Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2992 E. 2025/3951 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2992
Karar No
2025/3951
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1026 E., 2024/1191 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmancık 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/152 E., 2023/112 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 107 ada 67 parselde 10/13 hissesinin müvekkili adına, kalan 3/13 hissenin ... (... karısı) adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın tamamının müvekkili ve önceki malikleri tarafından 40 yıldan fazla zamandır nizasız fasılasız ve malik sıfatıyla kullanıldığını, 3/13 hisse sahibi ...’nın kim olduğunun tespit edilemediğini belirterek 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713/2 hükmüne dayanılarak ... adına olan tescilin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın bulunduğu yerde yapılan kadastro çalışmalarının 13.04.1978 tarihinde kesinleştiği, tanık beyanları, mahalli bilirkişi beyanları ve dosya içerisine alınan raporlarda davaya konu taşınmazın davacılardan önce murisler tarafından kullanıldığı, Mahkemece yapılan araştırmalara rağmen ... karısı ... isimli kimsenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan sebebine dayanılarak açıldığı, kayıt malikinin bilinen kişi olduğu, mirasçıların bilinememesi ve tespit edilememesi halinde mirasın istihkak davası açma hakkı saklı kalmak üzere devlete geçeceği, yine 4721 sayılı Kanunun 501. maddesinde "Mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirasının devlete geçeceği" düzenlemesinin bulunduğu, şu durumda ... karısı ... mirasçısı tespit edilemediğine göre, 4721 sayılı Kanunun 594 ve 501. maddeleri gereğince tapu maliklerinin mirasının devlete geçmiş olduğu, bu tür yerlerin olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla elde edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, katılma yolu ile istinafa gelen davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352. maddesi uyarınca usulden reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince tapu malikinin bilinen kişi olduğu belirtilmiş ise de yapılan araştırmalarda kim olduğunun tespit edilemediğini, 4721 sayılı Kanunun 501. maddesi uyarınca Hazine mirasçı olacaksa dâhi olağanüstü zamanaşımına dayalı olarak taşınmazın zilyetlikle iktisap edilmesine engel teşkil etmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanunun 713/2 hükmünde düzenlenen bilinmeme sebebine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2992, K. 2025/3951, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2992-e-2025-3951-k-12b6c7da5910