Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3904 E. 2024/1832 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3904
Karar No
2024/1832
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/207 E., 2023/168 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin geriye etkili feshi, sözleşmeye göre iskan dahil inşaatın halihazır durumunun, seviyesinin, tamamlanma süresinin ve tamamlanma maliyetinin tespiti isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davalıların mirası reddettikleri, söz konusu kararın kesinleştiği, davalıların pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçeleri ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı ... terekesi idare memuru ve fer’i müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde ; arsa sahibi davacılar ile davalıların murisi ... arasında Kadıköy 22. Noterliğinin 28.02.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı Düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin imzalandığını, tarafların noter masrafını düşünerek bir kısım mali yükler daha içeren 11.03.2019 tarihli ek sözleşmeyi de aralarında imzaladıklarını, sözleşmesine göre inşaatın bitiş tarihinin 30.06.2020 olduğunu, adı geçen sözleşme gereğince ek sürelerin de verilmesi halinde teslim tarihinin 30.12.2020 olduğunu, yüklenicinin sözleşmede belirtilen sürede işi tamamlamadığını, davacıların yüklenicinin temerrüdü nedeniyle sözleşmenin feshi ve diğer talepleri için hazırlık yaptıkları sırada yüklenicinin vefat ettiğini, mirasçı olarak geriye davalıların kaldığını, davacıların yüklenicinin vefatı üzerine mirasçı davalılar ile irtibat kurduklarında mirasçıların mirası reddedeceklerini, sözleşme yükümlülüklerini yerine getiremeyeceklerini beyan edip, inşaat ile ilgili fiili ve hukuki hiçbir girişimde bulunmadıklarını, yüklenicinin vefatından önce sözleşmede belirtilen teslim sürelerine uymayarak temerrüde düştüğünün sabit olduğunu, yüklenicinin bir kısım harici/hukuka uygun olmayan daire satışları yaptığını, bu alıcılar tarafından müvekkillerine baskı uygulandığını belirterek, sözleşmeye göre iskan dahil inşaatın halihazır durumunun, seviyesinin, tamamlanma süresinin ve tamamlanma maliyetinin tespit edilmesine, yüklenicinin temerrüdü nedeniyle Kadıköy 22. Noterliğinin 28.02.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin geriye dönük olarak feshini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'in 30.01.2021 tarihinde vefat ettiğini, ve geriye yasal mirasçılar olarak müvekkilleri miras bırakanın eşi ve iki çocuğunun kaldığını, murisin vefatı sonrasında müvekkillerinin yasal süresi içerisinde İstanbul Anadolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 23.02.2021 tarih, 2021/226 E. ve 2021/240 sayılı kesinleşmiş Kararı ile muris ...'in mirasını 4721 s. T.M.K. nın 606 ve 609. maddeleri gereğince reddettiklerini, bu sebeple müvekkillerinin davada taraf sıfatını bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli ve 2021-183 E., 2021-309 K. sayılı kararıyla; davacılar ile davalıların murisi ... arasında yapılan sözleşme sonrasında ...'in vefat ettiği, mirasçıları olan davalıların mirası reddettikleri, söz konusu kararın kesinleştiği, davalıların pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçeleri ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi 02.02.2022 tarih, 2021/3441 E. ve 2022/193 K. sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 10.05.2022 tarih, 2022/1791 E. ve 2022/2579 K. sayılı kararıyla; mahkemece TMK'nın 605 ve devamı maddelerine göre mirası reddetmiş olan mirasçıların varsa alt soylarına miras paylarının intikal edip etmediği araştırılmadığından, öncelikle murisin, mirası reddeden mirasçılar dışında başka mirasçılarının olup olmadığının araştırılması ve reddetmeyen mirasçı varsa davaya dahil edilmesi, yok ise TMK'nın 612. maddesine göre tasfiye konusunda işlem yapılmak üzere Sulh hakimine bildirim yapılıp atanacak temsilci huzuru ile davaya devam edilmesi gerektiği belirtilerek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 02.02.2022 tarih, 2021/3441 E. ve 2022/193 sayılı kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yüklenicinin vefatı nedeni ile tereke temsilcisinin katılımı ile taraf teşkilinin tamamlandığı, bilirkişi raporu ile dava konusu inşaatın tamamlanma seviyesinin % 72 oranında olduğunun belirlendiği, süresinde edimini yerine getirmediğinden yüklenici temerrüdünün sabit olduğu ve inşaat seviyesine göre davacı arsa sahiplerinin sözleşmeden geriye etkili dönmekte haklı oldukları gerekçesiyle davacının sözleşmenin feshi davasının kabulüne davacı ile davalıların murisi ... arasında düzenlenen Kadıköy 22. Noterliği'nin 28/02/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... Tereke İdare memuru ve fer’i müdahiller vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dosya davalısının murisin terekesi olduğu, hak ve borçların terekeye ait olduğu, tasfiye sonunda bir değer kalır ise bunların mirasçılara gideceği, bu durumda tereke aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalıların davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden bahisle davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu temyiz sebebi olarak ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Terekesi idare memuru temyiz dilekçesinde özetle; davanın davalısı ... terekesinin TMK 612.maddesine göre tasfiye edildiği, bu sebeple davanın İstanbul Anadolu 2.Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/7 Tereke sayılı dosyasında ''sıra cetveli'' tanzim edilene ve kesinleşene kadar durması gerektiği, yüklenicinin ölümünde eser sözleşmesi anlamında TBK 486 maddesinin uygulanması gerektiğini, yüklenicinin temerrüde düşmediğini inşaatın fiziki oranının % 90 ve üzeri civarında olup kalan işlerin az maliyetle giderilebilecek nitelikte olduğunu, tamamlatılması için süre verilmesi gerektiğini beyan ile kararının bozulmasını istemiştir. 3.Fer’i müdahiller vekili temyiz dilekçesinde özetle; yüklenicinin ölümünde eser sözleşmesi anlamında TBK 486 maddenin uygulanması gerektiğini, yüklenicinin temerrüde düşmediği, kendilerinin yükleniciden bağımsız bölüm temlik aldıklarını, taraflara kusur izafe edilemeyecek bir fevkalade durumun doğması sonucu arsa sahiplerince sözleşmenin geriye etkili fesih davası ikame edilmesinin iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı, inşaatın fiziki oranının % 90 ve üzeri civarında olup kalan işler az maliyetle giderilebilecek nitelikte olduğunu, tamamlatılması için süre verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkeme kararının bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık arsa sahibi davacılar ile davalıların murisi arasında düzenlenen düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin geriye etkili feshi, sözleşmeye göre iskan dahil inşaatın halihazır durumunun, seviyesinin, tamamlanma süresinin ve tamamlanma maliyetinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle inşaatın tamamlanması gereken süresinin yüklenicinin ölümünden önce bitmiş olmasına ve inşaatın tamamlanma seviyesinin keşif tarihi itibariyle %72 seviyesinde olduğunun bilirkişi raporu ile belirlenmiş olması ve sözleşmeye konu taşınmazın tapu kaydının arsa sahipleri adına kayıtlı olduğunun anlaşılmasına göre davalı ... terekesi idare memuru ve fer’i müdahiller vekillerinin tüm, davacılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Mahkemece davacıların davalarında haklı oldukları gerekçesi ile dava kabul edilmiş ise de, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davanın niteliği gereği davalılar davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden kendisini vekil ile temsil ettiren davacılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Oysa ki davadaki haklılığı kabul edilen davacının açtığı davaya ilişkin olarak karşı taraf vekalet ücretinden ve davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinden davalı yüklenici terekesinin sorumlu tutulması ve terekeden tahsili gerekirken aksi yönde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. 3.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun/6100 sayılı Kanun’un) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca ilk derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... terekesi idare memuru ve fer’i müdahiller vekillerinin tüm temyiz itirazlarının, davacılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik diğer temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının (2) ve (4) numaralı bentlerinin çıkarılarak yerine, (2) numaralı bent olarak “davacı tarafından yargılama boyunca yapılan 59,30TL başvurma harcı, 8,50TL vekalet harcı, 445,00TL tebligat gideri, 651,90 TL keşif harcı ve keşif araç gideri, 7.300 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.464,7 TL yargılama giderlerinin davalı ... terekesinden alınarak davacılara ödenmesine” (4) numaralı bent olarak “davacılar kendisini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı ... terekesinden alınarak davacılara ödenmesine” yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3904, K. 2024/1832, T. 29.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-3904-e-2024-1832-k-4cd3b43c901d