Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3538 E. 2025/2457 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3538
- Karar No
- 2025/2457
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1879 E., 2024/1504 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/349 E., 2022/796 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 21.09.2020 tarihli 6 modüllü bir adet mikrodalga fırının üretilip davacıya teslimine dair bir sözleşme akdedildiğini, işbu sözleşme uyarınca, davalının 75.000,00 USD tutar karşılığında ... Endüstriyel Mikrodalga Fırını üretip davacıya teslim etmeyi taahhüt ettiğini, ürün karşılığı olarak 15.12.2020 tarihi itibariyle tüm çeklerin davalı tarafından tahsil edildiğini, sözleşmenin imzasının üzerinden uzun bir süre geçmesine rağmen eserin imalatına başlanmadığı ve taahhüt edilen makineye ilişkin hiçbir faaliyetin olmadığının tespit edildiğini, eserin teslim süresinin tahammül edilemeyecek oranda geçtiği ve davalının sözleşmeye uygun olarak işi zamanında teslim edemeyeceğinin anlaşıldığını, bunun üzerine davalıya gönderilen ihtarname ve fesih ile sözleşmeden dönüldüğünü, sözleşme uyarınca ödenen 580.743,50 TL veya 75.000,00 USD +KDV 'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 iş günü içinde iadesinin davalıya ihtar edildiğini, davalı tarafın ise cevabı ihtarnamesi ile yasaya, sözleşmeye ve gerçeklere aykırı gerekçelerle taleplerini kabul etmediklerini bildirdiğini, verilen cevapta, eserin % 65 inin tamamlandığı iddialarının gerçeklere aykırı olduğu gibi davalının ihtarnamenin keşidesi anında dahi henüz eserin imalatına başlamadığının tanıklarca gözlendiğinin bildirildiğini, sözleşmeye ve taahhüdüne aykırı olarak doğalgazlı ısıtma dayatarak davacıya tahammülü imkansız külfet yüklemek istediğini, bu isteğin davacı tarafından kabul edilmediğini, davalının iddialarının aksine taraflarınca bu yöne ilişkin hiçbir revizyon, değişiklik vs.. talebi olmadığını, davalının da ihtarnamesinde kabul ettiği üzere davalının doğalgazlı ısıtma dayatmasının sözleşmenin ifasına ilişkin esaslı bir değişiklik olup, işbu değişikliğe ilişkin masrafların da davalı tarafça davacıya yüklenmek istendiğini, davacının makinede olması gereken parasını verdiği 5 KW elektrikli sıcak hava yerine, ek külfete girerek doğalgaz sistemine ayrıca para vermek istemeyeceğini, makinenin 14-16 hafta içinde bitireceğini taahhüt ettiğini ancak bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalının özellikle pandemi koşullarına dayalı itirazlarının da kabul edilemez olduğunu, sözleşmenin 2020 yılının Eylül ayında, Covid-19 pandemi döneminde imzalandığını, salgın şartlarının mücbir sebep ilkesi şart olup Covid-19 pandemisinin, sözleşmenin imzalandığı 2020 yılı Eylül ayında öngörülemez vasfını yitirdiğini, e posta yazışmalarında da pandeminin iş bu sözleşmede mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek 75.000,00 Amerikan Doları alacağın fiili ödeme tarihindeki TCMB kuru üzerinden ve 02.03.2021 ihtarname tebliğ tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu ürünün “... Endüstriyel Mikrodalga Fırın” olarak teklif mektubunda yer aldığını, davacı tarafla kararlaştırılan “elektrikli ısıtıcı” içermeyen çelik şasi üzerine monteli fırın talep edilmesi halinde hibrit fırına dönüştürülebilme imkanına sahip bir ürün olduğunu, teklif kapsamında olmayan ürünlerin sözleşmenin 1.2.3 maddesinde "Makine üzerindeki fanlardan sonraki hava tesisatları teklife dahil değildir." ve 1.2.4 maddesinde "Mikrodalga üreteçleri ve güç kontrol üniteleri için gerekli soğutma sistemi teklife dahil değildir" şeklinde yer aldığını, davaya konu ürünün %70 oranında tamamlandığını, kalan %30'luk kısmın eksik kalmasının ise Covid-19 (mücbir sebep) pandemisi sebebiyle bazı parçaların Çin'den geç gelmesi gibi davalıdan kaynaklanmayan sebeplerden ve davacının üründe değişiklik istemesi, bu değişikliklerin de teklif dışı malzemelerden oluşmasından kaynaklandığını, davacının değişiklik talebi ve bu değişiklik sebebiyle davalıya ürünleri teslim etmesi gerektiği halde teslim etmediğinin de gerek taraflar arasındaki yazışmalardan gerekse ihtarnamelerden anlaşıldığını, davacı yanın söz konusu sözleşmeye konu ürünü revize ederek fırına sıcak hava sisteminin monte talep edilmesi ile davalı şirkete müdahale ettiği ve bu durumun imalat sürecinin durmasına sebebiyet verdiğini, davacı yanın hem sürece müdahale ederek başka taleplerini ilettiği hem de bu taleplerinin yerine gelmesini sağlayacak ve sözleşme kapsamında olmayan kendisinin temin etmesi gereken ürünleri davalıya teslim etmediğini ve akabinde haksız bir şekilde sözleşmeden döndüğünü bildirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olan fırının %70 oranında tamamlandığı ve eksik iş toplamının %30 oranında olduğu, raporlarda da belirtildiği üzere eksik işlerin kontrol panosu ve güç panolarındaki kablolama işlemlerinin tamamlanması, magnetron ve dalga klavuzlarının makine üzerine montajı, konveyör bant sisteminin montajı ile müşteri tarafından temin edileceği kararlaştırıldığı belirtilen hava tesisatları ve gerekli soğutma sisteminin montajı olduğu, bilirkişi raporunda müşteri tarafından temin edilmesi gereken mikrodalga üreteçleri ve güç kontrol üniteleri için gerekli soğutma sisteminin sistemin test ile çalışması için zorunlu parçalar olduğu, bu parçalar olmadan fırının test edilip müşteriye teslim edilmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafça söz konusu parçaların müşteri tarafından temin edilmediğinden fırının yapımının geciktiğinin belirtildiği ve cevap dilekçesinde de sözleşmeye konu ürünün büyük oranda tamamladığı, %30'luk kısım için davacının ürünleri temin etmesini beklendiğinin belirtildiği , TBK 472. maddesindeki "Malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur. Malzeme işsahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür. Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen iş sahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur"düzenlemesi göz önüne alındığında yüklenicinin iş sahibi tarafından teslim edilmesi gerekip teslim edilmediği belirtilen malzemenin teslimine yönelik iş sahibine bildirim yapmak zorunda olduğu, davalı tarafça cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere davalının "davacının ürünleri teslim etmesini beklediği" ve bu hususta davacı iş sahibine her hangi bir bildirim yapmadığı, söz konusu bildirim yapılmadığından TBK 472. maddesi doğrultusunda doğacak sonuçlardan davalı yüklenicinin sorumlu olduğu, bu husus göz önüne alındığında davacı tarafça TBK 473. madde kapsamında yapılan sözleşmeden dönme işleminin haklı ve yerinde olduğu, davacı tarafça sözleşmeden dönüldüğünden sözleşme sebebiyle ödenen bedelin iadesi talebinin de yerinde olduğu, davalı yüklenicinin davacı iddiasının aksine ihtarnamede ödeme için verilen 3 iş günlük sürenin sonu olan 08.03.2021 tarihi itibari ile temerrüde düştüğü gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 75.000,00 USD' nin fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası döviz kuru üzerinden TL karşılığının 08.03.2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun sair hususlar yönünden reddine karar verilmiş, ancak 75.000,00 USD'nin 08.03.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4-a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası'nın döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken 75.000,00 USD' nin fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası döviz kuru üzerinden TL karşılığının 08.03.2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava dosyasındaki bilirkişi raporları ve uzman mütalaalarının gerekçede hiç tartışılmadığını, davacının fesih gerekçesiyle bağlı olmasına rağmen, İlk Derece Mahkemesinin davanın hiçbir aşamasında ihtilaf konusu olmayan bir gerekçe ile hüküm kurduğunu, davacı tarafın fesih gerekçelerinin gerçeğe aykırı olduğunun 4 teknik rapor ve 1 hukuki rapor olmak üzere 5 raporla ortaya çıktığını,
b. Davaya konu ürünün %70 tamamlandığı, geriye kalan %30'luk kısmın eksik kalmasının ise davacının üründe değişiklik istemesi, bu değişikliklerin de teklif dışı malzemelerden oluşması ve bu malzemelerin Covid-19 pandemisi mücbir sebebiyle bazı parçalarının liman kısıtlamaları sebebiyle Çin'den geç gelmesi mücbir sebebi ile tüm bunların müvekkilden kaynaklanmayan sebeplerden olduğunu,
c. İlk Derece Mahkemesinin gerekçesini sadece “davacının ürünleri teslim etmesini beklediği" ve bu hususta davacı iş sahibine her hangi bir bildirim yapmadığı…” gerekçesine dayandırdığını, davacıya bildirim yapıldığına dair deliller sunulduğunu,
d.Davacının sözleşmeyi feshetmesinin “Ahde Vefa” (Pacta Sunt Servanda) ilkesine aykırılık oluşturduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.