Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2346 E. 2026/455 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2346
- Karar No
- 2026/455
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/263 E., 2025/860 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karamürsel 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/291 E., 2024/467 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri yükleniciler ile davalı arsa sahipleri ..., diğer davalıların murisleri ................ve ............ arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca üç bloklu apartman inşa edildiğini, sözleşmede paylaşım oranı belirlenmesine rağmen ...... numaralı daire haricindeki diğer dairelerin müvekkillerine verilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile eser sözleşmesinden kaynaklanan imalat bedeli ve masraflar için 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, inşaatın tamamlanması halinde bağımsız bölümleri davacılara devredileceğini,, davacıların daha önce tapu iptali ve tescil için dava açtıklarını, mahkemece davacılara inşaat ruhsatının yenilenmesi ve iskân ruhsatı alınması için yetki ve süre verilmesine rağmen davacıların edimini yerine getirmemesi nedeniyle davanın reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu bağımsız bölümlerde iskân edilmekte olduğu, buna karşılık yapı kullanım izin belgesinin alınmadığı, dava konusu taşınmazın imara uygun hale getirilmesi için yapılması gerekenlerin belediye tarafından detaylıca izah edildiği, yine bilirkişi raporunda da taşınmazın mevzuata ve imara uygun hale getirilmesi ve iskân ruhsatının alınması için neler yapılması gerektiğinin tespit edildiği, bu hususların yerine getirilmesi için davacı vekiline bu aşamada dört ay süre tanınarak bu süre içerisinde herhangi bir yenileme projesi ve imara uygun hale getirme çalışması başlamadığı takdirde davanın reddedileceğinin ihtar edildiği, davacı tarafça belirtilen eksiklikler giderilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yüklenici tarafından imalat bedelinin tahsili istendiğine göre davacının iradesinin sözleşmenin tek taraflı feshine yönelik olduğu, imzalanan sözleşme karma nitelikte akitlerden olup tek taraflı irade beyanı ile feshinin mümkün olmadığı, bu tip sözleşmelerin tarafların iradelerinin birleşmesi halinde ya da haklı sebeplerin bulunması durumunda mahkemenin vereceği fesih kararı ile sona ereceği, davacı yüklenici fesih iradesini açıklamış ise de davalı arsa sahiplerinin davaya cevabında ve taraflar arasında süregelen davalarda fesih iradesini kabul etmedikleri, inşaatın büyük oranda tamamlandığı, davalı arsa sahiplerinin akdin ifasına engel davranışlarının olduğunun ispat edilemediği, sözleşme ayakta olduğuna göre davacı tarafça feshe yönelik olacak şekilde bu aşamada dava konusu taleplerin dinlenilme olanağı bulunmadığı, mahkemece bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken karar gerekçesinde yazılı şekilde ret kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin sözleşme uyarınca hak kazandığı bağımsız bölümlerin davalılar tarafından zamanında devredilmemesi nedeniyle iskân ruhsatının alınmasında gecikildiğini, bilirkişi raporu ile inşaatın %96'sının tamamlandığının belirlendiğini, mahkemece verilen yetki ve süreye rağmen müvekkillerinin ruhsatı alamamasının sebebinin müvekkillerine verilen yetkinin deprem yönetmeliklerinin değişikliğine gidildiği zaman aralığına denk gelmesi ve zorunlu olduğu halde arsa sahiplerinin başvuru yapmaktan kaçınması olduğunu, taraflarının fesih iradelerinin birleştiği ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafların ortak iradeleri ile feshedildiği açıkça anlaşıldığı halde Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davalı arsa sahiplerinin akdin ifasına engel davranışlarının olduğunu, somut olayda imkânsızlık bulunduğunu, dava konusu taşınmazın mevcut imar mevzuatına göre imara uygun hale getirilebileceğini, yapı kayıt belgesi alındığını, yapının kaçak yapı olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil edilmediğinden davalı lehine duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.