Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/938 E. 2024/4896 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/938
- Karar No
- 2024/4896
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/117 E., 2023/1406 K. KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/194 E., 2020/242 K. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin müteahhit olduğunu, davalıların arsa sahibi olduklarını, aralarında 17/02/2018 tarihli protokol yaptıklarını, bahsi geçen sözleşmede 9 parsel sayılı boş arsa üzerine KKİS yapılmasına ilişkin ön sözleşme olduğunu, sözleşmeye istinaden müvekkillerinin davalılara 270.000 USD ödeme yaptıklarını, daha sonrasında asıl sözleşmenin düzenlenmediğini, ön sözleşmenin 14/09/2018 tarih 9802 yev. No.lu ihtarname ile feshedildiğini, davalıların ödenen 200.000 USD karşılığında 197.868 USD geri ödediklerini, 72.132 USD müvekkillerin alacağı kaldığından davanın kabulünü talep ve dava etmiştir. Davalı vekili süresi içerisinde cevap dilekçesinde özetle; protokolün taraflarının, dava dışı "Sadunoğlu İnşaat A.Ş" ve davalılar olduğunu, davacıların aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, protokolün resmi şekle uyulmadan yapıldığından geçersiz olduğunu, tarafların ancak verdiklerini geri alabileceklerini, davacılardan ...'nun, davalılardan ...'in banka hesabına gönderdiği paraların tamamının gönderildiği para cinsi üzerinden, davacı ...'na, aynı banka hesapları üzerinden tamamen iade edildiğini, müvekkiline gönderilen Türk Lirası havalelerin açıklama kısmında, USD karşılığı gibi bir açıklama olmadığını, bu nedenle bu gönderilenden Türk Lirası olanların döviz cinsinden karşılık olduğunun ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, ... tarafından gönderilen havalelerin, Sadunoğlu İnşaat A.Ş ile yapılan protokolde ...'e ait olduğu belirtilen banka hesabına değil, ...'in başka bir hesabına yapıldığını, havalenin gönderildiği hesabın davacıların ortak hesabı olmadığını, bu nedenle diğer davacı ...'nun bir hak ileri sürmesinin mümkün olmadığı gibi, ...'in ödeme almadığı için iadesinden de sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince makbuz içerisinde gönderilen paranın sözleşmeye istinaden ödendiği veya kararlaştırılan USD karşılığı olduğu belirtilmemiş olduğu, makbuza açıkça dava konusu olan 1314 ada, 9 parselin bedeli diye belirtilmediği, sözleşme fesih olduğunda taraflar karşılıklı olarak verdiklerini iade yükümlülüğünün altında olduğu, davalıların bu iade yükümlülüğünü yerine getirdiği, davacıların ancak ve ancak ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren faizi ile birlikte isteyebilecekleri, ancak bu yönde talepleri bulunmadığı, 13/03/2018 tarihinde gönderilen para dekontunda kur karşılığı yazılmadığı, davacılar davalılar tarafından iade edilen Türk Lirası karşılığına rağmen itiraz etmeden Türk Lirası karşılığında kabul ettikleri, bu nedenle geri iadenin de Türk Lirası karşılığından kabulü anlamına geldiği ve davacıların davalılar tarafından iade edilen Türk Lirası karşılıklara rağmen itirazı kayıt koymadan Türk Lirası üzerinden kabul ettikleri , bu durumun da geri iadenin Türk Lirası üzerinden yapıldığının kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan kabulü ile kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı süresinde davalılar vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesince protokoldeki bedel USD üzerinden belirlenmiş olsa da Türk Lirası olarak iade edilmesinde bir sakınca bulunmadığı, sözleşme gereği yapılacak iadelerin ya doğrudan USD olarak veya iade tarihindeki TL/USD efektif satış kuru karşılığı üzerinden yapılması gerektiği, ödeme dekontlarının açıklama kısmında "Beylikdüzü 1314 ada parsel sayılı taşınmaz bedeli içindir" şeklinde şerh yazılı olduğu, bu itibarla davacıların davalı Selahattin Eker'in banka hesabına yatırdığı bedellerin 17/02/2018 tarihli protokole istinaden yapıldığının kabulü gerekirken mahkemece "makbuz içerisinde gönderilen paranın sözleşmeye istinaden ödendiğinin belirtilmemiş olduğu" şeklindeki tespiti de hatalı olduğu gerekçesi ile usul ve yasaya aykırı görülerek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulü kararı verilmiş ise de; Arsa payı karşılığı inşaat ön sözleşmesinin asıl sözleşme gibi noterde yapılması zorunludur. Somut olayda, adi yazılı şekilde yapılan sözleşme şeklen geçersizdir dolayısıyla geçersiz sözleşmeye dayalı alacaklar bakımından davacı taraf geçersiz sözleşmeye göre verdiğini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilir. Davalılar tarafından da davacı tarafça kendilerine gönderilen miktarda paranın aynen iade olunduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında verdiği karar usul ve yasaya aykırı görüldüğünden BOZULMASINA. HMK'nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 16.12.2024 gününde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.