Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4442 E. 2023/12558 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4442
Karar No
2023/12558
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/110 Esas-2021/273 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleştirilen davada, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kaza sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıların ise kaza nedeniyle ortaya çıkan zararlardan sorumlu olduğunu açıklayıp asıl davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın; birleştirilen davada 47.151,18 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.05.2012 tarihli ve 2008/17 Esas, 2012/213 Karar sayılı kararı ile; davalıların kusur oranlarına göre davanın kısmen kabulü ile asıl davada 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı ...'tan tahsiline, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine, manevi tazminat talebinin reddine, birleşen davada 17.874,86 TL'nin davalı ...'tan tahsiline, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.10.2014 tarihli ve 2014/19698 Esas, 2014/14153 Karar sayılı ilamıyla; "...Davacı vekili dava dilekçesi ile tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ederek teselsül hükümlerine dayanmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88. maddesi gereğince aynı zarardan sorumlu olanların müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiş, Borçlar Kanunu’nun 142. (TBK.nun 163.) maddesi gereğince ise davacıya istediği borçluya başvurma hakkı tanınmıştır. Buna göre davacı yararına hükmedilen maddi tazminatın tamamının davalılar işleten, sürücü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken davalıların kusur oranına göre sorumlu tutulması doğru görülmemiştir...davacının dava konusu olay nedeni ile yaralanması ve maluliyeti karşısında hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken talebin reddi doğru görülmemiş, hakkaniyete uygun manevi tazminata karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir...Davacı vekilince talep edilen ve bilirkişi tarafından hesaplanan tazminat miktarlarından davacının yolcusu bulunduğu araç sürücüsü ... aleyhine hükmedilen tazminatlardan %30 oranında hatır taşıması indirimi yapılmış ise de indirim yapılan bu oran dosya kapsamı ve olayın oluş biçimine göre yüksek olup daha makul düzeyde indirim yapılması gerekmekte olup, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir...Mahkemece birleştirilen davada davalı olarak yer almayan ... Şirketi lehine vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 21.12.2017 tarihli ve 2016/76 Esas, 2017/196 Karar sayılı kararıyla; asıl davada maddi tazminat talebi yönünden konusuz kalması nedeniyle tüm davalılar açısından karar verilmesine yer olmadığına, 25.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, birleştirilen davada davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... Kollektif Şirketi vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.02.2020 tarihli ve 2018/2998 Esas, 2020/1353 Karar sayılı ilamıyla; davacı vekilinin tüm, davalı ... Kollektif Şirketi vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "... Somut olayda, kazaya karışan ve davalı ... Kollektif Şirketi adına kayıtlı araç noter huzurunda yapılan 25.01.2002 tarihli satış senedi ile satılmış, kaza ise 06.08.2007 tarihinde meydana gelmiştir. Bu durumda mahkemece, anılan noter satış sözleşmesinin onaylı sureti ilgili noterlikten getirtilerek, aracın fiilen devrinin yapılıp yapılmadığının, aracın satış işleminden sonra davalı ... Kollektif Şirketi tarafından kiralama, ariyet gibi bir sözleşme ile kullanılmaya devam edilip edilmediğinin, davalı ... Kollektif Şirketinin 3. kişileri bağlayacak şekilde işletenlik sıfatının devam edip etmediğinin araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir...Davacı vekili meydana gelen kaza nedeni ile yaralanan ve malul kalan müvekkili için 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı ... vekili, taşımanın hatır için olduğunu, taşımanın niteliği dikkate alındığından talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu savunmuş, mahkemece manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir... olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın bir miktar fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir" şeklindeki gerekçeyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak asıl dava yönünden davanın maddi tazminat talebi yönünden konusuz kalması nedeniyle tüm davalılar açısından karar verilmesine yer olmadığına, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücü ..., davalı işleten ..., müteveffa sürücü ...’nın yasal mirasçılarınden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, birleşen davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili, müvekkilinin zarardan sorumlu olmadığını, aracın kaza tarihinden önce satıldığını, manevi tazminat miktarının fazla olduğunu, reddedilen kısım yönünden müvekkili lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık asıl dava; 06.08.2007 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacının yolcu konumunda olduğu araç ile karşı aracın işleteni, sürücüsü, trafik sigortacısı ile davacının işvereni aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat; birleşen dava, karşı aracın trafik sigortasının bulunmaması nedeniyle ... aleyhine açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 88, 89, 90 ve 91 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5684 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

2. Değerlendirme 1.Davacı vekili meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece 04.05.2012 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince hüküm davacı ve davalı ... yararına bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece 21.12.2017 tarihli karar ile asıl davada maddi tazminat talebi yönünden konusuz kalması nedeniyle tüm davalılar açısından karar verilmesine yer olmadığına, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... , ...'nın mirasçıları ve ... Kollektif Şirketinden tahsiline, birleştirilen davada davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Anılan karar davalı ... kalaycı vekiline tebliğ edilmiş, hüküm davalı ... vekilince temyiz edilmemiş; davacı vekili, davalı ... Kollektif Şirketi vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiş, anılan hüküm Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.02.2020 tarihli ilamıyla davalı ... Kollektif Şirketi ve davalı ... yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl dava yönünden; maddi tazminat talebi yönünden konusuz kalması nedeniyle tüm davalılar açısından karar verilmesine yer olmadığına, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücü ..., davalı işleten ..., müteveffa sürücü ...’nın yasal mirasçılarınden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının davalı ... Kollektif Şirketi’ne yönelik manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mahkeme hükmü ve davacı vekilinin temyiz dilekçesi davalı ... vekiline tebliğ edilmiş, ancak davalı ... vekilince hüküm temyiz edilmeyerek bu davalı yönünden mahkemenin ikinci hükmü kesinleşmiştir. Açıklanan nedenle mahkemenin ikinci hükmü davalı ... yönünden temyiz edilmeyerek kesinleşmekle bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken yeniden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

2.Bozma ilamının neden ve şekline göre davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle hükmün resen BOZULMASINA,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm temyiz temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ... ı'ya iadesine,

Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4442, K. 2023/12558, T. 23.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-4442-e-2023-12558-k-da68450ab653