Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2421 E. 2023/2955 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2421
- Karar No
- 2023/2955
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/97 E., 2023/472 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Esası Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına, Üçüncü Kişi ... San. ve Tic. A.Ş. Yönünden Red İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/293 E., 2021/441 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı, üçüncü Kişi ... San. ve Tic. A.Ş.'nin taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketlerin oluşturduğu ortaklık ile davalı ... arasında ... Noterliğinin 19/03/2007 tarihli ve 7463 yevmiye nolu kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, yüklenici olan davacı ortakların sözleşmedeki edimlerini eksiksiz ve süresinde yerine getirdikleri halde davalının sözleşmenin 5. maddesi gereği gecikme tazminatı olarak 2.215.000 TL sözleşmenin 7. maddesi gereği gecikme tazminatı olarak 98.000 TL ve 251.744,18 TL imalat farkı olmak üzere toplam 2.564.744,18 TL ceza tahakkuk ettirdiği ve bu cezanın haksız olduğu iddiası ile, söz konusu cezalardan dolayı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yüklenici davacının sözleşmedeki edimini tam ve süresinde yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin ilgili hükümleri gereği tahakkuk ettirilen cezanın haklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın; işin sözleşmede belirtilen sürede bitirilip bitirilmediği, eksik imalat dolayısıyla fazla ödeme olup olmadığı hususlarına ilişkin olarak 20/06/2016 tarihli protokol ile uyuşmazlığın çözüldüğü, davanın konusuz kaldığı, idari dava sürecine göre gecikme olmadığı, eksik imalat nedeniyle delil tespiti dosyasında belirlendiği üzere 120.000 TL borç olup davacının %95,32 oranında haklı olduğu gerekçesi ile, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin de haklılık oranına göre dağıtılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; taraflar arasındaki uyuşmazlığın Sulh Protokolü ile sona erdiği, davacının borcunu kabul ve ikrar ettiği, yargılama giderlerine hükmedilmesinin doğru olmadığı, hükmedilecekse de maktu olması gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “ Mahkemece her ne kadar %95,32 oranında haklılık olduğu gerekçesi ile bu oranda olmak üzere tarafların leh ve aleyhine yargılama gideri hükmü kurulmuş ise de, eldeki davanın uyuşmazlığının esasını çözen husus 21/06/2016 tarihli protokol ile tarafların davaya konu borç ile ilgili olarak mahkeme dışı sulh yapmış olmaları ve protokol içeriğinin davacının borcuna karşılık hak ettiği bazı bağımsız bölümleri davalıya bırakması olduğundan, bu durumda davacının davadaki haklılığından söz edilemez. Bu nedenle, kural olarak yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekmektedir. Diğer taraftan; davalı vekili istinaf dilekçesinde lehe vekalet ücreti istemediğinden, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemelidir. Ayrıca; konusuz kalan bir davada esasa dair herhangi bir hüküm tesis edilmediğinden, ilam harcının da maktu alınması gereklidir. Bu gerekliliklere uyulmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Ancak; yargılama giderleri ile ilgili gereklilik kural olarak böyle olmakla birlikte, istinaf mercii olan dairemiz istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebep ve isteklerle bağlı olduğundan ve davalı vekilinin dilekçesinde "idare aleyhine harç ve yargılama giderlerinin maktu olarak verilmesi" yönünde istek bulunduğundan, bu hususun karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturması nedeniyle hükümde dikkate alınması gerekmektedir. Yine; ilk derece mahkemesi kararında davalı yararına hükmedilen 15.350 TL nispi vekalet ücreti hakkında herhangi bir istinaf başvurusu bulunmadığından, davalı lehine kazanılmış hak teşkil eden bu husus da hükümde dikkate alınmalıdır.” gerekçesiyle A)-1-Davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile; 2-İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/11/2021 tarih ve 2019/293 Esas, 2021/441 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/(1)-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, B) Esasa ilişkin aşağıdaki şekilde yeni hüküm tesisine: 1-Davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Üçüncü kişi ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin davaya müdahale ve birleştirme taleplerinin REDDİNE, 3-Alınması gereken maktu 179,90 TL ilam harcının, peşin alınan 43.799,45 TL harçtan mahsubu ile Hazineye gelir yazılmasına, kalan 43.619,55 TL nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacılara iadesine, 4-Davacılar tarafından ödenen 179,90 TL maktu harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-İlk derece mahkemesi tarafından davalıdan alınması için düzenlenen 123.201,02 TL lik harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesi, harcın tahsil edilmiş olması halinde ise davalıya iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 6-Davacılar ilk derece yargılamasında vekille temsil edilmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre (davacı yararına oluşan kazanılmış hak dikkate alınarak) belirlenen 9.200 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 7-Davacılar tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan diğer yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı ilk derece yargılamasında vekille temsil edilmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre (davalı yararına oluşan kazanılmış hak dikkate alınarak) belirlenen 15.350 TL vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; protokolün karara esas alınmasının mümkün olmadığını, protokol gereğince idarenin uhdesinde bulunan ve davalıya devredilmesi gereken taşınmazların üzerindeki kamu borç ve haciz nedeniyle devrinin gerçekleştirilemediğini, inşaatın teslim süresinden önce teslim edildiğini, cezai şart talep edilemeyeceğini, sözleşmenin 5. maddesine konu edilen cezai şartın ifaya ekli cezai şart olduğunu ve ayrıca ihtirazi kayıt konulmadan istenilemeyeceğini, sulh protokolünü kabul etmediklerini bununla birlikte huzurdaki davadan da feragat edilmediğinin beyan edildiğini, protokolün dosyaya sunulmasının iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olduğunu, davalı idare tarafından taahhuk ettirilen ceza-i şartın geçerliliğinin olmadığının tespitinin yapılması gerektiği, bu husus gözetilmeden davanın konusuz kalması nedeni ile davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, davanın açıldığı tarih itibari ile haklı olduklarının subuta erdiği, davanın konusuz kaldığına dair karar verilmesi durumunda dahi nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, HMK 331. madde ve Avukatlık Kanunu 6. madde uygulamasına göre konusu para ile ölçülebilen bir davanın ön inceleme aşamasından sonra konusuz kalması halinde haklılık durumuna göre tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden hangi tarafın sorumlu tutulacağı hususundadır. 2. İlgili Hukuk 2.1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 2.2.6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri 2.3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 312. maddesi, “(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.” 2.4. Aynı Kanun’un 326. maddesinde, “(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. (3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.” 2.5. 492 sayılı Harçlar Kanununun 22. maddesine göre, “Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.” 2.6. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesine göre, “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edenin sıfatına göre ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.