Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/271 E. 2024/4527 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/271
- Karar No
- 2024/4527
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1005 E., 2023/2301 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/284 E., 2022/201 K. 1-Davacılar vekili; muris ...'ın Konya ili, Selçuklu ilçesi, Buhara Mahallesi 17072 ada 5 parsel sayılı taşınmazı 94.000,00 TL karşılığında dava dışı ...'dan 14.09.2012 tarihinde satın aldığını, taşınmazın tapu devrinin 31.12.2014 tarihinde yapılacağının ve tapu masrafı hariç herhangi bir ödeme yapmalarının gerekmediğinin tarafına bildirildiğini ve bu hususta yönetim kurulu tarafından karar alındığını, bu kararın yönetim kurulu karar defterine 14.09.2012 tarih, 60 evrak no ile kaydedilmişse de, davalı tarafın edimini yerine getirmediğini, taraflarına 20.500,00 TL tutarında aidat borcu çıkarıldığını, bu borcun ödenmesi halinde tapusunun çıkartılacağının davalı tarafından bildirildiği, borcun ödenmemesi üzerine davalı kooperatif tarafından davacı aleyhine Konya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/9498 Esas sayılı dosyası icra takibi başlatıldığını, davalı kooperatifin ödemesi gerekirken bütün emlak vergilerinin davacı tarafından ödendiğini, kooperatifin fiili olarak sona erdiğini ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verilmesini, aksi halde taşınmazın rayiç bedelinin kooperatiften tahsiline karar verilmesini, 3.000,00 TL emlak vergisinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2-Davalı vekili; müvekkilinin bütün sorumluluklarını yerine getirdiğini, davalının sorumluluklarını sürekli yerine getirmekten kaçındığını, davacının yapması gereken ödemelerden imtina ettiğini, aidat borçları ve kooperatife borcu olan üyeler hakkında yasal işlemlerin başlatılması ve üyelik iptali için tasfiye yönetim kuruluna yetki verilmiş olmasına rağmen herhangi bir itirazda bulunmadığını ve herhangi bir dava açmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. 3-İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmaza ilişkin kooperatif üyeliğinin 14.09.2012 tarihli daire devir sözleşmesi ile dava dışı ... tarafından müteveffa ...'a devredildiği, ilgili devir sözleşmesi kapsamında tapu masrafı hariç kooperatife başka ödeme yapılmayacağının kararlaştırıldığı, ilgili hususun 16.09.2012 tarihinde karar defterine işlendiği, davacıların davalıya herhangi bir borcun bulunmadığının tespit edildiği, celp edilen tapu kayıtlarında kat mülkiyetinin kurulduğu, ancak ferdileşme gerçekleşmediğinden mülkiyetin kaydının halen davalı kooperatif adına olduğu, her ne kadar davalı kooperatif bünyesinde ferdileşme işlemleri gerçekleştirilmemiş ise de, davacılar murisinin dava konusu taşınmaza ilişkin üyelik kaydını ilgili taşınmaz belirtilerek devraldığı, yine dava konusu edilen taşınmaz belirtilerek devir işleminin gerçekleştirildiğinin kooperatif kayıtlarına işlendiği, yine tanık beyanlarında müteveffa ... tarafından üyelik kaydının ilgili daire görülerek ve beğenilerek bu daireye ilişkin olarak yapıldığının beyan edildiği, bu halde ferdileşme gerçekleşmemiş ise de dava konusu yerde davacıların tahsis önceliği ve üstün haklarının var olduğu, emlak vergisi ödemesinin ise kooperatif kayıtlarında yer almadığı ve davacı tarafça ödeme yapıldığı ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına miras payları oranında kayıt ve tesciline, emlak vergisi adı altında ödenen bedellerin iadesine yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir. 4-İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 5- Bu karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca ortakların hak ve yükümlülüklerde eşit oldukları belirtildiğinden peşin ödemeli ortaklık talebinin kabulü için peşin ödemeli ortak sayısı ve peşin ödeme bedelinin tespitine yönelik genel kuruldan önceden alınmış bir karara ihtiyaç vardır. Genel kurulun böyle bir kararı olmamasına rağmen, yönetim kurulu o ortağı "peşin ödemeli ortak" kabul etmiş ise bu husus, mutlaka genel kurul gündemine alınmalı ve genel kurulda peşin ödemeli ortaklarla ilgili bir karar verilmelidir. Ayrıca peşin ödemeli ortaklarla ilgili işlemler yönetim kurulu ve denetim kurulu raporlarında açıkça yer almalı ve bu raporlar genel kurulda tek tek okunarak karara bağlanmalıdır. Aksi takdirde peşin ödemeli ortak olduğu belirtilen kişi bu statüden faydalanamaz. Normal bir ortak gibi muamele görür. Bir başka deyişle genel kurulca açık yetki verilmedikçe 1163 sayılı Yasa'nın 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesi veya akçalı konularda bir ortağa farklılık yaratması mümkün değildir. Sabit ve peşin aidat ödemek suretiyle ve ortaklığa alınmadaki izah edilen usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın, devam eden inşaatların finansmanına katılımı için üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder. Bu bilgiler ışığında somut uyuşmazlıkta; davacılar murisleri ...'ın önceki üye ...'dan devraldığı üyelik nedeniyle davalı kooperatiften tapu iptal ve tescili ile ödenen emlak vergisinin iadesi talep edilmiştir. Mahkeme, davacıların murisinin peşin ödemeli üye olduğunu kabul ederek, tapu iptal tescil kararı vermiş ise de dosya içeriği itibariyle davacıların murisinin ya da murisin devraldığı ...'ın peşin ödemeli üye olduğuna dair bir karar ya da yönetim kurulu kararının genel kurulda kabul edildiğine dair bir karara rastlanılmadığı anlaşılmakla, davacıların üyeliği normal üyelik mahiyetindedir. Bu durumda kooperatif genel kurulunca her üyeden alınması gereken meblağın davacılar tarafından da ödendikten sonra tapu iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararı KALDIRILARAK; Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.03.2022 tarihli, 2020/284 Esas, 2022/201 Karar sayılı kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi gönderilmesine, 02.12.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.