Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/394 E. 2024/1180 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/394
Karar No
2024/1180
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/420 E., 2022/132 K. KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davacı Vekili Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.10.2023 tarihli ve 2022/2971 Esas, 2023/3204 Karar sayılı ilamıyla hükmün yeniden bozulmasına karar verilmiştir. Bu kez, Dairemiz bozma kararına karşı davacı vekilince karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. Yapılan inceleme neticesinde; I. DAVA Davacı taşeron vekili dava dilekçesinde ; davalı ile imzaladığı 18.12.2014 tarihli sözleşme ile ... Elektromekanik Teçhizat ve Yardımcı Mekanik Sistemleri Montaj işini KDV hariç 310.000,00 Euro götürü bedelle yapmayı üstlendiğini, davalının işyerine girilmesine izin vermemesi nedeniyle işleri tamamlayamadığını, gerek taraflarınca gerekse davalının yaptırmış olduğu delil tespiti sonucunda işin %65’in tamamladığının bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, fatura düzenleyerek davalıya gönderildiğini, faturanın iade edilerek ödemenin yapılmayacağının bildirildiğini, alacağın ödenmemesi nedeniyle icra takibi yaptıklarını, davalı tarafın icra takibine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; davacının kendi kusuru ile işleri tamamlayamadığını, tespit raporlarını kabul etmediklerini, belirtilen oranda iş yapılmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI İlk Derece Mahkemesi 2015/490 Esas, 2017/509 Karar ve 31.05.2017 tarihli kararıyla özetle; yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda %36,12 oranında iş yapıldığı kabul edilerek götürü bedele oranlandığında 111.972,00 Euro bedelli iş yapıldığı, bundan 1 no.lu hakediş ödemesi 44.640,00 Euro düşüldüğünde bakiye 67.332,00 Euro kaldığı, KDV eklendiğinde alacağın 79.451,76 Euro olduğu, bundan davalının davacı adına yaptığı 20.072,99 TL yemek bedeli ve 12.075,15 TL SGK ödemesi mahsup edildiğinde davacının bakiye alacağının 205.412,62 TL bulunduğu, bu miktarın takip tarihi itibariyle Euro karşılığının 68.699,87 Euro olduğu belirtilerek, itirazın kısmen iptali ile takibin takip tarihi itibariyle 68.699,87 Euro (karşılığı: 205.412,62 TL) asıl alacak, 118,58 Euro (karşılığı: 354,55 TL) işlemiş faiz olmak üzere toplam 68.818,45 Euro (karşılığı: 205,767,17 TL) toplam alacak üzerinden devamına karar verilmiştir. IV. BOZMA KARARI A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2019/3805 Esas, 2020/2120 Karar ve 07.07.2020 tarihli kararı ile özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde, davalı yüklenici tarafından dosyaya sunulan 12.06.2015 tarihli bağımsız denetim kurumu ... Ltd. Şti. tarafından hazırlanan raporun dayanak alındığı, gerek söz konusu özel rapor gerekse hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı taşeronun yaptığı iş yüzdesinin taraflarca imzalanan 1 no.lu hakediş eki olan pursantaj oranlarına göre yapıldığı anlaşılmış ise de; söz konusu pursantaj oranlarına sözleşme eki olarak yer verilmediği gibi davalı şirket yetkilisi ...’in davacıya gönderdiği 31.03.2015 tarihli mailden de bu pursantaj oranlarının tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı, dava dışı iş sahibinin talebi nedeniyle bu şekilde düzenlendiği anlaşıldığından söz konusu pursantaj oranlarına göre iş oranının tespitinin doğru olmadığı gibi davadan önce taraflarca yaptırılan delil tespitleri sonucu alınan bilirkişi raporları ile çelişki giderilmeden sonuca gidilmesinin de doğru olmadığı, bu nedenle mahkemece, taraflarca imzalanan 1 nolu hakediş eki pursantaj belgesi dikkate alınmaksızın dava açılmadan önce alınan tespit raporları da değerlendirilmek suretiyle davacı alacağını tespit etmek için 6100 sayılı HMK’nın 266. maddesine göre seçilecek yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınması gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulduğu anlaşılmıştır. V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN SON KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2020/420 Esas, 2022/132 Karar ve 02.03.2022 tarihli kararı ile özetle; bilirkişi kurulu raporunda, iş bitirme oranı %64,39 olarak kabul edilmiş, sözleşme bedeline oranlandığında davacı alacağının 199.609,00 Euro olduğu, bu miktardan 1 no.lu hak ediş bedeli düşüldüğünde 154.969,00 Euro alacak kaldığı, %18 KDV ilave edildiğinde 182.863,42 Euro alacak bulunduğu, takip tarihindeki 1 Euro 2,99 TL olduğundan bu kur üzerinden TL’ye çevrildiğinde 546.761,63 TL davacı taşeron alacağı bulunmuş, bundan davalı tarafça ödenen SGK ve yemek bedeli düşüldüğünde davacının takip tarihi itibariyle alacağının 514.613,49 TL olduğu kabul edilmiş ise de, takip talebinde asıl alacak ve işlemiş faizin Euro olarak gösterilmiş olması, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasının talep edilmesi ve mahkemenin 31/05/2017 tarihli önceki kararında hükmedilen Euro alacağa ilişkin olarak Yargıtay 15. Hukuk Dairesi tarafından bozma kararı verilmemiş olması nedeniyle davacı lehine kazanılmış hak oluştuğundan davacının alacağını Euro üzerinden isteyebileceği, bu nedenle bilirkişi tarafından bulunan 514.613,49 TL’lik alacağın 2,99 TL kur üzerinden Euro’ya çevrilmesi sonucu 172.111,53 Euro davacı alacağı bulunduğu belirtilerek, davacının davasının kısmen kabulü ile, Ankara 30. İcra müdürlüğünün 2015/16113 esas sayılı dosyasında davalı tarafından ödeme emrine yapılan itirazın 172.111,53 Euro miktarı üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, davacının fazlaya ilişkin ve icra inkar tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiştir. 2. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. E. İkinci Bozma Kararı 1. Dairemizin 10.10.2023 tarih, 2022/2971 Esas, 2023/3204 Karar sayılı bozma ilamı ile Davacı takip talebinde, 185.094,80 Euro asıl alacak ve 349,91 Euro işlemiş faiz, toplam 553.904,79 TL üzerinden takip başlatmış, takip tarihi itibariyle 1 Euro alış = 2.99 TL göstermiştir. Görüldüğü üzere davacı takip talebinde TL üzerinden alacağının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece verilen “...kısmen İPTALİ ile takibin takip tarihi itibariyle 68.699,87 Euro (karşılığı: 205.412,62 TL) asıl alacak, 118,58 Euro (karşılığı: 354,55 TL) işlemiş faiz olmak üzere toplam 68.818,45 Euro (karşılığı: 205,767,17 TL) toplam alacak üzerinden devamına” ilk kararda da takip tarihindeki kur üzerinden davacı alacağı TL’ye çevrilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar mahkemece, bozmadan önce hükmedilen Euro alacağa ilişkin olarak bozma kararı verilmemiş olması nedeniyle davacı yararına kazanılmış hak oluştuğu kabul edilmiş ise de, az önce belirtildiği üzere verilen ilk karar yabancı para üzerinden değil TL üzerinden kurulduğu için davacı yararına kazanılmış hak durumu oluşmadığından mahkemece yabancı para birimi üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır. Taraflar arasında düzenlenen 18.12.2014 tarihli sözleşme uyarınca davacı taşeron KDV hariç 310.000 Euro bedelle ... Elektromekanik Teçhizat ve Yardımcı Mekanik Sistemleri Montaj işini yapmayı üstlenmiştir. Bu haliyle sözleşme 6098 sayılı TBK'nın 480/1. maddesi hükmünce götürü bedelli eser sözleşmesidir. Kural olarak yüklenici, götürü bedelle işi tamamlayıp teslim etmekle yükümlüdür. Götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hakettiği iş bedelinin saptanması için gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline oranlanarak hak edilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek yüklenici alacağının bulunması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, bozmadan sonra alınan bilirkişi kurulu raporunda, yapılması gereken 38 kalem iş olduğu belirtilerek bu iş kalemleri ayrı ayrı 100 birim kabul edilerek 100 birimlik her işte kaç birim iş yapıldığı belirtilmiş, toplam 2447 birimlik iş yapıldığı kabul edilerek bu miktar toplam iş sayısı 38’e bölünerek yapılan iş oranı %64,39 bulunmuş, bu oran götürü bedele oranlanarak sonuca gidilmiş ise de, bu hesap tarzı az yukarıda belirtilen götürü bedelli işlerde yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin hesaplanması tarzına uygun olmamıştır. O halde mahkemece yapılacak iş, 6100 sayılı HMK’nın 266. maddesine göre seçilecek yeni bir bilirkişi kurulundan, dava açılmadan önce alınan tespit raporları da değerlendirilmek suretiyle götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin saptanması için gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurları da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hak edilen bedelin saptanması, yapılan ödemelerin düşülmesi ve ayrıca davacı takip talebinde yabancı para alacağını takip tarihi itibariyle TL üzerinden tahsilini talep ettiğinden TL üzerinden hesaplama yapılması için Yargıtay denetimine elverişli, önceki raporları da değerlendirecek ve çelişki olduğu takdirde giderecek şekilde rapor alınması, taraf itirazları olduğu takdirde bu itirazlarının yerinde görülmesi halinde karşılanması için ek rapor alınması ve sonucuna uygun karar verilmesi” gerektiği belirtilerek, hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Talebi Dairemizin yukarıda belirtilen ilamına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; ilk kararın Euro üzerinden verilmiş olduğu, ve ilk bozmanın kapsamı dışında kaldığını, müvekkili şirketin icra takibindeki alacağının dayanak belgesinin Euro üzerinden tanzim edilmiş fatura olduğu, müvekkili şirketin asıl alacak ve işlemiş faizi Euro cinsinden gösterilmiş, icra takip talebinde asıl alacak ve işlemiş faiz kalemlerin hemen altında yabancı para alacağının harca esas Türk lirası karşılığı ise zorunluluk gereği yazıldığını, bozma kararı sonrası Ankara 2. Ticaret Mahkemesi tarafından alınan, Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin usul ve yasaya uygun bulduğu Ardahan Sulh ve Asliye Hukuk Mahkemesi bilirkişi raporunun doğruluğunun teyidinden ibaret yeni bilirkişi raporunun da usul ve yasaya uygun olduğunu, kararın onanması gerektiğini belirterek, karar düzeltme talebinin kabulünü talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 440 ıncı maddesi, 6098 sayılı TBK'nın 480/1 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanunun 440 ncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK’un 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uymayan diğer karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilmiştir. 3. Dairemiz 1010.2023 tarihli bozma ilamının 3 numaralı değerlendirme bölümünün 3 numaralı paragrafında her ne kadar “davacı takip talebinde TL üzerinden alacağının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece verilen “...kısmen İPTALİ ile takibin takip tarihi itibariyle 68.699,87 Euro (karşılığı: 205.412,62 TL) asıl alacak, 118,58 Euro (karşılığı: 354,55 TL) işlemiş faiz olmak üzere toplam 68.818,45 Euro (karşılığı: 205,767,17 TL) toplam alacak üzerinden devamına” ilk kararda da takip tarihindeki kur üzerinden davacı alacağı TL’ye çevrilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.” şeklinde belirtilmiştir. Karar düzeltme talebi üzerine yeniden yapılan incelemede davacı tarafın fatura alacağına dayalı olarak icra takibi başlattığı ve icra takibine dayanak olarak gösterilen faturanın euro cinsinden düzenlenmiş olduğu, davacının da takip talebinde alacak kalemleri açıklanırken, hem asıl alacak hem de faizin euro cinsinden talep edildiği takip talebinin alt kısmında TL cinsinden gösterilen alacak tutarının İİK'nun 58/3. maddesi gereğince ''Alacak veya teminat yabancı para cinsi ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi'' hükmü gereğince yabancı para alacağının harca esas TL karşılığı ve takip tarihindeki kur karşılığının gösterilmesi kapsamında olduğu, İlk Derece Mahkemesinin 35.05.2017 tarih ve 2015/490 Esas ve 2017/509 Karar sayılı ilamında da talebin bu şekilde yorumlanarak hükmün yabancı para cinsinden kurulduğu ve parantez içinde Türk Lirası karşılığının gösterildiği, İlk Derece mahkemesi kararının temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 07.07.2020 tarih 2019/3805 E., 2020/2120 K. Sayılı ilamında da davacı talebinin ve ilk derece mahkemesi kararının bu kapsamda değerlendirildiği, euro cinsinden kurulan hükme atıf yapıldığı, bu hususunun tenkit veya bozma nedeni yapılmadığı, ilk derece mahkemesince euro cinsinden takibin kısmen iptaline karar verildiği belirtilerek eksik bilirkişi incelemesi nedeniyle dosyanın esasa ilişkin nedenlerle bozulmasına karar verildiği, bozma ilamının 1 no.lu bendinde ''dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması halinde tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildiği'' anlaşılmıştır. Bozma kapsamı dışında kalan konuların temyiz itirazları red edilerek kesinleştirildiği ve usuli müktesep hak oluştuğu kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla yukarıdaki açıklamalar göz önünde bulundurulduğunda; Dairemizin karar düzeltme yoluna başvurulan bozma ilamının 3 no.lu bendindeki davacı talebinin yabancı para cinsinden olmadığı TL cinsinden olduğuna ilişkin değerlendirmenin yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak yapıldığı bu yöne ilişkin karar düzeltme nedenlerinin yerinde olduğu anlaşılmakla, bozma ilamında yer alan ve değerlendirme bölümünün 3 numaralı kısmında yer verilen, yapılan ödemelerin düşülmesi cümlesinden sonra gelen “ayrıca davacı takip talebinde yabancı para alacağını takip tarihi itibariyle TL üzerinden tahsilini talep ettiğinden TL üzerinden hesaplama yapılması için” kısmının çıkarılarak bozma ilamındaki sair hususlara ilişkin karar düzeltme talebi yerinde görülmediğinden, diğer kısımlara ilişkin karar düzeltme talebinin reddine, bu kısma ilişkin karar düzeltme talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda “Değerlendirme” bölümünün “2” nci bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer karar düzeltme taleplerinin REDDİNE, “3” ncü bendinde açıklanan nedenlerle KARAR DÜZELTME TALEBİNİN KABULÜ İLE Dairemizin 10.10.2023 tarih, 2022/2971 Esas, 2023/3204 Karar sayılı bozma ilamındaki ''ayrıca davacı takip talebinde yabancı para alacağını takip tarihi itibariyle TL üzerinden tahsilini talep ettiğinden, TL üzerinden hesaplama yapılması için'' cümlelerinin bozma gerekçesinden ÇIKARILMASINA, Karar düzeltme harcın istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/394, K. 2024/1180, T. 29.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-394-e-2024-1180-k-cb63a0b852be