Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/4341 E. 2023/3997 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4341
- Karar No
- 2023/3997
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/376 E., 2021/536 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçinin/işçilerinin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçiye icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalının/davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalılardan/davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1-Davalı On Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncekilikle davanın zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı nedeniyle redd gerektiğini, müvekkili şirketin belirli bir süre davacı kuruma taşeronluk hizmeti verdiğini, dava konusu alacağa sebep olan işçinin davacı kurumun kendi işçisi olduğunu, kurum ihalesini kazanan her şirkette bu şirketin işçisi gibi çalıştığını, kurum işçisi olan kişi yönünden asıl işveren, alt işveren ilişkisi kurulmasının mümkün olmadığını, dava dışı işçinin davacı idarenin isteği üzerine işten çıkarıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı işçinin 01.08.2008-30.06.2009 tarihleri arasında müvekkili şirket bünyesinde çalıştığını, önceki çalışmalarına ilişkin müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, davacı idarenin yaz aylarında personel azaltılmasına ilişkin yazısı nedeniyle sonbahar döneminde yeniden çağrılmak üzere işten çıkartılan çalışanının taleplerinden idare ile imzalanmış sözleşmeye uygun hareket etmeleri nedeniyle kendilerinden istenemeyeceğini, asıl işveren sıfatıyla sorumluluğunun davacı kurumda olduğunu, sonbahar döneinde işe alınmak üzere işten çıkartılan personele işe davet yazısı gönderilmesine rağmen işe başlamadığını, dava dışı işçinin davacı idarenin isteği üzerine işten çıkarıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3- Davalı ... Güv. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; işçilerin davacı kurumun işçisi olduğunu, davacı ile aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi varmış gibi gözükse de ihaleyi alan firmaların ihale makamı ile işçiler arasında aracı görevi yürüttüklerini, alacakların ödenmesinde asıl ve gerçek işveren olan davacı kurumun sorumlu olduğunu, Yargıtayın benzer içtihatları bulunduğunu, kıdem ihbar tazminat bedellerinin sözleşmede ve teknik şartnamelerde maliyet hesaplarına dahil edilmeyip ödenen hakediş bedellerinde de yer almadığından bu ödemelerin kendilerine rücu edilemeyeceğini, sorumlu oldukları düşünülse dahi işçinin müvekkili şirkette çalıştığı süre ile sınırlı ve asıl işverenin yarı yarıya sorumlu olması gerektiğini, işçiler üzerinde bütün tasarruf yetkilerini tek başına kullanan davacının sorumlu olmadığını ileri sürmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 4- Davalı ... Ltd. Şti., davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.04.2015 tarih 2014/251 Esas 2015/176 Karar sayılı kararı ile dava dışı işçi tarafından İş Mahkemesinde açılan davalarda işçinin kusurunun bulunmadığı, yaz mevsiminde ihtiyaç bulunmadığı gerekçesi ile bir kısım işçinin işten çıkarılması isteğinin, işten çıkarılacak işçilerin isim listeleri davacı idare tarafından belirlenerek hizmet veren Ayan Güvenlik Ltd. Şti.’ne tebliğ ettiği, hizmet alım sözleşmesine göre Ayan Güvenlik Ltd. Şti.’nin işten çıkarma konusunda direnme ve takdir hakkının bulunmaması nedeniyle herhangi bir kusurunun bulunmadığı, daha önce işçiyi çalıştıran diğer davalılara atfedilebilir kusur da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 19.02.2018 tarih, 2015/31393 Esas, 2018/2082 Karar sayılı ilamı ile, davacı idare ile davalı ... Ltd. Şti. arasında imzalanmış olan sözleşmenin 37.11.maddesinde; ’’Kurum Mevzuatında; Öğretim yılı Yüksek Öğretim Kurumlarının eğitim ve öğretim takvimlerine göre yurtların hizmete açıldığı ve kapadığı tarihler arasındaki süre tanımlanmıştır ve belirlenmiştir. Yüksek Öğretim kurumlarının normal eğitim başlaması ve kapanması dikkate alınarak yurtların yaz tatili normal kapanışları ile yeni öğretim yılı açılış tarihleri Genel Müdürlüğümüz tarafından belirlenir. Bu nedenle yaz döneminde yurtların geçici olarak tamamen veya kısmen Genel Müdürlük tarafından kapatılmasına karar verildiği takdirde bu dönemde idare geçici olarak personel azaltmasına gidebilir’’ hükmüne yer verilmiş olup, mahkemece yapılan yargılamada ve alınan bilirkişi raporunda sözleşmenin bu hükmü değerlendirilmediği gibi, yine sözleşme ve eki niteliğinde bulunan idari ve teknik şartnamelerde işçinin işten çıkartılması sonucu ödenmesi gereken bedelden hangi tarafın ne oranda sorumlu olacağına ilişkin düzenleme olup olmadığı da değerlendirilmediği, bu durumda, mahkemece, yeni bir bilirkişi raporu alınarak taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve eki şartnamelerin de değerlendirilip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı ile yapılan sözleşme kapsamında SGK kayıtlarına göre davalı bünyesinde çalışan işçiye yapılan ödemeyi aralarında imzalanan sözleşme hükümlerine göre davalılardan talep edebileceği gerekçesiyle davalıların sorumluluklarını belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların dava dışı işçinin kıdem tazminatı ve diğer tüm işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu. yeniden hesaplama yapılması gerektiğini temyiz sebebi olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ncı ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3/2. maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi ile 439/2. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.