Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/1415 E. 2023/1465 K. – Alacak (Eser

Konu: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1415
Karar No
2023/1465
Karar Tarihi
Konu
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklı

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/643 E., 2022/3 K. DAVACI-KARŞI DAVALI : ... vekili Avukat ... DAVALI-KARŞI DAVACI : ... Yapı İnşaat San. Ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 09.11.2018 HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/457 E., 2021/6 K. Taraflar arasındaki Alacak (Eser Sözleşmesinden kaynaklı) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın asıl dava yönünden kısmen kabulü ile karşı davanın sübut bulmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin yüklenicisi olduğu Bursa ... 125 yataklı Devlet Hastanesi İnşaatında 19/02/2018 tarihli Asma Tavan Malzemeli İşçilik Sözleşmesi yaptığını, yapmış olduğu işlerin bedelinin çoğunu ödeme süresi geçmesine rağmen alamadığını, bu nedenle müvekkilinin 20/08/2018 tarihinde işi bıraktığını, alacaklarının ödenmesi için 10/09/2018 tarihli ihtarname ile ödemenin yapılmasını istediğini, davalı şirket tarafından ödeme yapılmadığını, Bursa Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1854 D.İş sayılı dosyasıyla da tespit edildiği üzere müvekkilince toplam yapılan iş bedelinin 885.381,28- TL olduğunu, buna mukabil müvekkiline sözleşme dahilinde 389.754 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin davalı şirketten 500.608,66- TL alacağı kaldığını belirterek söz konusu bedelin davalı şirket tarafından müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP ve KARŞI DAVA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 20/08/2018 tarihinde işi yarım bıraktığını, davacıya keşide edilen ihtarnameye rağmen davacının işin başına geçmediğini, davacıya toplam 616.476,97- TL ödeme yapıldığını, bu ödemeye KDV dahil edildiğinde bu bedelin 793.878,94- TL olduğunu, işin başında bulunulmaması sebebiyle 8.500 TL gecikme cezası, 226.221,91- TL işin bir başkasına yaptırılması nedeniyle artan malzeme ve işçilik maliyet nedeniyle oluşan fark olmak üzere müvekkilin sözleşmeden kaynaklı toplam 888.190,46- TL ödemek zorunda kaldığını, davacının bir alacağının bulunmadığını belirterek asıl davanın reddini, davacı-karşı davalının kusurlu olarak işi bırakması, edimini zamanında sözleşmeye uygun olarak ifa etmemesi sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek müvekkilinin davacı taraftan 94.311,52- TL alacağının davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan ödemeler toplamının 405.000,00 TL çek ödemesi + 30.000,00 TL banka ödemesi + 90.000,00 TL çek ödemesi + 18.530,70TL SGK ödemesi = 543.530,70 TL olacağı, bu miktara %1 kamp kesintisi olan 5.435,3 TL ile 35.631 TL yemek bedeli ilave edildiğinde toplam miktarın 584.597,00TL olduğu, toplam iş miktarı olan 885.381,28 TL'den yapılan ödemeler tutarı olan 584.597,00TL mahsup edildiğinde, davacı-karşı davalının 300.794,28 TL bakiye alacağının bulunduğu, bu miktarlar oranlandığında davacı-karşı davalının hak ettiği ücretin 1/3'ünden biraz fazla bir kısmının henüz kendisine ödenmediği, bu sebeple asıl dava yönünden davacı-karşı davalının alacağı olarak 300.794,28 TL alacağının tespit tarihi olan 11/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-karışı davacıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, karşı dava yönünden yapılan değerlendirme ile de, davalı-karşı davacının, yapılan iş miktarının 1/3'ünü biraz aşacak şekilde ücret borcunu ödemede temerrüde düştüğü, bu sebeple davacı-karşı davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı sebebe dayandığı, sözleşmenin yüklenici tarafından haklı sebeple feshedilmiş olması sebebiyle, temerrüde düşen iş sahibinin, işi başkasına yaptırmaktan kaynaklı zararların davacı-karşı davalıdan isteyemeyeceği, karşı davacı tarafından tutulan tutanaklardan kaynaklı alacak yönünden ise, bu tutanakların karşı davacı tarafın çalışanları tarafında tek taraflı olarak tutulmuş tutanaklar olduğu, davacı-karşı davalı tarafın temsilcilerinin imzalarının bulunmadığı, tutanağa konu hususların davacı-karşı davacı tarafça kabul edilmediği, söz konusu tutanakların adi belge niteliğinde olup sonradan her zaman oluşturulmalarının mümkün olduğu, tutanağa konu hususların resmi şekilde bildirimlerinin yapılmadığı (örneğin noter ihtarı gibi), bir kısım tutanakların davacı-karşı davalının haklı sebeple işi bırakması tarihinden sonra tutulan tutanaklar olması ( 27/08/2018 ve 06/09/2018 tarihli tutanaklar) sebebiyle bu tutanaklara itibar edilemeyeceği gerekçesiyle esas dava yönünden davanın kısmen kabulü ile karşı davanın sübut bulmadığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın toplam 405.000,00 TL (3 adet 70.000,00 TL, 3 Adet 65.000,00 TL bedelli) çekle yaptığı ödemenin tamamının dava konusu sözleşme ile ilgili ödeme olmadığını, her biri 30.000,00 TL bedelli toplam 90.000,00 TL bedelli 3 ayrı çek ödemesinin önceki dönem sözleşmelerden kaynaklanan ödeme olduğunu, dosyaya sunulan çek fotokopilerinin üzerinde 19.03.2018 tarihinde çeklerin müvekkile verildiğinin görüldüğünü, dava konusu “ASMA TAVAN” sözleşmesinin tarihi 19.02.2018 olduğunu, sözleşmenin imzalandığı tarihten sonra yer tesliminin yapılması, malzeme siparişinin verilmesi ve şantiyeye ulaştıktan sonra işe başlanması sırasında geçen zaman dilimi hesaplandığında davalı şirketin bir ay sonra müvekkil şirkete ödeme yapmayacağının aşikar olduğunu, 13.08.2018 tarihli 30.000,00 TL bedelli havalenin, taraflar arasında ki mesaj kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, müvekkiline ait malzemenin başka bir şirkete ait olduğu düşünülerek haciz edilmesi nedeniyle yapılan ödeme olduğunu, bu beyanlarının ispatlanmış olduğunu, çünkü bilirkişi mali müşavir bilirkişi raporunda, Elazığ 4. Noterliğinin 21345 yevmiye 08.11.2018 tarihli ihtarnamesi gönderdiğimiz dava konnsu iki fatura haricinde, davalı tarafın ticari defterlerinde müvekkile 223.567,46 TL borçlu olduğu göründüğünü, bu fiili ve hukuki durumun; davalı tarafın önceki sözleşmeler nedeniyle yaptığı ödemelerin, bu sözleşmeyle alakalı olmadığı şeklindeki iddia ve savunmalarını doğruladığını, davalı şirketin %1 kamp kesintisi için 5.435,3 TL ile 35.631 TL yemek bedeli kesintisi yapmasını gerektir bir harcama yaptığını belgelendiremediğini, davalı tarafın bu amaçla dosyaya sunduğu tutanak ve faturaların gerçeği yansıtmadığı gibi her zaman düzenlenebilir belgelerden olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, davacı tarafın ispat edemediği beyanları dikkate alınarak hüküm kurulduğunu, davacı karşı davalı tarafından ödemelerini alamadığına dair ihtarname gönderilmiş olduğu iddia edilmiş ise de söz konusu ihtarnamenin müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, ancak müvekkili şirket tarafından davacı - karşı davalının işin başına geçmesi ve yükümlülüklerini yerine getirmesine dair defaten ihtarname gönderildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesine göre, davacı/karşı davalının işi geciktirmesi, yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve işi haksız bir şekilde bırakmasına rağmen müvekkil şirketin temerrüde düştüğünün kabul edilmesinin de hukuken mümkün olmadığını, davacı- karşı davalının haksız ve hukuka aykırı bir şekilde işi yarıda bıraktığını,müvekkili şirketin tebligat adresi sözleşmede yer almasına ve karşı tarafça da bilinmesine rağmen davacı/karşı davalının sözleşmenin feshine dair iddialarının aksine müvekkil şirkete hiç bir başvuru yapılmamış olduğunu, karşı dava yönünden istinaf taleplerinde ise; müvekkili şirketin davacı ( karşı davalı ) tarafın işi eksik ve gereği gibi yapmadığı için yapılan işi bu haliyle kabul etmediğini, sözlü uyarılarda bulunmuş olduğunu, tutanak tutmuş olduğunu, Noter aracılığı ile ihtarnameler göndermiş olduğunu, bu eksiklikler ve sözleşme hükümlülüklerine uyulmaması işin terk edilmesi sonucunda işi bir başkasına yaptırmış olduğunu ve gecikme cezası şartlarının oluşmuş olduğu belirtilerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işin tek taraflı olarak eylemli şekilde feshinde davacı - karşı davalıya atfı kabil her hangi bir kusur bulunmadığından, uyuşmazlık kapsamındaki sözleşme nedeniyle yapılan imalatların metrajı ve bedeli belirlenerek ödenmeyen bakiye iş bedeli alacağının hüküm altına alındığı gerekçesiyle davalı - karşı davacı vekilinin ve davacı - karşı davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, feshedilen sözleşme kapsamında davacı tarafça yapılan imalatların bedelinin ne kadar olduğu, iş sahibinin imalat karşılığında ne kadar ödeme yaptığı, davacının alacağının bulunup bulunmadığı, işin tamamlanmaması sebebiyle karşı dava bakımından davalının davacıdan tazminata hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.1. Taraflar arasında 19/02/2018 tarihli, Bursa ... 125 Yataklı Devlet Hastanesi yapım işine ait asma tavan malzemeli işçilik sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Sözleşme birim fiyatlı eser sözleşmesidir. 2.2.Davacının üstlendiği yapım işi sebebiyle karşı yanın edimi olan iş bedelinin ödemesi ediminin zamanında ifa edilmemesi sebebiyle müteahhidin sözleşmeyi feshinde herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Buna göre; her iki tarafa da borç yükleyen sözleşme kapsamında kendi edimini ifa etmeyen tarafın karşı yan ediminin ifasını isteyemeyeceği de dikkate alındığında; karşı davanın reddi usul ve yasaya uygun olup, davalı - karşı davacı vekilinin karşı dava yönünden temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2.3. Davalı karşı davacı vekilinin faturalara ilişkin ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edilmediği yönündeki itirazı da yerinde görülmemiş, zira ihtarnameye ilişkin tebliğ şerhi dosya kapsamında bulunmaktadır. 2.4. Davacı vekilinin ödemeye ilişkin itirazlarına gelince, ilk derece mahkemesince dosya teknik bilirkişi kuruluna tevdi edilerek davacının yaptığı imalatların bedeli, davalı ödemeleri dikkate alınmak suretiyle bilirkişi heyet raporu alınmış olup, itirazlar çerçevesinde aynı kuruldan ek rapor alınmıştır. Davacı vekilinin yapılan ödemelerin bu işe ait olmadığına ilişkin iddiaları ispatlanamadığından bu husustaki itirazların da reddi gerekmiştir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/1415, K. 2023/1465, T. 24.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2022-1415-e-2023-1465-k-811b87ef5ea9