Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1159 E. 2024/5081 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1159
- Karar No
- 2024/5081
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1137 E., 2023/1443 K. Birleşen İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2019/99 E. Sayılı Dava Dosyasında: KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/447 E., 2023/43 K. Asıl davada İlk Derece Mahkemesince, davacının 105.000,00 Türk Lirası hak mahrumiyeti talep edebileceği, takipten sonra geçen 8 aylık süre içinse 120.000,00 Türk Lirası talep edebileceği gerekçesiyle davalı yüklenici şirket hakkındaki itirazın iptali talebi yönünden davanın kabulü ile, davalı borçlunun İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4351 Esas sayılı takip dosyasında 105.000,00 Türk Lirası asıl alacağa ilişkin itirazının iptali ile bu miktar üzerinden takibin devamına, belirtilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, takip konusu alacak yargılamayı gerektirdiğinden, likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, asıl davadaki davalı şirket hakkındaki alacak talebinin kabulü ile, 120.000,00 Türk Lirası alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, davalı ...'nin sözleşmenin tarafı olmaması nedeni ile hakkında açılan asıl davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Birleşen davada, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Kadıköy 21. Noterliği'nin 04/08/2015 tarih ve 22298 yevmiye sayılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeyi davalı ...'nin garantör ve şirketin tek temsilcisi olarak imzaladığını, sözleşmeyle davacının 1 ve 15 numaralı dairelerde ... ile birlikte, 1/2'şer oranında hisseye sahip olduğunu, sözleşme süresinin 02/04/2017 tarihinde sona erdiğini, 3 aylık ek sürenin 02/07/2017 ve iskan alımı için belirlenen 2 aylık ek sürenin de 02/09/2017 tarihinde sonlandığını, ancak davalı yanca binaya halen iskan alınamadığını, davacı tarafından davalılar hakkında eksik ve ayıplı işler bedelinin tahsili için İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4455 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak davalıların haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı yanın icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca, iskan alınamadığı için kiraya verilemeyen 1 no.lu dükkan için 270.000,00 Türk Lirası, intifa hakkı sona eren 15 no.lu daire için 30.000,00 Türk Lirası olmak üzere toplam 300.000,00 Türk Lirası'nın icra takip tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'nin davalı şirketin temsile yetkili kişisi olduğunu, 15/08/2016 tarihindeki darbe girişiminden sonra ilan edilen OHAL ile birlikte ülkece zor ve sıkıntılı dönemler geçirildiğini, buna rağmen davalı şirket tarafından sözleşmede arsa sahiplerine verilmesi taahhüt edilen kira bedellerinin gecikmeli de olsa ödendiğini, dairelerin tam olarak oturmaya hazır hale geldikten sonra 20/09/2017 tarihinde temsil heyetine bildirildiğini, teslimden yaklaşık 5 ay sonra eksikliklerin olduğuna ilişkin ihtar gönderildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, birleşen davada, davacı ...'ın icra takibine kadar 105.000,00 Türk Lirası, takipten sonra geçen 13 aylık süre için ise, 195.000,00 Türk Lirası talep edebileceği, davalı Ödül İnşaat Taahhüt San ve Tic. Ltd. Şti hakkındaki itirazın iptali talebi yönünden davanın kabulü ile, davalı borçlunun İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4455 E. sayılı takip dosyasındaki, dava konusu yapılan 105.000,00 Türk Lirası asıl alacağa ilişkin itirazının iptaline, takiplere konu asıl alacak yargılamayı gerektirdiğinden, taraflarca likit olmadığından, icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı ayrıca takiplere konu alacak yönünden itirazın iptali talebinden başka, takip sonrasından dava tarihine kadar işleyen hak mahrumiyeti bedeli için de alacak talebinde bulunduğu, itibar olunan raporlar ve ek raporlar kapsamına göre, birleşen davadaki davalı Ödül İnşaat Taahhüt San ve Tic. Ltd. Şti hakkındaki alacak talebinin de kabulü ile, 195.000,00 Türk Lirası alacağın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı Ödül İnşaat Taahhüt San ve Tic. Ltd. Şti den tahsiline, davalı ...'nin sözleşmenin tarafı olmadığından hakkında açılan birleşen davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Asıl ve birleşen davada İlk Derece Mahkemesi kararına karşı asıl ve birleşen davada davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı süresinde asıl ve birleşen davada davalı ... vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 1- HMK' nın 362/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen ve miktar ve değeri 238.730,00-Türk Lirası'nı aşmayan kararlara karşı temyiz yolu kapalı olduğundan ve somut olayda, temyiz eden tarafın temyize konu yaptığı miktar toplam 225.000,00-Türk Lirası olduğundan asıl davada davalı vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir. 2- İlk Derece Mahkemesince birleşen davanın, davalı ...'nin sözleşmenin tarafı olmadığından, hakkında açılan birleşen davanın husumetten reddine ilişkin karara karşı birleşen davada davalı vekilince yapılan istinaf başvurusu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesince, asıl ve birleşen davalarda davanın dayanağını oluşturan Kadıköy 21. Noterliği'nin 04/08/2015 tarihli ve 22298 yevmiye no.lu düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin "Kefalet" başlıklı 30. maddesinde; davalı ...'nin davalı yüklenici şirketin anılan sözleşmeden doğan yükümlülüklerine karşı garantör olduğu ve ayrıca sözleşmede anılan parasal yükümlülükler ve parasal ceza-i müeyyideler için de müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduğunun düzenlendiği ve sözleşme bu sıfatla davalı ... tarafından da imzalandığı gerekçesi ile usul ve yasaya aykırı görülerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında birleşen davanın kabulüne; davalılar hakkındaki itirazın iptali talebi yönünden davanın kabulü ile, davalıların İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4455 Esas sayılı takip dosyasındaki, dava konusu yapılan 105.000,00 Türk Lirası asıl alacağa ilişkin itirazlarının iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına, belirtilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, takip konusu alacak likit olmadığından davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen davadaki davalılar hakkındaki alacak talebinin kabulü ile, 195.000,00 Türk Lirası alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine kararı verilmiş ise de; Bölge Adliye Mahkemesince, birleşen davada davalı ..., taraflar arasındaki sözleşmede garantör olarak nitelendirilerek hükmedilen meblağdan sorumlu tutulmuş ise de; anılan sözleşme davacı ile davalı şirket arasında akdedildiğinden, davalı şirket yetkilisi ...'nin sözleşmedeki edimi kefalet mahiyetinde olup, TBK.'nın 583' ncü maddesi uyarınca kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe kefalet sözleşmesi geçerli olmaz. Ayrıca kefil kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu durumu kendi el yazısı ile belirtmek zorundadır. Bu nedenlerle kefalet sözleşmesinin şekil koşulları gerçekleşmediğinden bu davalı açısından davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, şirket ile birlikte sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin İlk Derece Mahkemesince verilen kararı KALDIRILARAK yeniden esas hakkında verdiği karar usul ve yasaya aykırı görüldüğünden BOZULMASINA, HMK' nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.