Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3647 E. 2025/1149 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3647
Karar No
2025/1149
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/519 E., 2023/839 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili ve asıl ve birleşen Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/343 E. sayılı dosyasında davalı/ birleşen Aksaray 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/322 E. sayılı dosyada davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı işveren arasında 27.03.2014 tarihinde akdedilen eser sözleşmesi gereğince davalıya ait mevcut Özel Aksaray Hastanesi ek hizmet binasının inşaat, imalât ve uygulamasının yapılması ve eski bina ile entegrasyonunun sağlanması işinin müvekkil tarafından anahtar teslim yapılmasının karalaştırıldığını, mahal listesinin sözleşmenin eki olarak taraflarca imzalandığını, Sağlık Bakanlığı'ndan ön izin alındığını, sözleşmede kararlaştırılan tarihte inşaatın yapımına başlandığını, inşaatın 30.12.2014 tarihinde geçici kabule hazır hale getirildiğini, geçici kabulün yapılmasına engel bir durumun olmamasına rağmen davalı iş veren tarafından herhangi bir haklı sebep sunulmadan geçici kabul işleminin yapılmasından imtina edildiğini, davalının sözleşmeye karşı haksız talepleri karşısında sözleşmeye devamın imkansız olduğunu, 23.02.2015 tarihli ihtarname ile işverenin kusurlu olarak sözleşmeyi ihlal ettiğinin bildirerek ve sözleşmenin 13. maddesinin 3. fıkrası gereğince eser sözleşmesinin ileriye etkili olarak haklı nedenle feshedildiğini, geçici kabul işlemi ile birlikte ödenmesi gereken ancak davalı işveren tarafından ödenmeyen 30.12.2014 tarihli hakediş alacağı olan 128.547,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren sözleşme gereği aylık 15 faizi ile birlikte, % 10 hakediş kesinti tutarı olan KDV dahil 737.672,99 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren sözleşmenin gereği aylık % 15 faizi ile birlikte, sözleşmenin haklı nedenle feshi sebebiyle 500.000,00 TL cezai şartın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ayrıca 14.12.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dosyası ile birleşen 2015/343 Esas sayılı dosyası açısından fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutarak dava dilekçeleri ile talep ettikleri alacak miktarını müddeabihin ıslahı yolu ile 287.919,07 TL daha artırarak toplam 292.919,07 TL'nin davalının temerrüt tarihi olan 30.12.2014 gününden itibaren işletilecek temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen Aksaray 3. ASHM 2015/343 E. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firma ile davalı iş sahibi arasındaki esar sözleşmesinin müvekili firma tarafından haklı nedenle ileriye etkili olarak feshedildiğini, müvekkili yüklenici tarafından inşaatın yapımı sırasında ek mecburi ve faydalı imalatlar yapıldığını, bu imalatların değerinin de inşaatın sonunda sözleşmede kararlaştırılan şekilde hesaplanması sonucunda ödeneceğinin kararlaştırıldığını ancak taraflar arasında hukuki ihtilaf çıkması sebebiyle davalı şirketin sözleşme kapsamındaki ödemeleri yapmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan mecburi ve faydalı imalatların Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/26 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini ve dava konusu imalatların hepsinin müvekkili şirket tarafından taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olarak imal edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK'nın 109. maddesi gereğince 5.000,00 TL fazla imalat bedelinin alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

3.Birleşen Aksaray 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/322 E. sayılı dosyasında davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı yüklenici şirketin arasında imzalanan eser sözleşmesi gereğince yüklenicinin edimlerini tam olarak yerine getirmediğini, inşaatta eksik ve kusurlu işler bulunduğunu, bu eksik ve kusurlu işlerin müvekkili iş sahibi tarafından yerine getirildiğini, sözleşmenin haksız ve kusurlu bir şekilde feshedildiğini, bu sebeple sözleşmede öngörülen 500.000,00 TL cezai şartın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini, eksik ve ayıplı iş giderim bedeli olan ve nama ifa yoluyla yaptırılan KDV dahil toplam 677.565,58 TL eksik ve ayıplı iş giderim bedelinin işleyecek olan avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, sözleşmenin feshedilmesinden sonra yüklenicinin inşaat sahasını terk etmeyerek işgal ettiğini bu nedenle 23.02.2015- 12.03.2015 tarihleri arasında 18 günlük ecrimisil bedeli olarak belirsiz alacak olan 1.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, yine müvekkilinin hastane ruhsatının geç alınması nedeniyle 31.12.2014- 12.06.2015 tarihleri arasında uğramış olduğu kar kaybı olarak belirsiz alacak olan 1.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalı yükleniciden alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Asıl davada davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde; sözleşmeye konu binanın hastane binası olarak kullanılabilmesi için Sağlık Bakanlığı'ndan hastane ruhsatının alınması gerektiğini, belediye'den alınmış iskan ruhsatının yeterli olmadığını, sözleşmenin 2. maddesine göre Sağlık Bakanlığı'ndan hastane ruhsatının alınmasının da yüklenici sorumluluğunda olduğunu, davacının eksik, ayıplı ve projeye aykırı işler yaptığını, buna rağmen geçici kabul tutanağını imzalanmasını ve işin teslim alınmasının istemesinin kanuna ve sözleşmeye aykırı olduğunu, davacı tarafa 30.01.2015 tarihli ihtarname gönderilerek eksik, ayıplı ve projeye aykırı işlerin bitirilmesi için 3 gün içerisinde işe başlanması ve 30 gün içerisinde işin tamamlanmasının istendiğini, fakat davacı tarafından herhangi bir şekilde işe devam edilmediğini, 23.02.2015 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi fesih ettiğinin bildirildiğini, davacı taraf projeye aykırılığın müvekkili şirketten kaynaklandığını iddia etse de bunun gerçeği yansıtmadığını, zira yüklenicinin işi sözleşme şartlarına, onaylı projeye göre yapmakla mükellef olduğunu, yazılı sözleşmenin aksini ancak davacı tarafın yazılı bir belge ile kanıtlaması gerektiğini, davacı tarafın davasında da haksız olduğunu ileri sürerek asıl davanın reddini istemiştir.

2. Birleşen Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/343 E. sayılı dosyasında davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde; fazla yapılmış bir inşaat alanının olmadığını, inşaat alanının aynı projedeki gibi olduğunu, yapılan imalatların sonradan mecburi ya da faydalı olarak projeye eklenmiş imalatlar olmadığını, tam tersine asıl projede mevcut olan fakat mimari çizim hatalarından dolayı imalatın uygulanamadığını, müvekkili tarafından fazla imalatla ilgili herhangi bir yazılı talebin olmadığını, bilirkişice ölçümlerin eksik ve yanlış yapıldığını, davacının davasında haksız olduğunu, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3.Birleşen Aksaray 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/322 E. sayılı dosyasında davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen alacak kalemleri ile ilgili derdest olan bir davanın mevcut olduğunu, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin merkezinin İstanbul olması nedeniyle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava konusu edilen taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin davacı iş sahibine herhangi bir borcu olmadığı gibi davacının bildirmiş olduğu şekilde müvekkilinin sözleşmeye aykırı bir davranışının da söz konusu olmadığını savunarak Aksaray 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/122 Esas 2019/213 Karar sayılı dosyasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasını, usul ve yasaya açıkça aykırı olarak açılan davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl davada sözleşme konusu işin %96,94 tamamlandığı, 31.12.2014 tarihinde geçici kabul şartlarının oluştuğu bu nedenle teminat kesintilerinin iadesi gerektiği, tamamlanan iş üzerinden hakedişinin ödenmesi gerektiği, yüklenici firma tarafından yapılan sözleşme dışı faydalı imalatların bedelinin yüklenici firmaya ödenmesi gerektiği, yüklenici firma tarafından eksik bırakılan ve iş sahibi firma tarafından tamamlatılan işler bedelinin de yükleniciden talep edilebileceği, bu sebeple asıl dava ve birleşen Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/343 E. sayılı dosyasında ıslahla talep edilen miktarlar da dikkate alınarak yüklenicinin hakedişlerinin ve fazladan yaptığı iş bedellerinin ödenmesi gerektiği, birleşen Aksaray 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/322 E. sayılı dosyasında iş sahibinin yüklenicinin eksik yaptığı ve dışardan tamamlattığı, işin tamamen bitirilip iş sahibine teslim tarihi 31.12.2014 tarihi olduğundan ve iş yeri 01.01.2015 tarihinden itibaren faaliyetine başlayabilecekken faaliyetine 12.06.2015 tarihinde başlayabildiğinden kar kaybına uğradığı, tarafların birbirlerinden talep ettikleri cezai şart yönünden ise; taraflar arasında yapılan sözleşmenin 13. Maddesine göre “kusurlu olarak sözleşmeyi ihlal eden taraf, diğer tarafa karşı 500.000,00 TL cezai şart ödemeyi kabul eder” şeklinde olduğu, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın kanun maddesine göre seçimlik ceza koşulu olduğundan taraflar ya borcu ya da cezanın ifasını isteyebilecekleri, taraflar arasındaki süreçte aynen ifa olmamış ve taraflar birbirlerinden eksik ya da fazla işler ile ilgili ödenmesi gereken alacak talepleriyle birlikte cezai şart talep ettikleri, bu nedenle cezai şart taleplerinin reddedi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 610.232,13 TL tutarındaki teminat kesintisi ile birlikte toplam 629.252,85 TL'lik hakedişinin tarafların karşılıklı fesih iradesinin kesiştiği tarih olarak kabul edilen 23.02.2015 tarihinden itibaren sözleşmede yer alan aylık %15 faizi ile birlikte davalı iş sahibinden alınarak davacı... Müh. Mim. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, sözleşmede seçimlik şart olarak düzenlenen 500.000,00TL'lik cezai şart talebinin reddi, birleşen Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/343 E. sayılı dosyasında davanın kabulü ile davacının sözleşme dışı fazladan yaptığı imalatların bedeli olarak tespit edilen 292.919,07 TL'nin tarafların karşılıklı fesih iradesinin kesiştiği tarih olarak kabul edilen 23/02/2015 tarihinden itibaren sözleşmede yer alan aylık %15 faizi ile birlikte davalı Aksaray Umut Sağlık ve Eğitim Hizm. A.Ş'den alınarak davacı yüklenici şirkete verilmesine, birleşen Aksaray 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/322 E. sayılı dosyasında davanın kısmen kabul kısmen reddi ile yüklenici davalının yaptığı eksik ve ayıplı işler bedeli toplamı olarak tespit edilen 143.076,46 TL'nin birleşen dava tarihi olan 27.12.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ...den alınarak davacı şirkete verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 24.02.2015-12.03.2015 tarihleri arası 17 günlük ecrimisil bedeli olarak talep edilen 1.896,00 TL'nin birleşen dava tarihi olan 27.12.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ...den alınarak davacı şirkete verilmesine, 01.01.2015-12.06.2015 tarihleri arasında uğramış olduğu kar kaybı olarak talep edilen 436.025,00TL'nin birleşen dava tarihi olan 27.12.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı...Müh. Mim. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacı şirkete verilmesine, sözleşmede seçimlik şart olarak düzenlenen 500.000,00TL'lik cezai şart talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yüklenicinin, davalıya ait mevcut Özel Aksaray Hastanesi ek hizmet binasının inşaat, imalat ve uygulamasının yapılması ve eski bina ile entegrasyonunun sağlanması işini anahtar teslimli yüklendiği, 30.11.2014 tarihli 7 no'lu hakedişten önce düzenlenen 25.11.2014 tarihli seviye tespit tutanağına göre işin %95 oranında tamamlandığının taraflarca imza altına alındığı, yine 11.12.2014 tarihli iş bitirme tutanağında ve 12.12.2014 tarihli seviye tespit tutanağında işin %100 oranında tamamlandığının belirlendiği, tutanakların ilgili idare yetkilisince onaylandığı ve 30.12.2014 tarihinde yapı kullanım izin belgesinin alındığı, ancak davalı iş sahibi tarafından 30.12.2014 tarihinde yapılması gereken geçici kabulün yapılmadığı, yüklenici işten el çektikten sonra Sağlık Bakanlığı personelleri tarafından hastane inşaatında yapılan incelemede inşaat kalemleri açısından 31/03/2015 tarihi itibariyle bir kısım eksik ve kusurlu işin tespit edildiği, tespit edilen eksik ve kusurlu işler bedelinin toplam 143.076,46 TL olarak hesaplandığı, hastanenin 01/06/2015 tarihi itibariyle faaliyetine izin verildiği, davacı yüklenici tarafından, hakedişlere işlenen KDV hariç 252.321,33 TL bedelli sözleşme dışı yapılan ilave iş bulunduğu, dolayısıyla davacı yüklenicinin hakedişi düzenlenmiş toplam 6.252.321,33 TL + KDV iş bedeli alacağı bulunduğu, yüklenicinin hak ettiği bakiye iş bedelinin 866.219,98 TL olduğu, bu bedelden de yukarıda açıklanan toplam 143.076,46 TL kusurlu iş bedeli düşüldüğünde, davacı yüklenicinin asıl dosyada talep edebileceği iş bedelinin sözleşme gereği %10 hak ediş kesintileri de dahil 723.143,52 TL olduğu, davalı daha önce usulünce temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesi uyarınca ticari işlerde uygulanan avans faizi işletilmesi gerektiği, birleşen Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/343 Esas sayılı dosyası açısından; yüklenicinin hakedişlere işlenmeyen sözleşme dışı işler yaptığı, dosyada mevcut bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği üzere %15 kâr ilavesiyle sözleşme dışı iş bedelinin 228.377,58 TL olduğu, bedelin 5.000,00 TL'lik kısmına taleple bağlı kalınarak daha önce temerrüt gerçekleşmediğinden dava tarihinden itibaren itibaren, bakiye kısmına ise ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği, birleşen Aksaray 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/322 Esas sayılı dosyası açısından; eksik kusurlu işlerin asıl dosyada mahsup edildiği, mahsup edilen kusurlu iş bedelinin yüklenicinin bakiye iş bedeli alacağını aşmadığı da nazara alındığında, iş sahibinin mahsup olarak ileri sürdüğü belirtilen hususta, ayrı bir dava açmasında hukuki yarar bulunmadığı, iş sahibi tarafından, yüklenicinin iş sahasını terk etmediği gerekçesiyle 23.02.2015-12.03.2015 tarihleri arası için 18 günlük ecrimisil talebinde bulunulmuş ise de, yüklenici tarafından 23.02.2015 tarihinde fesih talebinde bulunduktan sonra iş yerinin terki için 18 günlük sürenin makul süre olduğu, kaldı ki bu süre içerisinde yüklenicinin iş sahasını terk etmesi yönünde iş sahibi tarafından bir ihtar çekildiği de öne sürülmediği nazara alındığında, yüklenici belirtilen süre için haksız işgalci konumunda sayılamayacağından şartları oluşmayan ecrimisil talebinin reddi gerektiği, iş sahibi tarafından 31.12.2014-12.06.2015 tarihleri arası için talep edilen kâr kaybı bakımından ise 30.11.2014 tarihli 7 no'lu hakedişten önce düzenlenen 25.11.2014 tarihli seviye tespit tutanağına göre işin %95 oranında tamamlandığının taraflarca imza altına alındığı, yine 12.12.2014 tarihli seviye tespit tutanağında işin %100 oranında tamamlandığının belirlendiği, tutanakların ilgili idare yetkilisince onaylandığı ve 30.12.2014 tarihinde yapı kullanım izin belgesinin alındığı, ancak davalı iş sahibi tarafından 30.12.2014 tarihinde yapılması gereken geçici kabulün yapılmadığı, davalı iş sahibinin sahibi olduğu özel hastanenin açılması için Özel Hastaneler Yönetmeliği kapsamında temin etmesi gereken belgeler olduğu, tümünün yüklenici tarafından teminin mümkün olmadığı, bu nedenle iş sahibinin de sağlık ruhsatının alınmasında kusurunun bulunduğu, yapıya ilişkin yapı kullanım izin belgesinin işin teslimi gereken tarihten önce alındığı da nazara alındığında, iş sahibinin kâr kaybı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, tarafların sözleşmenin ihlali halinde ödenmesini kararlaştırdıkları 500.000,00 TL bedelli ceza koşulu ise, TBK'nın 179/1. maddesi gereği seçimlik ceza koşulu mahiyetinde olup, hem borcun hem de cezanın ifasının isteyemeyeceği gerekçesiyle , birleşen Aksaray 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/322 Esas sayılı dosyasında davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, asıl dosyada taraf vekillerinin, birleşen Aksaray Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/343 Esas sayılı dosyasında davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile lk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 723.143,52 TL'nin dava tarihi olan 27/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı Aksaray Umut Sağlık ve Eğitim Hizm. A.Ş'den alınarak davacı ...ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/343 Esas sayılı dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile 228.377,58 TL'nin 5.000,00 TL'lik kısmına dava tarihi olan 25.08.2015'den itibaren itibaren, bakiye kısmına ise ıslah tarihi olan 14.12.2018'den itibaren işyeşecek yasal faiziyle birlikte davalı Aksaray Umut Sağlık ve Eğitim Hizm. A.Ş'den alınarak davacı...Müh. Mim. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Birleşen Aksaray 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/322 Esas sayılı dava dosyası yönünden davanın reddine karar verilmiştir,

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Asıl davada davacı yüklenici şirket vekili; Bölge Adliye Mahkemesinin birleşen Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/343 E. Sayılı dosyası ve birleşen Aksaray 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/322 E. Sayılı dosyasına ilişkin olarak verilen karara karşı herhangi bir itirazlarının bulunmadığını asıl davaya ilişkin temyizi bakımından ise ; müvekkil şirkete ait bakiye iş bedeli alacağına, davaya konu sözleşmenin 7/h-2 maddesi uyarınca günlük %0,5 gecikme faizi uygulanması talebin reddinin doğru olmadığını, inşaatın en az %90 ve üzeri seviyeye getirilmiş olması halinde yüklenicinin ileriye etkili feshin sonuçlarından yararlanabileceğini, davaya konu sözleşmenin ileriye etkili şekilde feshedildiğinin tespit edilmesini ve müvekkil şirkete ait bakiye iş bedeli alacağına sözleşmede kararlaştırılan günlük %0,5 gecikme faizinin uygulanmasını talep ettiklerini, yine davalı şirketin daha önce usulünce temerrüde düşürülmediğinden işletilecek faizin dava tarihinden itibaren başlayacağı hususunun hatalı olduğunu, davaya konu sözleşmenin ileriye etkili olarak haklı nedenle feshedildiğini, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince, brüt hakediş ödemelerinden yapılan kesintilerin geçici kabul döneminde yapılacağı ve geçici kabulün de 30.12.2014 tarihinde yapılacağının hüküm altına alındığını, tarihin kesin vade tarihi olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinin (g) bendinde; “Yüklenici, 30.12.2014 tarihinde geçici kabulün yapılması ile işverene iş bedelinin %10’u kadar teminat mektubu verecektir." hükmüne, 7. maddenin (h) bendinde; “Vadesinde ödenmeyen her hakediş tutarına günlük %0,5 gecikme zammı uygulanır. 10 günü geçen geç ödemelerde aylık oran tamamen uygulanır.” hükmüne, Hakedişler ve Tarihleri başlıklı sözleşmenin 8. sayfasının son paragrafında; “Yapılacak brüt hakediş ödemelerinden (avans dahil) %10 kesinti yapılacak ve bu kesintiler geçici kabul döneminde ödenecektir.” hükmüne yer verildiğini, mezkur maddeler dikkate alındığında, davalı şirketin temerrüde düşürülmesi için ihtara ihtiyaç olmadığı hakediş ödemesine işleyecek faizin 30.12.2014 tarihinde itibaren başlaması gerekirken, kanuna ve sözleşmeye aykırı olarak dava tarihinden itibaren başlatılması hatalı olduğunu re'sen nazara alınacak hususlarda dikkate alınarak kararın bu yönlerden bozulması gerektiğini beyan etmektedir.

2.Asıl ve birleşen Aksaray 3. ASHM 2015/343 E sayılı dosyasında davalı/ birleşen Aksaray 5. ASHM 2019/322 E sayılı dosyada davacı iş sahibi vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi seçimine dikkat edilmediğini, Üniversitelerin öğretim elemanı kadrolarında bulunan mümkünse eser sözleşmeleri ve hastane imalatları konusunda da uzman özellikle İstanbul Teknik Üniversitesinden 2 inşaat mühendisi 1 elektrik mühendisi 1 makine mühendisi 1 mali müşavirden oluşturulacak bilirkişi heyetine dosyanın tevdi edilerek konusunda uzman bilirkişilerin seçilmesi özellikle vurgulanmış iken bu hususa dikkat edilmediği rapor tanzim eden heyette şikayetli bilirkişinin de yer aldığını yeni bir bilirkişi raporu aldırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişilerce müvekkilinin birleşen davadaki talepleri yönünden inceleme yapılmadığını, davacı-birleşen dosya davalısı tarafından eksik ve ayıplı bırakılan işlerin ve bu işlerin bedelinin tespitinin yapılmadığını, yine ecrimisil - kâr kaybı ve cezai şart talepleri hususunda da hiçbir belirleme yapılmamasının raporu hukuka aykırı hale getirdiğini, projelerin 2 tanesinin CD ortamında gönderildiğini, 3. projenin ise yerinde inceleme yapılması gerekmesine rağmen bilirkişilerce yerinde inceleme yapılmadığını CD ortamındaki projelerinde incelenmediğini, dava konusu işin yüzdesinin ancak mimari uygulama projesi ve mahallinde yapılacak keşif neticesinde belirlenebileceğini, bilirkişilerin kök raporda eserin %96,94 oranında tamamlandığına ilişkin tespiti ne şekilde yaptıklarını, mimari projeleri incelemeksizin ve imalat mahallinde keşif yapmaksızın düzenlenen raporun usule ve hukuka aykırı hale geldiğini, sözleşmenin "anahtar teslim götürü bedel" niteliği ve sözleşmenin konusunu oluşturan "özel hastane imalatı" hususunda herhangi bir değerlendirme yapmaksızın "ruhsat alınamamasının davalının kusurundan kaynaklandığı" şeklindeki görüş ve kanaatlerinin kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu inşaata ait projelerin tasarımı, uygulama çizimleri, belediye onayları, inşaat ruhsatı ve sağlık bakanlığı ön izin ve ruhsatı davacı yüklenici tarafından yapılacaktır şeklindeki hüküm ile sözleşmenin niteliğinin belirlendiğini, yüklenicinin sorumluluklarının açık bir şekilde çizildiğini, eserin teslim tarihinde eserde bulunması gereken asgari şartların düzenlendiğini ve binanın özel hastane olarak kullanımı için Sağlık Bakanlığından alınacak olan ruhsatın davacı yüklenicinin sorumluluğunda olduğunun sabit olduğunu, yüklenicinin almış olduğu anahtar teslim işi sözleşmeye uygun bir şekilde tam ve eksiksiz olarak süresinde yerine getirmediği, sözleşme ile öngörülen kesin vade olan 31.12.2014 tarihinde eseri, projeye aykırı, eksik ve ayıplı bir biçimde teslim etmek istediği ve gerek sözleşmenin niteliğinin anahtar teslim olması dolaysıyla gerekse de anılan sözleşme maddesi uyarınca ruhsat alma yükümlülüğü yükleniciye ait olduğuna göre sözleşmede aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ruhsatın alınması için gerekli olan proje, belge, gider vs tüm işlem yükümlülüklerinin de yüklenici şirkete ait olduğunu ve yüklenicinin bir kısım belgeleri tamamlamasının onu ruhsat alma sorumluluğundan kurtarmayacağını, Aksaray Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü personellerinden, oluşan 7 kişilik ekibin 16.10.2014 tarihli ruhsata esas proje çerçevesinde hastane inşaatında yerinde yaptıkları inceleme neticesinde düzenledikleri 31.03.2015 tarihli raporda belirtilen eksiklerin müvekkili tarafından giderildiğini, hastane binasının ruhsat alabilecek seviyeye getirebilmek için üçüncü şahıs şirketlere 677.565,68 TL ödeme yapılduığını, eksik ve ayıplı iş giderim bedelinin bilirkişiler tarafından hiçbir şekilde incelenmediğini, fazla yapılan iş bedelleri ile ilgili olarak taraflar arasında kurulan eser sözleşmesinin 7/a maddesinde, sözleşme dışı işlerin iş sahibinin yazılı talebi sonucunda gerçekleştirileceğinin açık bir şekilde düzenlendiğini, müvekkilin ilave imalâta ilişkin yazılı bir talebinin bulunmadığının tüm dosya kapsamı itibariyle sabit olduğunu ve davacı tarafın aksini ispatlayacak herhangi bir delil sunamadığını, davacının ilave iş talebi konusunda iddia ettiği işlerin sözleşme kapsamında kalıp kalmadığını (mesela su deposu ana proje kapsamında zaten yapılması gereken bir iştir), kalmıyor ise müvekkilin talimatı doğrultusunda yapılıp yapılmadığının incelenmediğini, bu imalâtların avans niteliğinde olan hakediş kapsamında ödendiğini, 8. hakediş raporu incelendiğinde ekstra işler tutarı 252.213,33 TL olup bunların hakediş ödemeleri içerisinde zaten ödendiğini, fazla imalata ilişkin davacı yüklenicinin talep edebileceği bir tutarın söz konusu olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporu, içeriğinin ayrıntılı ve açıklayıcı olmaması nedeniyle hüküm kurmaya yeterli ve Yargıtay denetimine elverişli olmadığını, teminat alacağı ile ilgili hesaplamanın da hatalı olduğunu, ecrimisil talebi bakımından, aynı yerdeki emsal değer dosyaya sunulmasına rağmen, bu hususun dikkate alınmayarak ecrimisil talebinin reddine karar verildiğini, istinaf mahkemesince anahtar teslimi için net tarih öngörülmüş olan bir hastanenin 18 gün işgal edilmesinin makul bulunmasının da hukuka aykırı olduğunu, istinaf mahkemesi asıl davada kabul ve red tutarları bakımından hata yaptığını, bu durumun harç tutarı ve vekalet ücreti alacakları bakımından aleyhe sonuç doğurduğunu istinaf mahkemesi kararının gerekçe kısmında asıl davadaki davacının ıslah çerçevesinde öne sürdüğü tutarı hesaplamada dikkate alırken, hüküm kısmında bu alacak toplamı üzerinden değil, asıl dava dilekçesinde belirtilen tutarları toplayarak kabul-red oranı tayin ettiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı, bakiye iş bedeli, fazla imalat bedeli, eksik ve kusurlu iş bedeli, ecri misil ve kâr kaybı istemine ilişkindir

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı yüklenici şirket vekili, asıl ve birleşen Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/343 Esas sayılı dosya davalı/birleşen 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/322 E. sayılı dosyada davacı iş sahibi vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3647, K. 2025/1149, T. 19.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-3647-e-2025-1149-k-cea64642f139