Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2051 E. 2026/1624 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2051
Karar No
2026/1624
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1575 E., 2025/204 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/156 E., 2021/103 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı idare arasında Saray, Kapaklı ve Çerkezköy İlçelerindeki muhtelif cadde ve sokaklarda sıcak karışım yol yapım işine ilişkin 12.04.2018 tarihinde imzalanan sözleşmenin davalı tarafça 01.10.2018 tarihinde feshedildiğini, 12.12.2018 tarihli yazı ile de 97.361,65 TL teminat fark alacağını müvekkilden talep ettiğini, ülkemizde meydana gelen 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe teşebbüsünden sonra ekonomik alanda dalgalanmalar yaşandığını, gerek akaryakıt fiyatların artması, gerek dolarda yükseliş sebebiyle ihale konusu işin maliyetinin arttığını, ihale şartlarının düzeltilmesi için idareye başvurduklarını, ancak ekonomik şartların kötü olmasına rağmen sözleşmenin uyarlanmadığını, ekonomik sebeplerin mücbir sebep olduğunu, ancak davalı tarafından sözleşmenin haksız fesih edildiğini ileri sürerek sözleşmenin haksız feshi nedeniyle; sözleşme için ödenen karar pulu, damga vergisi, teminat bedeli, ihale için yapılan tüm masraflar, sözleşmenin feshi nedeniyle mahrum kalınan kâr payı bedeli olmak üzere davacı zararının tespiti ile şimdilik 30.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacı yükleniciye yer tesliminin yapıldığını, davacı yükleniciye ihtarname gönderilerek süre verilmesine rağmen davacı tarafından sözleşme kapsamındaki işe başlanılmadığını, davacının basiretli tacir olması nedeniyle ekonomik sebeplere ilişkin başvurusunun kabul edilmediğini, davacının edimini süresinde tamamlamaması sebebiyle sözleşmenin fesih edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 12.04.2018 tarihli Saray, Kapaklı ve Çerkezköy İlçelerinde muhtelif cadde ve sokaklarda bitümlü sıcak karışım yapım işine ilişkin sözleşme yapıldığı, işin süresinin 180 gün, işin bitim tarihinin 13.10.2018 olduğu, yer tesliminin 16.04.2018 tarihinde yapıldığı, davalı idare tarafından 03.05.2018 tarihinde iş programının gerisinde olduğu, asfalt çalışması yapılmadığı, üretim tesisinin henüz kurulmadığı tespit edildiğinden Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu uyarınca gerekli işlemlerin yapılacağı yönünde davacıya bildirimde bulunulduğu, yine 17.08.2018 tarihinde aynı tespit ile davacıya bildirimde bulunulduğu, 05.09.2018 tarihinde 10 gün içerisinde revize iş planı sunularak işe başlanmaması halinde sözleşmenin 25... . maddeleri gereği ihtar yapılmaksızın sözleşmenin feshedileceğinin davacıya bildirildiği, 01.10.2018 tarihinde davalı idarece Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 20. maddesi ve Yapı İşleri Genel Şartnamesi'nin 47. maddesi uyarınca sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, somut olayda davacının taraflar arasındaki sözleşmeye konu işe yer tesliminden sonra hiç başlamadığı, borcunun ifasını engel sebepleri belgeleri ile birlikte davalı belediyeye bildirmediği, davacının kendi kusuru neticesinde sözleşmenin feshine gidildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sözleşmenin ekonomik sebeplerle başlanılmadığı, gerek dolar kuru yükselmesi gerek ise akaryakıt fiyatları yükselmesini sebep gösterdiği, davacı basiretli bir tacir olup, ihaleye mevcut ekonomik durum itibariyle teklif sunması ve bu doğrultuda sözleşme imzalaması gerektiği, yerleşik birçok içtihatta belirtildiği gibi ekonomik sebeplerin mücbir sebep kabul edilmediği, davacının mücbir sebep savunmasının yerinde olmadığı, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi sözleşme tarihinden yaklaşık 2 yıl önce olup, ihale ve sözleşmenin yerine getirmesine bir engel teşkil etmediğinin açık olduğu, davalı idare tarafından yapılan feshin sözleşme kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu, davacının ediminin başlamamış olduğu, sözleşmenin feshinden dolayı davalının kusuru bulunmadığı gibi davacının kusuru sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmenin fesih edildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişilerin ihale bedelleri yönünden hesap yapmamasına yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, dosyada maliyet hesabı yapılmadığı için, dava konusu ihalenin, "birinci ihtar tarihinde", "ikinci ihtar tarihinde" ve "fesih tarihinde" kaç liraya tamamlanabileceğinin araştırılmadığını, mücbir sebep koşullarının oluşup oluşmadığına değinilmediğini, davalı belediyenin sözleşmeyi feshederek teminatı irat kaydetmesinin mülkiyet hakkına müdahale niteliğinde olduğunu, idarenin 12.09.2018 tarihli dilekçesine cevap dahi vermeksizin uyarlama davası açma hakkının kullanılmasını engellediğini, 4735 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinin yürürlüğe girdiği 18.01.2019 tarihi itibariyle feshedilmeyen sözleşmelere teminatın iadesi imkanı getirildiğini, ancak bu tarihten önce sözleşmesi feshedilen yüklenicilerin bunun dışında tutulduğunu, Anayasa'nın 152. maddesi gereğince; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na eklenen Geçici 4. maddenin iptali amacıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurularak kararın neticesinin beklenilmesini talep ettiklerini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinin haksız feshi iddiasına dayalı müspet ve menfi zararın tazmini istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2051, K. 2026/1624, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2051-e-2026-1624-k-b3b1fa23fe9e