Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/4190 E. 2026/2895 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4190
Karar No
2026/2895
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/976 E., 2025/1200 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/496 E., 2025/6 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı ... firması arasında 19.12.2017 tarihli gayrimenkul satışına ilişkin adi yazılı şekilde ön sözleşme düzenlendiğini, sözleşme gereği toplam satış bedeli olan 2.809,977 Euro bedelin %10'u kadar peşinat verildiği takdirde sözleşmenin yürürlüğe gireceği kararlaştırıldığını, sözleşmeye istinaden müvekkil tarafından satıma dayalı ve sadece bu sözleşmeye özgü olmak üzere ... firmasının talebi ile davalı ... firması lehine nama yazılı senet tanzim edildiğini ve müvekkili ile satıcı firma arasında yapılan görüşmelerde mezkur sözleşmenin karşılıklı olarak sonlandırılıldığını, müvekkilinin peşinatı ödemediğinden sözleşmenin yürürlüğe girmediğini, tanzim edilen bu senetlerin 169 tanesinin tarafların sözleşmeyi karşılıklı fesh etmeleriyle müvekkiline iade edildiğini, ancak davalılardan ... Firmasının 14 adet senedi iade etmediğini, dava konusu olan 31.01.2019 ödeme tarihli 34.895,00 Euro bedelli nama yazılı senedin davalı ... firması tarafından diğer davalı ... firmasına usulsüz bir şekilde devredildiğini, iade edilmeyen 14 senet için de satıcı firma tarafından iade edileceği yönünde taahhüt verilmesine rağmen usulsüz ve hukuka aykırı bir biçimde senetlerin üçüncü şahıslara verildiğini belirterek dava konusu 27.12.2017 tanzim tarihli ve .... ... numaralı ve 31.01.2019 ödeme tarihli ve 34.895,00 Euro bedelli senet yönünden davalılara borçlu olmadığının tespitini, mezkur senetin iptalini/iadesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili; Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, kendisine husumet düşmediğini, sözleşmenin tarafı olmadığını, yetkisiz Mahkemede dava açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... İnş. ve Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili; iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğunu, emre yazılı senet olduğundan şahsi defilerin ileri sürülemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2020 tarihli kararıyla; davacının davaya konu senedi vermesinin dayanağı olarak gösterilen taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin Bulgaristan'da bulunan 3 adet taşınmaz alımı için yapıldığı, "tüketici" sıfatını haiz olmadığı ve uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemelerinin görevli olmadığı gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleşmesine müteakip görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair verilen kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 27.11.2020 tarihli kararıyla; davacının ticari mesleki amaçla hareket etmediği, davacının üç adet konut vasfındaki taşınmaz satın almasının onu tacir yapmayacağı, tüketici sıfatını da ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden incelemek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli ilamıyla; davanın kabulüne 34.895 Euro bedelli 31.01.2019 vade tarihli, 27.12.2017 düzenleme tarihli, keşidecisinin davacı, lehtarının davalı ... şirketi olduğu senet yönünden davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, iş bu senedin davacı yönünden iptaline; senedin iadesi talebinin reddine dair verilen kararın davalı vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 02.12.2021 tarihli ilamıyla; yargılama sırasında ... firmasının iflas ettiği, İcra İflas Kanunu'nun iflasın açılmasına ilişkin maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi tarafından ikinci alacaklar toplantısına kadar davanın durdurulması, bu arada davalı ... A.Ş.ye ilişkin mal varlığının temsil yetkisi iflas idaresine geçmiş olduğundan usulüne uygun olarak taraf teşkilinin sağlanması gerektiği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden incelenmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile dava dışı kişi olan ... adlı firma arasındaki sözleşmenin karşılıklı anlaşma sonucunda iptal edildiği, sözleşme nedeniyle ödenen senetlerin büyük kısmının davacıya iade edildiği, iade edilmeyen senetlerinde iade edileceğinin kararlaştırıldığı, davacı hakkında dava konusu senede dayanılarak dava tarihinden sonra başlatılan icra takibindeki senedin iade edilmesi kararlaştırılan ancak iade edilemeyen senetlerden olduğu, davacının bu senet nedeniyle borcu bulunmadığı, sözleşmede taraf olan ... şirketi tarafından sözleşmenin ödeme planındaki senet alacaklısı olarak ... gösterildiği, husumetin ...'ya yöneltilmesinde herhangi bir husumet eksikliği veya yanlışlığı bulunmadığı, davalı ...'nın lehtarı olduğu senedi diğer davalıya cirolandığı, nama yazılı senette senet borçlusunun lehtara karşı ileri sürebileceği def'ileri senet hamiline de ileri sürebileceği, davacının senet hamiline karşı da senet yönünden borçlu olmadığının tespiti gerektiği, ancak senetteki diğer cirantaların birbirine müracaat hakkı devam ettiğinden senedin sadece davacı tüketici yönünden iptali gerektiği, bu bağlamda senedin keşidecisine iadesi talebi isabetli olmadığı gerekçesiyle 34.895 Euro bedelli 31.01.2019 vade tarihli 27.12.2017 düzenleme tarihli, keşidecisinin davacı, lehtarının davalı ... şirketi olduğu senet yönünden davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, iş bu senedin davacı yönünden iptaline, senedin iadesi talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... A.Ş. vekili; sözleşmede taraf olmadığını, kendisine husumet yönetilemeyeceğini, hukuki yararın olmadığını, müvekkili müflis şirket hakkında iflas işlemleri yürütüldüğünden hükmedilecek vekalet ücretinin nispi olmayıp maktu vekalet olması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili; iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğunu, emre yazılı senet olduğundan şahsi defilerin ileri sürülemeyeceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan gayrimenkul satış sözleşmesi kapsamında verilen nama yazılı senet yönünden borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle taşınmaz alımına ilişkin ön sözleşmenin taraflar arasında feshedildiği ve buna ilişkin alınan senetlerin de iade edileceği yönünde anlaşma sağlandığı, nama yazılı olup sözleşme sebebiyle verilen senetler yönünden davacı tüketicinin ... ya borcunun bulunmadığı ve davaya konu senedin davacı yönünden geçersiz olduğu anlaşılmakla, davalı ... Ltd. Şti. vekilinin tüm ve davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... A.Ş. vekilinin vekalet ücreti yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... A.Ş.nin iflasına karar verildiği, iflas idaresi tarafından işlemlerinin yürütüldüğü anlaşılmakla, davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... A.Ş. aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370/2 maddesi maddesi gereğidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... Ltd. Şti. vekillinin tüm ve davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Davacı vekile temsil olunduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (m.13) gereğince hesap edilen 36.611,83 TL nispi vekalet ücretinin (davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 15.000,00 TL maktu vekalet ücreti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalı ... Ltd. Şti.ne yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... A.Ş. ye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/4190, K. 2026/2895, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-4190-e-2026-2895-k-543fc5a32ba0