Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/4563 E. 2023/3928 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4563
Karar No
2023/3928
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/453 E., 2022/199 K.

Taraflar arasında görülen, sözleşmenin feshi ile tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı asıl davada davalılar vekili ve asıl davada bir kısım dahili davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde gelen asıl ve birleşen davada davacı asil ... asıl davada bir kısım davalılardan ... vd. vekili Avukat ... gelmiş tebligata rağmen başka gelen olmadığından ve duruşmalı temyiz talebinde bulunan davalılardan ... vd. vekili Avukat ...'ın mazeret dilekçesi göndermiş mazeret dilekçesinde duruşmanın yokluğunda yapılmasını talep ettiği görüldü. Duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleşen davada davacı; asıl davada davalı yüklenici ... Gıda Ltd. Şti. ile 17.08.1998 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca taahhüt ettiği arsa payını peşinen yüklenici firmaya devrettiğini ve böylece yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ancak yüklenici davalı tarafın kendi edimlerini yerine getirmediğini, bunun üzerine sözleşmeyi noter ihtarı ile feshettiğini ileri sürerek, taşınmazın kendisine teslimi ile tapuda devredilen hissenin adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Asıl davada davalılar ... Gıda Ltd. Şti. ve ... vekili; diğer miraçsıların da davaya katılımının sağlanması gerektiğini, davacının kötü niyetli olarak ihtilaf yarattığını, müvekkilinin yüklendiği işi tamamlamak için büyük masraflar yaptığını, ancak davacının davranışları sonucu inşaatın durduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Asıl davada dahili davalılar vekili davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.09.2000 tarihli 1999/1078 E., 2000/919 K. Sayılı kararı ile, taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesinde anlaşmazlıkların hakem heyetiyle çözümlenmesinin kararlaştırıldığı, mahkemenin HUMK’nun 517 ve 519. maddeleri uyarınca görevli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 15. (Kapatılan) Hukuk Dairesi'nin 31.01.2001 tarihli 2000/5609 E., 2001/572 K. sayılı ilamı ile; sözleşmenin 9. maddesinde tarafların hem hakem hem de mahkeme yolunu seçtikleri, hakem şartının açık ve kesin olması gerektiği, talebin tapu iptal ve tescili olduğu, kamu düzenine ilişkin bu talebin hakemde görülmesinin olanaklı bulunmadığı, uyuşmazlığının esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 14.07.2003 tarihli 2001/456 E., 2003/817 K. Sayılı kararı ile; bina hakkında yıkım kararının bulunduğu, kaçak yapının projeye uygun hale getirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 15. (Kapatılan) Hukuk Dairesi'nin 29.12.2003 tarihli 2003/5994 E., 2003/6343 K. sayılı ilamı ile; diğer arsa sahiplerinin davaya katılmalarının sağlanması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

D. İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 21.12.2006 tarihli 2004/270 E., 2006/895 K. Sayılı kararı ile; diğer arsa sahiplerinin davaya muvafakat etmediği gerekçesiyle husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 15. (Kapatılan) Hukuk Dairesi'nin 23.07.2007 tarihli 2007/2360 E., 2007/5048 K. sayılı ilamı ile; diğer arsa sahiplerinin muvafakat vermekten kaçınmaları halinde bu kişiler hakkında ayrıca dava açılıp bu dava ile birleştirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

F. Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 09.09.2011 tarihli 2008/236 E., 2011/588 K. Sayılı kararı ile; davacı arsa malikinin edimini yerine getirip arsayı davalı yüklenici tarafa teslim ettiği, ancak davalı yüklenici tarafından yapılan inşaatın projeye aykırı olması nedeniyle ilgili belediye tarafından inşaatın mühürlendiği ve yıkım kararı alındığı, inşaatın yasal hale getirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, davalı yüklenici şirket adına olan tapudaki hissenin iptali ile davacı ve diğer tapu kayıt malikleri adına tesciline, ceza-i şart alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.

G. Dördüncü Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 21.02.2013 tarihli 2013/660 E., 2013/969 K. sayılı ilamı ile; diğer temyiz itirazlarının reddi ile, sözleşme gereği davalı yüklenici şirket tarafından devralınan tapuların dava tarihinden sonra dava dışı üçüncü şahıslara devredildiği, mahkemece 1086 sayılı HUMK'nın 186. maddesi (6100 sayılı HMK'nın 125. md.) uyarınca tescil talebi yönünden davacı yana seçimlik yetkisini kullanması için imkan ve mehil verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, davada taraf sıfatına haiz olmayan ve üçüncü şahıslar adlarına kayıtlı bağımsız bölümlerin infazı da kabil olmayacak şekilde tapu kayıtlarının iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

H. Dördüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 21.10.2019 tarihli 2013/249 E., 2019/641 K. Sayılı kararı ile;sözleşme gereği davalı yüklenici şirket tarafından devralınan tapuların dava tarihinden sonra dava dışı üçüncü şahıslara devredildiği, taşınmazın tapu kayıtları incelendiğinde davalı yüklenici ... Gıda San. Tic. Ltd. Şti. adına tapu kaydının olmadığı, dahili davalıların taşınmazı iyiniyetli iktisap ettikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İ. Beşinci Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 15. (Kapatılan) Hukuk Dairesi'nin 01.03.2021 tarihli 2020/1271 E., 2021/555 K. sayılı ilamı ile; fesih ve tasfiye işlemlerinin, üçüncü kişilerin haklarını da etkileyeceği, bir bakıma avans ödemesi niteliğindeki bu tapuların, arsa sahibine döneceği, devralan üçüncü kişilerin iyi niyet savunmalarının da dinlenemeyeceği, dahili davalı 3. kişiler yönünden iyiniyetli oldukları gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin geriye etkili feshedildiğinden tapu iptal ve tescil talebinin de kabulünün gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

I. Beşinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İmar Kanunu'nun geçici 16/10 maddesine göre yapı kayıt belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşümüne kadar geçerli olduğu ve yapı kayıt belgesinin yapıyı imara uygun hale getirmeyeceği, 17.08.1998 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine karar verildiği, asıl davada yükleniciden temlik alan diğer davalılar adına kayıtlı tapuların iptali ile davacı arsa sahibi adına tescil edilmesi gerektiği gerekçesiyle, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, ceza-i şart alacağı şartına ilişkin talebin reddine ilişkin hüküm bozma ilamı dışında kalıp kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının tapu iptal ve tescil talebinin kabulü ile, 4825 parsel sayılı taşınmazda davalılar adına olan tapudaki hissenin (45/160 hissenin) iptali ile davacı adına tesciline, bakiye kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar ... ve ... Gıda San. Tic. Ltd Şti vekili ve asıl davada dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepler 1.Asıl davada davalılar ... ve ... Gıda San. Tic. Ltd Şti vekili temyiz dilekçesinde; sözleşmenin davacı dışında diğer tarafları olan birleşen davadaki davalılarn sözleşmenin feshi talebi ile dava açmadıkları gibi sözleşmenin feshine de muvafakatlarının olmadığını, bu bakımdan davacı ... yönünden sözleşmenin feshinin sözkonusu olup diğer sözleşmenin tarafları olan hissedarlar yönünden geçerli olduğunu, hükmün sözleşmenin davacı ... yönünden feshine şeklinde kararın açık olması gerektiğini, dahili davalıların iyiniyetli olmadıklarının kanıtlanamadığını, yüklenici müvekkilinin satmış olduğu dairelerin tapularının iptali yönündeki mahkeme kararının yasaya aykırı olduğunu, kararın açık ve net olmadığını, infazı kabil bir hüküm olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Asıl davada dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının başta onay verdiği imara aykırı imalatları sonradan sözleşmeye aykırılık iddiasıyla gündeme getirip tapu iptal talebinde bulunmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, 3194 sayılı İmar Kanununda yapılan değişiklik ile eklenen geçici 16. madde kapsamında müvekkilleri tarafından ve binadaki tüm tapu sahipleri tarafından müracatta bulunularak yapı kayıt belgesi alındığını, anılan yasa kapsamında artık davacının iddia etmiş olduğu üzere imara ve projeye aykırı bir yapıdan söz edilmesinin mümkün olmadığını, toplamda davalılar adına olan 45/160 hissenin iptal edilerek davacı adına tesciline, bakiye kalan kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına dair kararın infazı kabil bir karar olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3/2. maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 ve devamı maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanununun 355 ve devamı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi

3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre asıl davada davalılar vekili ve bir kısım dahili davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Yargıtay 15. (Kapatılan) Hukuk Dairesi'nin 01.03.2021 tarihli 2020/1271 E., 2021/555 K. sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne karar verilmiş ise de; arsa payları oranı konusunda HMK’nın 297/2 maddesinde belirtildiği şekilde infazı kabil karar verilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece infazda tereddüt yaratmaması bakımından davacı arsa sahibinin davalılardan yükleniciye devretmiş olduğu pay dikkate alınarak, devredilen pay mukabilinde her bir dahili davalının hissesine düşen pay oranı belirtilmek suretiyle arsa tapularının iptali ile tescile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalılar vekili ve asıl davada bir kısım dahili davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Bozmanın niteliği nazara alınarak asıl davada dahili davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığında,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere

27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/4563, K. 2023/3928, T. 27.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2022-4563-e-2023-3928-k-a9d5a1fea72a