Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/970 E. 2023/1443 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/970
- Karar No
- 2023/1443
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1856 E., 2021/2298 K. DAVA TARİHİ : 12.08.2014 HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/832 E., 2019/239 K. Taraflar arasında kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin ihtarnameler keşide ederek yasaya ve hukuka aykırı olarak müvekkilini kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini, kooperatif ihtarlarında sadece toplam borcun bildirildiğini, borçların hangi yılın hangi ayına ait olduğunu açıklanmadığını, kooperatifin üyelerden eşit aidat almadığını ileri sürerek ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının birikmiş aidat borçlarını ödememesi üzerine müvekkili tarafından usulüne uygun keşide edilen ihtarnamelere rağmen borcunu ödemeyen ve ihtarnamelere cevap vermeyen davacının ihracına karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kooperatif tarafından davacıya gönderilen ihtarnamelerde borcun ne kadarının anapara, ne kadarının işlemiş faiz olduğunun gösterilmediği, bu ihtarnamelere dayalı olarak ihraç kararı verilemeyeceği, ayrıca ihtarnamelerde istenen borç ile gerçek borç arasında fahiş fark olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yasaya uygun ihraç kararı alındığını, ihtarnamelerde gösterilen tutarların ise fahiş olmadığını, kooperatif ortağı olan davacının zamanında üyelik aidatlarını ödemediğini davacının kendisinin de kabul ettiğini, bilirkişi raporlarının hatalı şekilde tanzim edildiğini, her üyenin ödemesi gereken mantolama bedeli ile tapu ve ruhsat masrafı için ödenen bedelin ek raporda davacının aidat ödemeleri içinde hesabının yanlış olduğunu, her iki ödemenin de üye aidat ödemeleri ile ilgisinin olmadığını, bununla birlikte 28.02.2017 tarihli makbuzun davacıya teslim edildiğini ancak davacının ödeme yapmadığını, davacının bu konuda isticvap edilmesini, mümkün olmadığı takdirde yemin teklif edilmesini talep ettiklerini, bu hususların dikkate alınmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacıya gönderilen ihtarnamelerde ödenmesi istenen 2014 Şubat ayı dahil 73.830,70 TL aidat ödemesinin ne kadarının ana para, ne kadarının faiz borcu olduğu yönünde açıklama yapılmadığı, ihtarlarda ortağın ödemesi gereken anaparanın ve varsa işlemiş faizinin açıkça gösterilmesinin gerekli olduğu, bilirkişi ek raporunda davacının birinci ihtarname tarihi itibariyle 19.072,00 TL ana para borcunun bulunduğunun bildirildiği, ek raporda mantolama, tapu ve ruhsat masrafı olarak ödenen bedellerin davacının yaptığı aidat ödemeleri içerisinde zaten gösterilmemiş olduğu, bilirkişi rapor ve ek raporunun gerekçeli denetime elverişli olduğu, davalı tarafından gönderilen ihtarlarda istenen borcun gerçek borç miktarı olmadığı, davalının delil bildirme süresinde yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16 ncı maddesi, Kooperatif Anasözleşmesinin 14 ncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci bendi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya kapsamından, 03.07.2014 tarihli kooperatif yönetim kurulu ihraç kararının davacıya 15.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça 1163 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde gösterilen üç aylık hak düşürücü süre içerisinde ihraç kararının iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 3. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27 nci ve davalı kooperatif ana sözleşmesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci bendinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, bu tür davalarda, mahkemece öncelikle aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, böyle bir borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda 1 aylık sürenin verilip verilmediği, bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının, neye ilişkin olduğunun ödenmesi istenilen aidatın ve faizin hangi aylara ait olduğu ile uygulanan faiz oranının da açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği tespit edilmelidir. Tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Diğer bir ifade ile, gerçek borç araştırması aşamasına gelinmesinden önce de ihtarnamelerin şekli unsurlarındaki bir eksikliğin tespiti halinde salt bu nedenle davanın kabulü gerektiğinden her ihraç kararının iptali davasında gerçek borcun araştırılması gerekmemektedir. Somut olayda, davalı tarafça davacıya birinci ve iki kez ikinci ihtarnamenin gönderildiği, ihtarnamelerden verilen ödeme sürelerinin hukuka uygun olduğu, ancak ihtarnamelerde sadece 2014 Şubat ayı dahil toplam 73.830,70 TL üyelik aidat borcu bulunduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, davalı kooperatif tarafından ödenmesi istenen borcun hangi aylara ait olduğunun, faiz oranının, ne kadarının anapara toplamı, ne kadarının işlemiş temerrüt faizi toplamı olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilmediği anlaşılmakla mahkemece ihraç kararının iptaline ilişkin karar yerinde görülmüştür. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.