Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3044 E. 2024/946 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3044
- Karar No
- 2024/946
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/936 E., 2023/999 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/76 E., 2023/213 K. Taraflar arasındaki sıra cetvelini şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçiler vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçiler vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Şikayetçiler vekili şikayet dilekçesinde özetle; Konya 9. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5724 Esas sayılı takip dosyasından tanzim edilen 30.01.2023 tarihli sıra cetvelinde, bedelin tamamının şikayetçi tasarrufun iptali davası alacaklısına ödenmesi gerektiğini, bu mümkün olmaz ise 1. ve 2. sıradaki şikayet olunan alacaklı ... takip dosyaları ile şikayetçi arasında garameten paylaşım yapılması gerektiğini, o da mümkün değil ise 3. sıradaki şikayet olunan vergi dairesine ayrılan payın şikayetçiye verilmesi gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. II. CEVAP Şikayet olunan Vergi Dairesi vekili cevap dilekçesinde özetle; şikayetçi haczinin süresinde satış istenmediğinden düştüğünü savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Şikayet olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; şikayetçi hacizlerinin süresinde satış istenmediğinden düştüğünü savunarak, şikayetin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, şikayetçi yanca Seydişehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/72 Esas sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davasının açıldığı, açılan davada dava konusu iki adet taşınmazın tapu kayıtları üzerine üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla 14.02.2012 tarihinde ihtiyati tedbir konulduğu, bu kararın İİK’nın 281/2. maddesi kapsamında ihtiyati haciz kararı olmadığı, bu sebeple şikayetçinin tasarrufun iptali davası üzerinden satış tarihi itibariyle usulünce konulmuş ve kesinleşmiş bir haczinin mevcut olmadığı, takip dosyasından konulan hacizlerin ise hem 1. ve 2. sıra alacaklısı hacizlerinden sonraki tarihli oldukları hem de süresinde satış istenmemesi nedeniyle düştükleri belirtilerek, şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçiler vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçiler vekili; tasarrufun iptali davası kapsamında ihtiyati haciz talep edildiğini, kaldı ki bu davalar taşınmazın aynına ilişkin olduklarından tedbirin ihtiyati haciz mahiyetinde olduğunun kabulü gerektiğini, şikayetçinin davasındaki ihtiyati haciz ve tasarrufun iptaline ilişkin karar tarihlerinin şikayet olunanınkilerden önce olduğunu, şikayetçiye pay ayrılmaksızın vergi dairesine ödeme yapılamayacağını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, şikayetçi alacaklının tasarrufun iptali davası kapsamında bedeli paylaşıma konu taşınmazlara daha önceki bir tarihte haciz konulup süresinde satış talep edilerek satış avansının yatırılmasının söz konusu olmadığı gibi 02.01.2020 tarihli şikayetçi haczi içinde böyle bir durum söz konusu olmadığından bahse konu taşınmazlar üzerinde şikayetçilerin alacaklı olduğu takip dosyası üzerinden konulan hacizlerin düştüğü belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçiler vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayetçiler vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sıra cetvelinde sıraya itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 138 ve 389 uncu maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 281 inci maddesinin ikinci fıkrası, Dairemizin 29.12.2022 tarih, 2021/5414 Esas, 2022/6165 Karar sayılı ilamı. 3. Değerlendirme 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, şikayetçiler vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Re'sen yapılan inceleme bakımından: Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ya da yokluğu gerekli olan unsurlardır. Mahkeme yapacağı ön incelemede öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. (HMK m.138/1) Neticeten dava şartı noksanlığını tespit eder ise, davanın usulden reddine karar verir. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesi hükmüne dayanak yapılan, şikayetçiler vekili tarafından Seydişehir Asliye Hukuk Mahkemesine verilen dava dilekçesinde ihtiyati haciz talep edilmiş ise de, Mahkemece talebin ihtiyati tedbir olarak kabul edildiği ve taşınmazların üçüncü kişilere devirlerinin önlenmesi amacıyla dava sonuna kadar ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği, bu kararın HMK’nın 389. maddesi kapsamındaki ihtiyati tedbir kararı niteliğinde olduğu ve İİK’nın 281/2. maddesi kapsamında ihtiyati haciz kararı verilmediği hususlarındaki tespitlerin, nitelikleri itibariyle işin esasına ilişkin oldukları anlaşılmıştır. Mahkemece işin esasına girilip esas hakkında yapılan inceleme neticesinde hüküm kurulmuş olduğundan, kararın gerekçe ve hüküm fıkrasında davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle (dava şartı noksanlığından usulden) reddinde isabet bulunmamıştır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası hükümleri uyarınca kararın gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Şikayetçiler vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Re'sen yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek ve hüküm fıkrasının 1. bendindeki "hukuki yarar yokluğu nedeniyle" ibarelerinin çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde şikeyetçilere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.