Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1832 E. 2026/357 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1832
Karar No
2026/357
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/432 E., 2025/50 K. BİRLEŞEN (İSTANBUL 5.AHM 2023/102 E. 2023/113 K.)

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davalılar vekili avukat ... ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Asıl ve birleşen dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tazminat istemlerine ilişkindir.

2. Asıl davada davacı arsa sahipleri, arsa payı karşlığı inşaat sözleşmesi uyarınca kendilerine devri gereken bağımsız bölümlerin devredilmediğini ileri sürerek, rayiç bedellerinin ve kira tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.12.2014 tarihli ilk karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 05.12.2019 tarih ve 2016/4932 Esas, 2019/5121 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. 3. Bozma sonrası, asıl davada alınan bilirkişi raporu üzerine, davacı arsa sahiplerince bakiye kısım için İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/102 Esas sayılı dosyasında açılan birleşen dava, asıl dava ile birleştirilmiştir.

4. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davanın kabulü ile tespit edilen tazminatın davalı yüklenici mirasçılarından tahsiline karar verilmiştir. Karar, asıl ve birleşen davada davalılar ..., ... ve ... vekillerince temyiz edilmiştir.

5. 6100 sayılı HMK’nın 166. Maddesinin birinci fıkrasında; “Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar” hükmüne yer verilmiştir.

6. Dosyalardan biri Yargıtay incelemesinden geçtikten sonra henüz kanun yolları aşamasına gelmemiş yeni bir dosya ile birleşmesi halinde, daha önce herhangi bir kanun yolundan geçmemiş dosyanın istinaf yoluna tabi olacağı açıktır. Zira davalar birleşmekle bağımsızlıklarını korur. Ayrı dava olma özelliğini devam ettirirler.

7. Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında bölge adliye mahkemelerinin Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin 2. fıkrasında ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 427 ilâ 444. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir.

Bu durumda 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ilâ 444. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir.

Buna karşılık, 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilen ve temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi halinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341-360. maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerin uygulanması için bölge adliye mahkemesine gönderilmesi zorunludur.

8. Somut olayda, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl dava dosyasının “İstinaf” kanun yoluna tabi olmadığı açıktır.

9. Ne var ki, birleşen 2023/102 Esas sayılı davanın karar tarihi 20 Temmuz 2016 tarihinden sonra olup, bu davada verilen kararla ilgili daha önce Yargıtay denetimi de söz konusu olmadığından, verilen kararın ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır.

Birleşen davada verilen karara karşı bir kısım davalı vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesin, istinaf başvuru dilekçesi olarak kabulü gerekir.

10. Bu durumda mahkemece, birleşen davanın bağımsız dava olma özelliğini kaybetmediği gözetilerek, ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu gerekçesiyle, istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesinin sağlanması, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak istinaf incelemesi neticesinde verilecek kararın temyiz yolunun açık olması halinde, karara karşı yasal temyiz ve temyize cevap süreleri beklenerek, temyiz edilmesi halinde buna ilişkin evrakların da eklenmesi suretiyle asıl dava ve mevcut olur ise birleşen dava hakkındaki temyiz itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın kül halinde Dairemize gönderilmek üzere mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.

KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Birleşen İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/102 Esas sayılı dava dosyasında verilen kararın, kanun yolu incelemesi bakımından istinafa tabi olduğu anlaşıldığından, dava dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesi ve birleşen dava dosyasının istinaf incelemesi yapıldıktan sonra asıl ve (temyiz edilmesi halinde) birleşen dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine İADESİNE, 03.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1832, K. 2026/357, T. 03.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1832-e-2026-357-k-94bf18936993