Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/50 E. 2024/1239 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/50
Karar No
2024/1239
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/844 E., 2023/305 K. DAVA TARİHİ : 20.12.2018 HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen konkordatonun tasdiki davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:nan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1993 yılında kurulduğunu ve uzun yıllardır inşaat malzemesi ticaretinde faaliyet gösterdiğini, yaklaşık 25 yıl boyunca mali yapısı düzgün olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü, ancak ülkemizdeki ve dünyadaki ekonomik dalgalanmalar, döviz kurlarındaki beklenmedik artış ile birlikte inşaat malzemelerinin üretim maliyetinin öngörülenden çok daha yüksek oranda artması ve maliyetin ve kâr marjının düşmesi, bankaların yeni kredi açmaması, bankaların vadesi gelmiş alacaklara ek olarak vadesi gelmemiş alacaklarını da talep etmesi, müvekkillinin ürettiği malların kısa vadede nakite dönüştürülmesinin mümkün olmaması nedeniyle müvekkilinin ödeme güçlüğüne düştüğünü, sunulan ön proje kapsamında müvekkiline tanınacak konkordato süreci içerisinde borçlarını ödeyebilecek durumda olabileceğini ilerü sürerek, İİK'nın 287.maddesi uyarınca üç aylık geçici mühlet kararı ile mal varlığının muhafazası için gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım müdahiller davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.07.2020 tarih ve 2018/1270 E., 2020/486 K. sayılı kararıyla; davacının borca batık olmadığı, konkordato sürecinde arttırılan aktiflerin %52’sinin ... İnşaata transfer edildiği, satıcılara olan borçların arttırıldığı, borçların arttığı, 2019 yılı kârının fiktif kâr olduğu, projede hedeflenen kâr oranının mümkün olmadığı, satıcılara borçlanılarak elde edilen kaynağın önemli kısmının ... İnşaata aktarıldığı gerekçesi ile İİK’nın 192/1-a,b,c maddeleri uyarınca davacının iflasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2020/1387 Esas, 2021/262 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 19.09.2022 tarih ve 2021/5773 E., 2022/4207 K. İİK'nın 292/son fıkrası uyarınca konkordato talep eden borçlu şirketin yetkili temsilcisinin ve konkordato talep eden borçlunun yargılama sırasında mahkemeye çağrılarak dinlenmediği, kanunun amir hükmünün yerine getirilmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Bu durumda konkordato talep eden borçlu şirket yetkilisinin mahkemeye çağrılarak dinlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği belirtilerek, davacının sair temyiz itirazlarının reddine ve kararın bu gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin rayiç değerlere göre borca batık olmadığı, ön projesinde 1 yıl ödemesiz olmak üzere 3 yıl içinde şirket borçlarını %10 indirimle %90'ının ödeneceği, 2.000.000,00 TL sermaye artışı yapılacağı, giderlerde kısıtlamaya gidileceği, alacakların tahsili için daha fazla çaba gösterileceği, sermaye artışı ile birlikte 18.750.000,00 TL likit artışı ve borçları ödemek için kaynak yaratılacağı ön görüldüğü, ancak davacı şirketin bilanço ve mizanlarının değerlendirilmesinde konkordato sürecinde arttırılan aktif değerlerin %52'sinin konkordato sürecinde olan ... İnşaata transfer edildiği, satıcılara olan borçlarının arttığı, artışın 2 şirket üzerinde yoğunlaştığı, alınan avansların %40'nın kapatıldığı, böylece davacının konkordato sürecinde borçlarında da artış olduğu, 2019 yılı karının 2018 zararından dolayı işletmeye mali yük bindirmeyen fiktif kâr olduğu, bu nedenle davacının elde edilecek kârla konkordato projesinde öngörülen kara ulaşmasının mümkün olmadığı, bazı alacaklılara konkordato sürecinde alacakları tamamen veya kısmen ödenerek alacaklılar arasında ayrım yapıldığı, işletmenin alacaklarını tahsilde başarılı olamadığı, alacaklardan tahsil edilen cüzi tutarın ve satıcılara borçlanılarak elde edilen kaynağın önemli kısmının ... İnşaata transfer edilerek diğer alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket edildiği, bu şekilde konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin mümkün olmadığı, davacının özellikle ... İnşaata yaptığı transfer ve konkordato sürecinde borçlarındaki artış nedeniyle mal varlığının korunması gerektiği gerekçesi ile İİK'nın 292/1-a,b,c maddeleri uyarınca konkordato talebinin reddi ile davacının iflasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; komiserin süreç boyunca olumlu rapor verirken nihai raporun önceki raporlarla çelişkili olmasının doğru olmadığını, alacaklılar arasında ayrım yapılmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 177. maddesi, 305 vd. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/50, K. 2024/1239, T. 02.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-50-e-2024-1239-k-c9f60a661f1f