Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1365 E. 2024/5021 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1365
- Karar No
- 2024/5021
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/839 E., 2023/103 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul, Birleşen 2004/97 Esas Dosya Kabul, Diğer Birleşen Dava Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına Asıl davada davacı vekili, davalıların murisi ...ile yapılan Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri gereğince müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalıların hak edilen taşınmazların tapu devrini yapmadıklarını ileri sürerek, sözleşmeye göre müvekkiline düşen bağımsız bölümlerin tapu iptali ve tescilini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2004/97 Esas sayılı davada davacı vekili, kooperatifin sözleşmeye göre belirlenen teslim tarihinde taşınmazları teslim etmediğini, sözleşmede gecikme halinde her ay için 300,00 DM ödeneceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 Euro karşılığı 19.558,00 TL cezai şartın tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2004/506 Esas sayılı davada davacı vekili, kooperatifin sözleşmeye göre belirlenen teslim tarihinde taşınmazları teslim etmediğini, sözleşmede gecikme halinde her ay için 300,00 DM ödeneceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek, 97.297,00 TL cezai şartın tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2004/1024 Esas sayılı davada davacı vekili, kooperatifin sözleşmeye göre belirlenen teslim tarihinde taşınmazları teslim etmediğini, sözleşmede gecikme halinde her ay için 300,00 DM ödeneceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL cezai şartın tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl davada davanın kısmen kabulüne, birleşen 2004/97 Esas sayılı davada davanın kabulüne, birleşen 2004/506 Esas sayılı davada, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2004/1024 Esas sayılı davada, davacı tarafından talep edilen 10.000,00 TL alacak kaleminden 2.492,41 TL'lik kısıma denk gelecek bağımsız bölümler asıl davada arsa sahipleri uhdesinde bırakılarak karar verildiğinden 2.492,41 TL'lik kısım yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, bakiye 7.507,59 TL'lik kısım yönünden davanın kabulüne dair verilen karar, asıl davada davacı ve birleşen davalarda davalı olan kooperatif vekili tarafından yasal süresinde temyiz edilmiştir. Dosyanın temyiz incelemesinde olduğu sırada asıl davada davacı ve birleşen davalarda davalı olan kooperatif vekili, Dairemize verdiği 28.09.2023 tarihli beyan dilekçesinde, birleşen 2004/97 Esas sayılı davada davacı olan Madran İnşaat Yapı San. ve Tic. Ltd. Şirketinin 12.08.2014 tarihinde sicilden terkin edildiğini beyan etmiştir. Bahsi geçen dilekçe ekinde yer alan, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 18.08.2014 tarih ve 8633 sayılı nüshasının 329. Sayfasında, birleşen 2004/97 Esas sayılı davada davacı olan şirketin, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi uygulanarak kaydının 12.08.2014 tarihinde Ticaret Sicilinden re'sen silindiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinde” 01.07.2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. a)24.6.1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler. b)Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olan anonim ve limited şirketler. c)Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatifler. d)Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler. e)Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için Ticaret Sicilinden terkin işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler (2) Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz“ hükmü bulunmaktadır. Bu hükme göre, eldeki açılı bulunan dava olduğuna göre terkin işlemi yapılması mümkün olmamakla birlikte, şirket terkin edildiğinden birleşen 2004/97 Esas sayılı davada davacı olan şirketin, dava ehliyeti ortadan kalkmış bulunmaktadır. Dava ehliyeti; 6100 sayılı HMK'nın 51. maddede açıkça düzenlenmiş olup, kişinin kendisinin veya yetkili kılacağı bir temsilci aracılığı ile bir davayı takip etme ve usul işlemlerini yapma ehliyetini ifade eder. Dava ehliyeti, medeni (maddi) hukuktaki TMK'nın 9. maddesinde düzenlenen medeni hakları kullanma (fiil) ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekil olarak anlaşılmalıdır. Buna göre; medeni hakları kullanma ehliyeti bulunan her gerçek ya da tüzel kişi dava ehliyetine sahip kabul edilmelidir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesinde açıkça düzenlendiği üzere dava ve taraf ehliyeti dava şartlarındandır. Dava şartları davanın başlangıcından sonuna kadar bulunması gereken şartlarıdır. Bir başka deyişle dava açan ve davalı konumunda bulunan her gerçek yada tüzel kişi bu davanın devamı ve hüküm kesinleşinceye kadar bu ehliyetini korumuş olmalıdır. Bu hükümler ve açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davanın açıldığı tarih itibariyle dava ehliyeti bulunan birleşen 2004/97 Esas sayılı davada davacı olan şirketin, davanın devamı sırasında ve hükümden önce terkin edildiği anlaşılmakla dava ehliyeti ortadan kalkmış durumdadır. Bu durum taraf teşkiline ve dava şartlarına ilişkin bulunduğundan davanın her aşamasında re'sen nazara alınması gereken bir durum olduğundan Dairemizce de re'sen nazara alınarak taraf teşkili yönünden kararın bozulması gerekmiştir. O halde mahkemece yapılacak iş, birleşen 2004/97 Esas sayılı davada davacı olan şirketin, davanın devamı sırasında terkin edilmekle dava ehliyetini kaybettiği anlaşıldığından, anılan şirketin, ihya edilerek yeniden sicile kaydının sağlanması ve usulünce taraf teşkili sağlanarak davaya devamla esas hakkında karar verilmesinden ibarettir. Bu nedenlerle bozma sebeplerine göre diğer temyiz itirazları incelenmeksizin hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı ve birleşen davalarda davalı olan kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.