Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5090 E. 2026/4065 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5090
- Karar No
- 2026/4065
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1951 E., 2025/1350 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/599 E., 2024/639 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili ...'nun. sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; avukat olarak görev yapan müvekkili ile davalı arasında sözlü olarak hizmet sözleşmesi yapıldığını, davalının babası ....hesabında bulunan 6.587.462,57 TL'nin vekaletname içerikleri gereğince davalı hesabına aktarılmasının sağlanması, davalı tarafın ise bu hukuksal yardım karşılığı olarak hesaba aktarılacak paranın %23'üne tekabül eden 1.580.000,00 TL'nin danışmanlık ücreti olarak müvekkile ödemesi konusunda karşılıklı olarak anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin bankada bulunan paranın davalı hesabına aktarımını sağlandığını, müvekkillinin 1.125.000,00 TL karşılığında davalı tarafı ibra edeceğini beyan ettiğini ve tarafların 05.10.2022 tarihli ibranameyi imzaladıklarını, 06.10.2022 tarihinde müvekkilinin ödeme beklentisinde iken davalının banka hesabında bulunan paranın tamamını çektiğini ve müvekkilini de vekillikten azlettiğini, bunun üzerine alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalı tarafın takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu olaya ilişkin alacak iddiasının kamulaştırma işlemlerine ilişkin bir bedel olduğunu ve Kamulaştırma Kanunu 31. ve 33. maddeleri gereğince kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davalarında maktu vekalet ücreti dışında anlaşma yapılamayacağını, davacı tarafın davaya girmediğini yargısal bir faaliyet icra etmediğini, Kamulaştırma Kanununun 33. maddesine göre kamulaştırma bedelinin tamamının veya bir kısmının vekil olanlara ait olacağının kararlaştırılmasının yasak ve bu tür eylemlerin suç teşkil edeceğini, müvekkilinin babasından aldığı vekaletnamede tevkil yetkisinin olmadığını, vekalette tevkil yetkisi olmadığından geçersiz olduğunu savunarak; davanın reddine ve davacının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının banka nezdinde paranın ödenmesi konusunda hukuki yardım sağlamayı üstlendiği, hukuki yardımın karşılığında alacağı ücrete ilişkin başlangıçta akdedilen yazılı bir sözleşme mevcut olmayıp sonrasında taraflar arasında imzalanmış bir ibraname olduğu, taraflar arasında akdedilen ibraname başlıklı sözleşmenin açık olmaması, tahsil edilen miktarın açıkça yazmaması nedeniyle geçersiz olduğu, davacının yalnızca davalı adına ilgili banka nezdinde hesap açma işlemini gerçekleştirdiği, bu hukuki yardımı karşılığında AAÜT gereği 1.030,00 TL ücrete hak kazandığı, davacı tarafından her ne kadar paranın davalının hesabına aktarılma işlemini gerçekleştirdiği ifade edilse de yalnızca davalı adına hesap açma işleminin gerçekleştirildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüyle, icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 1.030,00 TL asıl alacak, 1,02 TL yasal faiz ile birlikte toplam 1.031,02 TL olarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak miktarı olan 1.030,00 TL'nin %20'si oranında 206,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; uzman bilirkişi kurulundan alınan raporun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, mahkemece hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle karar verildiği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bilirkişi raporunun hatalı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ibranamenin açık ve net olarak yazıldığını, taraflar arasında imzalanan ibraname, niteliği gereği ivazlı olup imzalanan bu ibraname ile müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, davalının ediminin ise kayıtsız şartsız ödeme şeklinde açıkça ifade edilerek hüküm altına alındığını, herhangi bir imza inkarının da söz konusu olmayıp bu hali ile kayıtsız şartsız bir borç ikrarı içerdiğini, müvekkilinin her türlü hukuksal yardımından eksiksiz olarak faydalanan davalının sebepsiz ve haksız olarak müvekkilini azlettiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle, ibranamenin geçerli olmadığı, vekalete konu hizmet karşılığı ödenecek olan vekalet ücretinin kanuna uygun olarak hesaplandığı anlaşıldığından, usul ve Kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.