Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/1859 E. 2024/3990 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1859
Karar No
2024/3990
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/421 E., 2022/438 K. BİRLEŞEN 2016/214 ESAS SAYILI DOSYADA BİRLEŞEN 2016/214 ESAS SAYILI DOSYADA 1. Mahkemece, eser sözleşmesi uyarınca yüklenicinin dış cephe kaplamasının sökümü nedeniyle iş sahibine borcunun olmadığının tespiti istemli olarak açılan asıl davanın kabulüne dair verilen karar davalı iş sahibi vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 24.02.2016 tarihli, 2015/3830 Esas, 2016/1224 Karar sayılı kararıyla incelenen dosyanın Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/51 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi ve yapılacak araştırma sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur. 2. Birleşen Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/51 Esas sayılı dosyasında, davalı yüklenici tarafından hak edişten yapılan kesintinin iadesi istemi ile açılan davada davanın 440.806,06 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, taraflarca kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 24.02.2016 tarihli, 2016/1073 Esas, 2016/1212 Karar sayılı ilamı ile asıl dava dosyası ile dosyanın birleştirilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Birleşen Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/119 Esas sayılı dosyasında davacı iş sahibi eksik hurda bedelinin tazmini isteminde bulunmuştur. 4. Devam eden yargılamada aralarında hukuki ve fiili irtibat olduğu gerekçesiyle Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/214 Esas (2014/51 eski Esas) sayılı dosyası ile asıl dava dosyası birleştirilmiştir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen 2014/51 Esas sayılı dosyasının 478.592,04 TL üzerinden kısmen kabulüne dair verilen karar davalı iş sahibi vekilince temyiz edilmiştir. 5. Dairemiz (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesi'nin) 2019/2672 Esas, 2020/1099 Karar sayılı dosyası ile yeni bir rapor alınarak, çelik aksam ile cephe ve çatı kaplamasının hasarsız sökülüp sökülemeyeceği, yüklenicinin özen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 14. maddesinde ki sorumluluk hükümleri de gözetilerek temlik eden yüklenicinin sonuç ve zarardan sorumlu olup olmadığı konusunda inceleme yapılması, asıl davanın istirdat davasına dönüştüğünün göz önünde bulundurulması ve birleşen davada talep edilen alacağın miktarı içerisinde asıl davada dava konusu edilen alacağın bulunduğu da gözetilerek mükerrer ödemeye neden olmayacak şekilde kazanılmış haklarda göz önüne alınarak hüküm kurulması gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. 6. Mahkemece bozmaya uyulmuş, devam eden yargılamada, aralarında hukuki ve fiili irtibat olduğu gerekçesiyle Ankara 14.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/119 Esas sayılı dosyası da, asıl dava dosyası ile birleştirilmiş, neticede asıl davanın kabulüne, birleşen 2016/214 E. sayılı davanın 479.425,59 TL üzerinden kısmen kabulüne, birleşen 2015/119 E. sayılı davanın 19.638,64 TL üzerinden kısmen kabulüne dair verilen karar davalı-birleşen dava davacısı iş sahibi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 7. Asıl ve birleşen davalar eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl dava eser sözleşmesinden kaynaklanan istirdata dönüşen menfi tespit, birleşen 2016/214 Esas sayılı dava hak edişten haksız kesilen miktarın tahsili talebiyle açılan alacak, birleşen 2015/119 Esas sayılı dava iş sahibi tarafından açılan alacak davasıdır. 8. 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesinin birinci fıkrasında; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar" hükmüne yer verilmiştir. 9. Dosyaların birleşmesi halinde, ilk dosya Yargıtay incelemesinden geçtikten sonra henüz kanun yolları aşamasına gelmemiş yeni bir dosyanın bu dosya ile birleşmesi halinde, birleşen dosyanın istinaf yoluna tabi olacağı açıktır. Zira davalar birleşmekle bağımsızlıklarını korur, ayrı dosya olma özelliğini devam ettirirler. 10. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında bölge adliye mahkemelerinin Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin 2. fıkrasında ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 427 ile 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. ve 454. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. 8. Buna karşılık, 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilen temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi halinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-360. maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerin uygulanması için bölge adliye mahkemesine gönderilmesi zorunludur. 11. Hemen belirtilmelidir ki, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl dava dosyasının “İstinaf” kanun yoluna tabi olmadığı açıktır. 12. Ne var ki, birleştirilen Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/119 Esas sayılı dava dosyasının karar tarihi 20 Temmuz 2016 tarihinden sonra olup, bu dosyada verilen kararla ilgili daha önce Yargıtay denetimi de söz konusu olmadığından, bu kararın ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır. Taraflarca bu davada verilen karara karşı sunulan temyiz başvuru dilekçelerinin, istinaf başvuru dilekçesi olarak kabulü gerekir. 13. Bu durumda, anılan davaların birleştirilmeleriyle bağımsız dava olma özelliklerini kaybetmedikleri gözetilerek, ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılan, birleşen Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/119 Esas sayılı dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesinin sağlanması için dosyanın mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Birleşen Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/119 Esas sayılı dava dosyasının kanun yolu incelemesinde istinafa tabi olduğu anlaşıldığından, dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesinin sağlanması için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 13.11.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1859, K. 2024/3990, T. 13.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-1859-e-2024-3990-k-3f7654db8af2