Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1798 E. 2026/1139 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1798
- Karar No
- 2026/1139
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1348 E., 2025/531 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/125 E., 2022/167 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki 14.03.2018 tarihli taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davacı yüklenicinin davalılara ait Manisa İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 29 06... parsel sayılı arsa üzerine zemin + 4 katlı bina yapılmasını taahhüt ettiğini, yine taraflar arasında 14.03.2018 tarihli vekaletname gereğince davacı yüklenicinin davalılara ait Manisa İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 2906 ada, 9 parsel sayılı arsa üzerine inşaat yapma hususunda vekil tayin edildiğini, davalı arsa sahibi ...'in inşaat için davacı yükleniciye toplam dolar bazında TL karşılığı 292.180,25 TL olan ödeme yaptığını, inşaat sözleşmeye uygun devam ederken hiçbir gerekçe yok iken davalı arsa sahiplerinin davacı yükleniciyi azlettiklerini ve sözleşmeyi haksız bir şekilde feshettiklerini, davacının fesih tarihine kadar inşa ettiği % 43 oranındaki bina bedelinin yapılan ödemeden daha fazla olduğunu, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/22 D. İş dosyası ile yapılan inşaat masrafının 360.567,90 TL olarak belirlendiğini, inşaat bedeli talep edilmesine rağmen ödenmediğinden davalıların sebepsiz zenginleştiklerini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere belirsiz alacak olarak şimdilik 68.387,65 TL alacağın sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu taşınmaza inşaat yapmak üzere 2018 yılında davacı ile anlaştıklarını, dava konusu taşınmazda inşaatın görünürde vekaleten yapılıyor olsa da gerçekte tarafların iradesinin, inşaat ruhsatından başlamak üzere anahtar teslimi olarak bütün inşaatın davacı tarafından yapılacağı ve karşılığında, müvekkilleri tarafından davacıya 500.000,00 TL ödeneceği şeklinde kararlaştırıldığını, anlaşmaya göre davacı ile müvekkilleri arasında inşaat taahhütnamesi imzalandığını, bu taahhütnameye göre dava konusu taşınmazda yapılacak inşaatın özelliklerinin ayrıntılı olarak tanımlanıp taahhüt edildiğini, yapılan işlerin taahhütnameye uygun olmaması halinde eksikliklerin davacı tarafından giderileceğinin teminatı olarak müvekkillerinden ...'e hitaben 150.000,00 TL'nin tarihsiz senet olarak verildiğini, çalışma usulü olarak müvekkili para gönderdiğinde davacı müteahhitin iş yaptığını, devamında müvekkillerinden ...'in toplam 65.000,00 USD cinsinden ödeme yapıldığını, dövizin TL karşılığının ise 292.180,25 TL olduğunu, taraflar arasında yapılan görüşmede davacnıın müvekkillerine maddi ve manevi açıdan tükendiğini, tefecilerden borç para aldığını, zor durumlara düştüğünü açıkça ifade edilerek inşaata devam edemeyeceğini söylediğini, bunun üzerine sözleşme fesih ederek davacının azledildiğini, sebepsiz zenginleşmenin koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların inşaat taahhütnamesi başlıklı sözleşme gereğince davalıların maliki olduğu taşınmaz üzerine anahtar teslimi bina yapılması hususunda anlaştıkları, Değişik İş dosyasındaki bilirkişi raporu ile binanın tamamlanma seviyesinin %43 olarak belirlediği, bu orana davalıların itiraz etmediği, sözleşmede davacının ruhsat alındıktan sonra inşaatı en geç 8 ay içinde bitireceğini tahhüt etmesine rağmen inşaatın % 43 seviyesinde olduğu, davacı yüklenicinin sözleşme gereğince edimlerini yerine getirmediği, bu nedenle davalı arsa sahiplerinin fesih iradesinde haklı oldukları, davalıların davacı yükleniciye 292.180,25 TL para gönderdiği, mahallinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporu ile binanın tamamlanma oranına göre ödenen miktarın daha fazla olduğu, davacının davalıların sebepsiz zenginleştiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak inşaatın yapımı devam ederken davalılar tarafından azledilerek sözleşmenin feshedildiğini, inşaatın %43 seviyesinde olduğunu ve inşaatın maliyetinin 360.567,90 TL tespit edildiğini, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki giderilmediğinden hükme elverişli olmadığını, sözleşme haksız feshedildiğinden kâr kaybının da hesaplanması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.