Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3106 E. 2025/2803 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3106
- Karar No
- 2025/2803
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1039 E., 2022/985 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/662 E., 2022/318 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 05.11.2010 tarihli arsa payı karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, inşaatın projeye uygun tamamlanarak arsa sahiplerine teslim edilerek 25.04.2016 tarihinde yapı kullanma izni alındığını, sözleşmedeki paylaşıma göre müvekkil adına satışı vadedilen A blok 10. kat 41. no'lu bağımsız bölümün tapusunun kat irtifakı kurulurken arsa sahibi davalılar adına tescil edildiğini, müvekkilin edimlerini yerine getirmiş olmasına rağmen satışı vadedilen bağımsız bölümün tapu devrinin yapılmadığını, ihtarnameye karşılık verilmediği gibi tapu devrinin yapılmadığını belirterek dava konusu bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı iddialarının yersiz, haksız ve gerçek dışı olduğunu, davacının tapu kaydının verilmesi konusunda kendisinden talepte bulunmadığını, tebliğ edildiği iddia olunan ihtarnamelerin eline geçmediğini, dava konusu taşınmazın davacı adına kayıt ve tesciline herhangi bir itirazı bulunmadığını, aleyhine açılan dava konusu olayda kusurunun bulunmaması nedeniyle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
Davalı ..., ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçelerinde özetle; davacının sözleşmede belirlenen yükümlülüklerini süresinde yerine getirmediğini, sözleşmede yükleniciye isabet edecek bağımsız bölümlerin tapusunun kademeli olarak devrinin kararlaştırıldığını, iskân 25.04.2016 tarihinde alındığından iskân öncesi çekilen ihtarnamenin hukuken bir anlamı olmadığını, yüklenicinin sözleşmede belirlenen sürede inşaatı bitiremediğinden davalı ... tarafından 06.05.2015 tarihinde yüklenici aleyhine sözleşmeden kaynaklanan gecikme tazminatı ve nama ifa davası açıldığını ve kesinleşen ilamda davacının davaya konu inşaatı sözleşmeye aykırı olarak süresinde teslim etmediği ve iskânı dahi dava açıldıktan sonra aldığının tespit edildiğini, davacının kademeli ferağdan yararlanabilmek için işi olağan iş takvimine ve sözleşmedeki yükümlülüklerine uygun olarak süresinde ifa etmesi gerektiğini, ancak davacının olağan iş takvimine riayet etmeyerek yükümlülüklerine uygun davranmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; inşaatın sözleşmede kararlaştırılan sürede bitirilmediğinden sözleşmesinden kaynaklanan gecikme tazminatı ve nama ifaya izin davası açıldığını, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... tarafından davacı aleyhine açılan ve kesinleşen kira alacağının tahsili için ilamlı icra takip talebinde bulunulduğu ve icra dosya borcunun 21.05.2021 tarihinde tamamen ödendiği, davacının iskân izni almak sureti ile sözleşmeden doğan tüm borcunu yerine getirerek dava konusu 41 no'lu bağımsız bölümü talep etme hakkını kazandığı, yargılama giderlerine yönelik gecikme nedeniyle yükleniciden gecikme tazminatı talebi hakkı bulunan davalıların dava konusu bağımsız bölümü davacıya intikal ettirmemekte dava tarihi itibari ile haklı bulundukları gerekçesi ile davanın davalı ... yönünden kabul beyanı doğrultusunda kabulüne, diğer davalılar yönünden ise yukarıda açıklandığı üzere kabulüne karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin 380.000,00 TL olduğu, alınması gerekli karar ve ilam harç bedelinin 25.957,80 TL olduğu halde mahkemece karar ve ilam harç bedelinin 8.880,30 TL olduğu kabul edilmek suretiyle harç tahsiline karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, harçlar kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce re'sen gözetilmesi gerektiği, yine davacı adına tesciline karar verilen dava konusu bağımsız bölüm yönünden hükümde iptaline karar verilen hisselerin hangi davalılara ait olduğu ve iptal edilen arsa paylarının belirtilmeyerek infazda tereddüt oluşturulması ve infaza elverişli hüküm kurulmamış olması gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile karar kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kabulü yönünden hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın yargılama giderleri yönünden hukuka aykırı olduğunu, sözleşmede kira kayıplarının ödenmesinden sonra dairelerin tapularının verileceği şeklinde değerlendirmenin hatalı olduğunu, davanın kabul edilmesine rağmen davalıların yargılama giderine sebebiyet vermedikleri gerekçesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasının hakkaniyetli olmadığını, tazminat alacakları ödenerek tam ifa sağlandığını belirterek, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kararın ortadan kaldırılması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.