Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/547 E. 2023/1313 K.

Konu: Kooperatif Üyelik Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/547
Karar No
2023/1313
Karar Tarihi
Konu
Kooperatif Üyelik Tespiti

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Esastan Kabul Taraflar arasındaki kooperatif üyelik tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu halde taşıma faaliyeti göstermek için Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Daire Başkanlığına müracaat edildiğinde kurumca talebinin üyeliğinin bulunmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, aslında üyeliğinin bulunduğunu bunun tespit edilerek bu yönde karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/77 Esas 2015/284 karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile de kooperatif üyeliğinden ihracının iptal edildiği, dava tarihi itibariyle davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu, her ne kadar yargılama sırasında davalı kooperatif vekili tarafından 11.12.2019 tarihli duruşmada davacının 10.10.2019 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile kooperatif üyeliğinden ihraç edildiği ve 17.10.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde bu kararın yayımlandığı belirtilerek gazete sureti sunulmuş ise de her davanın açıldığı tarih itibariyle değerlendirilmesi gerekeceğinden dava tarihi olan 22.10.2018 tarihinde davacının davalı kooperatif üyeliğinin mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, davacının kooperatiften ihraç kararının iptaline ilişkin kararın Yargıtay onamasına rağmen kooperatife hiçbir başvurusunun bulunmadığını, hissesine yönelik aidat borcunu ödemediğini, UKOME'nin cevabı üzerine iş bu davayı açıp ihraç kararının iptaline ilişkin kararı kesinleştirdiğini, onama tarihinden itibaren iki sene geçmesine rağmen bir hak elde edebilirim umudu ile kararı kesinleştirip bu davayı açtığını, ama bu sırada kooperatife olan yükümlülüklerini de yerine getirmediğini, üyesi olduğu kooperatif ile uzun süre irtibata geçme genel kurulara katılmayan davacının talebinin TMK2.maddesi uyarınca iyi niyet kurallarına aykırı olup reddi gerektiğini, mahkemenin esas aldığı bilirkişi raporunda da davacının 2009 yılından ihraç kararının iptalini kesinleştirdiği tarihe kadar kooperatif yasal defterlerinde adına yapılan hiçbir ödemenin olmadığının belirtildiğinin kolayca tespit edilebileceğini, hal böyle olunca davacı başlangıçtan beri borçlu olduğunu, bu durum kooperatifin eşitlik ilkesine aykırılı ve diğer üyelere haksızlık oluşturduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde davacının davalı kooperatife üye olduğunun tespiti talep edilmiş olup UKOME kararında belirtildiği şekilde davacının davalı kooperatifin ilk 30 üyesi arasında bulunduğuna dair bir tespit istemi olmadığı gibi İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararında da davacının davalı kooperatifin dava tarihi olan 22/10/2018 tarihi itibariyle üyesi olduğunun tespitine hükmedildiği davacı tarafça istinaf isteminde bulunulmadığı hususları birlikte değerlendirilip davalı kooperatifin davacıyı üyelikten ihracına ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline dair Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.05.2015 tarih 2015/77 Esas, 2015/284 karar sayılı kararının Yargıtay onaması ve Yargıtay onaması üzerine karar düzeltme talebinin reddi gereğince 22.05.2019 tarihinde kesinleştiği de dikkate alındığında davacının kooperatif üyeliğinin devam ettiği kesinleşen yargı kararı ile belirli olmasına rağmen iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle müvekkilin kooperatifin 28. üyesi olduğunun tespiti için dava açıldığı, davalı kooperatifin kesinleşmiş ihraç kararının iptali davasına rağmen kooperatife başvurularının reddedildiğini, toplantılara çağrılmadığını, yargılama aşamasında 11.12.2019 tarihli duruşmada da müvekkilin yeniden ihraç edildiğinin öğrenildiğini, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, uzayan yargı süreci göz önüne alındığında davacının hukuki yararının bulunmadığından söz edilemeyeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin ve üyelik sırasının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri 3. Değerlendirme Vakıaların ileri sürülmesi taraflara, hukuki nitelendirme ise hakime aittir. Tüm dosya kapsamından, davacının talebinin, 23.02.2018 tarihli UKOME kararı gereği kooperatif üyeliğinin ilk otuz üye içinde olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davacı için henüz dava açmada hukuki yararının bulunmadığı, kooperatif üyeliğinin devam ettiği kesinleşen yargı kararı ile belirli olması sebebiyle usulden ret kararı verilmiş ise de; davacının davayı açarken dava açma sebebinin henüz doğmamış olması ve davayı açmakta bu sebepten dolayı da hukuki yararının bulunmaması gerekir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h. maddesine göre hukuki yarar dava şartıdır. Dava şartı varlığı davanın görülmesi için gerekli ön şartlardandır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler (HMK 115/1). Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder (HMK 115/2). Somut olayda, 23.02.2018 tarihli UKOME kararında davalı kooperatifin 30 üyeliği için taşıma ruhsatı verileceği belirtilmiş olup kooperatifçe yapılan farklı bildirimler nedeniyle mahkemece üyelik tespiti istendiği anlaşılmıştır. Davacının başvurusu üzerine Ulaşım Daire Başkanlığının 11.05.2018 tarihli cevabında UKOME kararı gereği ...-Side mahalleleri arasında yolcu taşımacılığı için yetki belgesi talep eden davacının talebinin 30 taşıtlı hak sahiplerinin hangi üyelere ait olduğuna ilişkin mahkeme kararı gerektiği gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmıştır. Davanın niteliğine bakıldığında üyelik ve üyelik sırasının tespitine ilişkin olduğu, davanın açıldığı tarih itibariyle de davacının üyeliğinin sırası konusunda ihtilaf bulunduğu anlaşılmaktadır. İhraç kararının iptali davasının yargılama sırasında kesinleşmesi, dava açıldığı sırada hukuki yararının bulunduğu olgusunu ortadan kaldırmaz. Buna göre üyelik sırasının tespitinde davacının hukuki yararının ve üyeliği giriş tarihi dikkate alınarak tarafların delilleri de değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mevcut şekilde karar verilmesi doğru olmamış, açıklanan gerekçe ile kararın bozulması uygun görülmüştür. VI. KARAR Açıklanan .sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/547, K. 2023/1313, T. 30.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2022-547-e-2023-1313-k-4ffee9273b5d