Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/207 E. 2025/2816 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/207
- Karar No
- 2025/2816
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/863 E., 2024/1222 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mah. Sıf.) SAYISI : 2020/103 E., 2020/392 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davada davalı vekilince duruşmasız, davalı-karşı davada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı-karşı davada davacı vekilleri Avukat ..., Avukat ... ile davacı-karşı davada davalı vekili Avukat ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında akdedilen mobilya tedarik sözleşmeleri gereğince müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini, düzenlenen mutabakat mektubu davalı tarafça kabul edildiği halde bakiye iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına, haksız itiraz eden davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP VE KARŞI DAVA 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerini tam ve eksiksiz yerine getirmediğinden projelerde büyük aksamalar ve uzun süreli gecikmeler meydana geldiğini, bu nedenle müvekkilinin her iki sözleşme için ayrı ayrı iki adet gecikme cezası faturası düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davada ise gecikme nedeniyle düzenlenen faturalara konu toplam 189.253,29 EURO ceza alacağının karşı taraf alacağı ile takas edildikten sonra bakiye 10.637,90 EURO alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı-karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketten kaynaklı herhangi bir gecikme bulunmadığını, sözleşmelerin eki niteliğinde olan değişiklik tekliflerinde davalı-karşı davada davacı tarafın talebiyle malzemelerde ve adetlerde değişiklik yapıldığını, teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğu iddiasının dayanaksız olduğunu, karşı tarafın süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme kapsamında düzenlenen faturaların her iki yanın ticari defterlerinde kayıtlı olup, taraflar arasında yapılan 17.03.2017 tarihli mutabakat ile kabul edilen 184.935,79 EURO alacaktan 6.320,40 EURO tutarındaki ödeme mahsup edildikten sonra davacının, davalıdan 178.615,39 EURO bakiye alacağının bulunduğu, ancak icra takibinde davacının 152.849,63 EURO tutarında alacağın tahsilini talep ettiği, işverenin yapılacak iş ile ilgili olarak sonradan yapmış olduğu değişiklik taleplerinin ifada gecikmeye neden olabileceği, diğer yandan cezai şart istenebilmesi için TBK'nın 179/2 maddesindeki koşulunun da gerçekleşmesi gerektiği, davalının karşı tarafın edimini çekince ile kabul ettiğine dair bir kayda ya da belgeye rastlanılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, koşulları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı iş sahibinin ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ifayı kabul ettiği, bunun aksini iddia ve ispat edemediği, her ne kadar karşı davacı iş sahibi vekilince bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu ileri sürülmüşse de, karşı davada talep edilen cezanın niteliğinin belirlenmesi, gecikme cezasında ihtirazi kayıt ileri sürülüp sürülemeyeceğine dair hususlar teknik inceleme gerektirmeyen hukuki konularla ilgili olduğundan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğuna dair istinaf itirazı da yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davacı-karşı davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili tarafında iş bedelinin tahsili için 13.06.2017 tarihinde takip başlatıldığını, ödeme emrinin 16.06.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, cezai şart faturalarının ise davalı tarafça 21.06.2017 tarihinde düzenlendiğini, 22.06.2017 tarihinde icra dosyasına itiraz edildiğini, müvekkilinin cezai şart faturalarından işbu dava açıldıktan sonra haberdar olduğunu, alacak mutabakat mektubu ile likit olduğundan icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. 2-Davalı-karşı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; sözleşmenin 15.1. ve 13.2. maddeleri gereğince teslimde çekince ileri sürülmesinin gerekmediğini, davacının edimini geç ifa ettiğini, değişikliklerin teslimde gecikme ile ilgisinin olmadığını, faturaların itirazsız kabul edilmediğini, teslim edilen malzemelerin ayıplı olduğunu, karşı davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl davada bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve takibin devamı, karşı davada alacağın tahsili istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İtirazın iptâli davalarında borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için İİK'nın 67/II. maddesi gereğince borçlunun itirazında haksız ve alacağın likit olması gerekir. Somut olayda, sözleşme kapsamında düzenlenen faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça düzenlenen gecikme cezasına ilişkin faturaların takip tarihinden sonra düzenlendiği, böylece davacı tarafından talep ve dava konusu edilen iş bedeli alacağı miktarının belirli ve likit olduğu gözetildiğinde, davacı-karşı davada davalı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken şartları oluşmadığı gerekçesi ile tazminat talebinin reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davalı-karşı davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2- Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeplerle davacı-karşı davada davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin üçüncü ve dördüncü satırında yer alan “Koşulları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatı talebinin REDDİNE” ibaresinin çıkartılarak yerine “Asıl alacağın takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan TL karşılığı 604.581,42 TL'nin %20'si tutarında 120.916,28 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı-karşı davada davacıdan tahsili ile Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davacı-karşı davada davalıya ödenmesine, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.