Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/4076 E. 2023/4321 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4076
- Karar No
- 2023/4321
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/656 E., 2023/995 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile ... arasında düzenlenen Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri uyarınca mülkiyeti davacılara ait Ankara ili Yenimahalle ilçesi, Dodurga Mahallesinde kain, tapunun 44493 ada 2 parselde bulunan 12.846.00 m² yüzölçümlü yer ile mülkiyeti davacıya ait olan aynı yer 44493 ada 3 parselde kayıtlı 1.341,00 m² yüzölçümlü taşınmazın ve mülkiyeti yine davalılara ait olan Ankara ili, Yenimahalle ilçesi Dodurga Mahallesinde kain, tapunun 44491 ada 3 parselde bulunan taşınmaz olmak üzere toplam 3 parça taşınmaz üzerine 20 adet villa yapılması kararlaştırıldığını, sözleşme doğrultusunda inşaat yapımına başlandığını, ... Grup İnş. San. Tic. Limited Şirketi tarafından, müvekkillerine taahhüt edilenden daha az imalat yapıldığını, firmanın iktisaden bittiğini, inşaatları yarım bıraktığını, Ankara 3. Noterliğinin 24.12.2014 gün ve 20764 yev. no.lu düzenleme şeklinde fesih ve ibra sözleşmesi ile taraflar arasında düzenlenen Ankara 39. Noterliğinin 15 Aralık 2010 gün ve 30646 yevmiye no.lu Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesini ileriye etkili olarak feshettiklerini ve fiziki gerçekleşme oranına göre paylaşım yapıldığını, yükleniciye isabet eden 15 adet villanın tamamı davalıların da dahil olduğu 3. kişilere satıldığını, somut olayda yükleniciden bağımsız bölüm satın alan davalıların 3. kişi kapsamında olup bu kişilerin yüklenici ile birlikte sorumlu oldukları ve MK nın 1023. ve 1024. maddelerindeki iyiniyet hükümlerinden yararlanamayacaklarının, davacı arsa sahipleri ile davalı yüklenici ... arasında düzenlenen sözleşme uyarınca arsa sahiplerine isabet eden ve 44491 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 5 adet villanın eksik ve kusurlu işlerinin giderilme bedeli olarak 2014 yılı fiyatlarıyla tespit edilen 1.259.595.00 TL nin dava tarihi olan 2021 yılı mahalli serbest piyasa rayiçlerine uygun biçimde yeniden hesaplanmasına, yüklenici firmanın kaçmış ve işin büyük ölçüde arsa sahipleri tarafından tamamlanmış olması sebebiyle bu tamamlama giderlerine mahsuben şimdilik 100.000,00 TL'nin yükleniciden bağımsız bölüm satın alan 3. kişilerden ihtarla temerrüde düştükleri tarihten itibaren hesaplanacak avans faiziyle birlikte tahsili ile miras hisseleri oranında davacılara ödenmesine, yükleniciden bağımsız bölüm satın alan 3. kişiler ödemeye yanaşmadıkları takdirde mahkemenizce 2021 yılı fiyatlarıyla bulunacak olan tamamlama bedelini karşılamaya yetecek miktarda villa tapusunun iptali ile arsa sahipleri adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Mimarlık Proje Ltd. Şti. vekili özetle; davacıların, yukarıda bahsi sözleşmenin tarafı olan kök arsa malikleri iseler de, dava tarihi itibarıyla mülkiyet sahibi olmadıklarını, davacıların sözleşme kapsamındaki kendilerine isabet eden taşınmazlarını üçüncü kişilere satmak suretiyle devrettiklerini, sözleşmeye konu taşınmazın devrinin, aynı zamanda devir tarihi itibarıyla taşınmaza ilişkin sözleşmeden kaynaklanan hakların da devri demek olduğunu, dava konusu edilen alacak iddiasının, yarım kalan inşaatın tamamlanması gerektiği iddiasından kaynaklandığını ve dayanağın da mülkiyet ve sözleşme olduğunu, bunların satış akdi yoluyla üçüncü şahsa devriyle, sözleşmeye bağlı aktif husumet ehliyeti de yeni malike geçtiğini, bu halde davacı arsa maliki açısından ancak, eksik işler nedeniyle taşınmazın satım bedeline yansıması olası farkın talebi olabileceğini ve onun da muhatabının sadece yüklenici olduğunu, bu durumda davacıların, sözleşme kapsamındaki taşınmazın mülkiyeti ile birlikte sözleşmeye dayanan hakları da devir ve temlik edilmiş olmakla, artık sözleşmeye bağlı hak ve alacak iddiasında bulunamayacaklarından aktif husumet ehliyetleri bulunmadığını, bu sebeple davanın, aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların malik olduğu taşınmazlar 44493 ada 7 parsel üzerinde bulunan taşınmazlardır. Yani davacı Ankara 39. Noterliği 15 Aralık 2010 tarih ve 30646 yevmiye no.lu KKİS gereğince 44491 ada 3 parsel üzerinde yapılan villaların eksik iş bedelinin Ankara 53.Noterliği 25/10/2010 tarih 26903 yevmiye nolu KKİS'ne göre 44493 ada 2 parsel (daha sonra aynı ada 3 parselle birleşerek 7 no.lu parsel olmuştur.) üzerinden yapılan inşaattaki müteahhitin daire alan 3. Kişilerden talep etmektedir. İki sözleşmede her ne kadar arsa sahipleri ve müteahhitler aynı olsa da hem KKİS'leri hem de inşaat yapılan taşınmazlar farklıdır. Dolayısıyla davacının talepleri yönünden davalıların pasif husumetinin bulunmadığı kabul edilmiş ve davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yükleniciye devredilen 15 adet villa karşılığında arsa sahiplerine ait 5 adet villada yapılacak olan imalatların tamamının yüklenici tarafından yapılacağını, davalıların yükleniciden bağımsız bölüm satın almış olup, diğer dava dosyalarındaki davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan red kararı verilmediğini, davalıların sözleşmeye konu başka bir parselde oturmalarının husumet yokluğuna sebep olmayacağını, 25.10.2010 tarihli sözleşmenin halen ayakta olduğunu, bu nedenle yüklenici ile birlikte yükleniciden bağımsız bölüm satın alan davalılarında sorumlu olacağını, nama ifaya izin ya da ileriye etkili fesih ve tapu iptal ve tescil talebine ilişkin haklarını saklı tuttuklarını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde belirttiği itirazlarını temyiz dilekçesinde yinelemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve kusurlu işler bedelinin alacağı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6100 sayılı Kanununun 114 ve 115 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470-486ıncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacıların taleplerinin fesih edilen 15/12/2010 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre 44491 ada 3 parseldeki villalara ilişkin olduğu ancak dava yöneltilen kişilerin ise 25/10/2010 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği 44493 ada 7 parsel(tevhid öncesi 44493 ada 2parsel) taşınmaz üzerindeki inşaatta yükleniciye düşen bağımsız bölümleri satın alan 3.kişiler olduğu anlaşıldığından mahkemece verilen pasif husumet yokluğu nedeniyle ret kararının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Yatırılması gereken temyiz harcı davacılar tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.