde düzenlenmesi gerektiğini, bu nedenle davacının dayandığı adi yazılı sözleşmenin şekil şartına uymadığından mutlak butlan ile sakat olduğunu ve müvekkiline karşı tapu iptali ve tescil talepli husumet yöneltilemeyeceğini, ancak sözleşmenin tarafları arasında tazminat talepli alacak davasına konu olabileceğini, müvekkilinin davacıdan veya davalı yükleniciden daire vasıflı taşınmaz satın almadığını, bu nedenle davanın müvekkil yönünden de husumet yokluğundan reddi gerektiğini, esasa dair olarak müvekkilinin dava konusu daire vasıflı taşınmazı davalı ...'dan satın aldığını, tapu kaydına güvenerek hareket ettiğini, taşınmaz üzerinde tapu devrini kısıtlayıcı herhangi bir takyidat bulunmadığını, tapuda satış esnasında taşınmazın beyanlar hanesinde dava esas no ile "davalıdır" şerhinin bulunduğunu, hukukçu tanıdığı vasıtasıyla davanın geçersiz bir sözleşmeye dayalı mesnetsiz bir dava olduğunu öğrendiğini, taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir kararı konulmamış olmasının müvekkilini rahatlatıp taşınmazı satın alma kararı vermesini sağladığını, tapuya şerh edilen davada satıcı malikin davalı olarak gösterilmiş olmasına rağmen satıcı malikin davacının dayandığı adi yazılı sözleşmenin tarafı olmadığını öğrendiğini, Türk Medeni Kanunu'nun 1023. ve 1024. maddeleri gereği tapu siciline güvenen iyiniyetli müvekkilinin taşınmazın mülkiyetini kazanımının korunması gerektiğini, davanın müvekkil yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmemesi halinde müvekkiline tapuda yapılan satışın geçerli olduğunun tespiti ile müvekkiline yöneltilen davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...davalı ... tarafından davacının ödediği 450.000,00 TL'nin iade edildiği anlaşılmıştır. Dava 27/07/2021 tarihinde açılmış olup, 28.07.2021 tarihinde mahkememizce 45.000,00 TL teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmiş, 02/08/2021 tarihinde taşınmazın tapu kaydına dosyamızda davalı olduğuna dair şerh işlenmiştir. Davalı ... yargılama sırasında 30.07.2021 tarihinde taşınmazı devralıp yeni malik olmuş, davacı vekili tarafından HMK'nın 125. maddesi kapsamında dava bu kişiye de yöneltilmiştir. Davalı ... vekili her ne kadar 12.08.2023 tarihinde cevap dilekçesinin ıslahına dair bir dilekçe sunmuş ise de, 01.03.2022 tarihinde sunduğu ilk dilekçesinde müvekkilinin taşınmazı satın almadan önce taşınmazın tapu kaydında yaptığı araştırmada taşınmazın beyanlar hanesinde dava esas numarası ile davalıdır şerhi bulunduğunu gördüğünü, hukukçu tanıdığı vasıtasıyla yaptırdığı araştırmada mesnetsiz bir dava olduğunu öğrendiğini, ihtiyati tedbir kararının konulmamış olmasının kendisini rahatlatarak taşınmazı devraldığını beyan etmiştir. Taşınmaz üzerine 30.07.2021 tarihinde, yani davalı ...'in taşınmazı devralmasından sonra davalıdır şerhi konulduğu anlaşılmakla, davalının dava olduğundan haricen haberdar olduğu sabittir. Tarafların ıslah haklarını kullanırken kötü niyetli olmamaları gerekmektedir. Davalı tarafın ilk cevap dilekçesini değiştirmeye yönelik 07.06.2024 tarihinde sunduğu ıslah ile yeni cevap dilekçesinin kötü niyetle ıslah hakkı kullanıldığı anlaşılmakla mahkememizce kabul edilmemiştir. Dosyada yer alan Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğünün yazı cevabından davalı ...'in 28.07.2021 tarihinde Uyap Vatandaş Portala girmek suretiyle davadan haberdar olduğu ve davalı ...'in taşınmazı devraldığı 30.07.2021 tarihinde tapuda davalıdır şerhi olmamasına rağmen taşınmazın dosyamız kapsamında davalı olduğunu bildiğini beyan edişi gözetilerek davalı ... ile birlikte hareket ettiği kabul edilmiştir. Davalı ... tarafından davacının ödediği 450.000,00 TL'nin iade edildiği anlaşıldığından davacı tarafa sözleşme bedeli olan 450.000,00 TL mahkememiz veznesine depo ettirilmiş, açtırılan vadeli hesaba aktarımının yaptırılmasına karar verilmiştir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa maliki olan davalı ...'un yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün olmadığından ve ayrıca yargılama sırasında taşınmazın mâliki konumunda olmaktan çıktığından hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir" gerekçesi ile davalı ... ve davalı ... hakkında açılan davanın kabulü ile; Yalova ili ... ilçesi 9 parsel A Blok 10 no.lu bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı tarafça mahkeme veznesine depo edilmiş ve mahkemece Vakıflar Bankası'na açtırılan 3'er aylık vadeli hesaba aktarılan 450.000,00 TL'nin karar kesinleştikten sonra işlemiş faiziyle birlikte davalı ...'e ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde;
a.Kat irtifakının kurulduğu 16.03.2021 tarihinden sonra bakiye 250.000,00 TL'yi ödemeyen alıcı davacının temerrüde düştüğünü, davacının asli edimini süresinde ifa etmemesi nedeniyle davalı ...'in seçimlik hakkı olan sözleşmeden dönme yolunu tercih etmesi ile davacının, davaya konu taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkını kazanamadığını,
b.Davalı ...'in, davacı ile akdettiği alacağın temliki sözleşmesine konu ettiği bağımsız bölümün mülkiyetini daha sonra tapuda satış suretiyle diğer davalı ...'e devretmesi halinde, tapuda mülkiyeti devralan davalının ayni hakkına üstünlük tanınması gerektiğini, davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, beyan etmektedir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
Davalı ...'in, yeni yapılmış binada bulunan dava konusu daireyi satın alma kararı verirken, toprak sahibi ... ile dava dışı yüklenici arasında imzalanan ... Noterliği'nin 06.12.2019 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesini incelettiğini, davacının adi yazılı bir sözleşmeye dayanarak, sözleşme tarafı yüklenici şirket yerine, işbu noter sözleşmesinde 3. şahıs konumunda olan ...'e karşı dava açmış olduğunu, davanın satış konusu taşınmaza hukuken bir etkisi olmayacağını hukukçulardan öğrendiğini, kâr elde edeceğine inandığı taşınmaz için satın alma kararı verdiğini, bu durumun mahkemece, taraflar arasında iş birliği olduğu emaresi olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı bir tespit olduğunu,beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yükleniciden konut alımına dayalı tapu iptali ve tescil- alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ... ve ... vekili ile davalı ... vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.