Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/5615 E. 2026/3557 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5615
Karar No
2026/3557
Karar Tarihi

KANUN YARARINA BOZMA

Gasp suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 497/1 ve 59/2. maddeleri gereğince 12... ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İskenderun Ağır Ceza Mahkemesinin 28/12/1995 tarihli ve 1995/142 esas, 1995/169 sayılı kararının 05.01.1996 tarihinde kesinleşmesini müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) hükümleri çerçevesinde yapılan uyarlama yargılaması sonunda, sanığın yağma suçundan 149/1-a, 149/1-c, 149/1-h ve 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2018 tarihli ve 2018/144 esas, 2018/268 sayılı kararının istinaf incelemesi sonunda istinaf talebinin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 19.06.2020 tarihli ve 2019/296 esas, 2020/1000 sayılı kararının sanık müdafiince temyizi üzerine anılan kararın bozulmasına ilişkin Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 24.05.2023 tarihli ve 2021/24530 esas, 2023/10856 sayılı kararını takiben yeniden yapılan yargılamada, dava zamanaşımı süresi dolduğundan bahisle kamu davasının düşmesine dair İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli ve 2023/197 esas, 2024/80 karar sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 26.09.2025 gün ve 94660652-105-31-36049-2024-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.10.2025 gün ve 2025/113341 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE; Dosya kapsamına göre, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında; sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın, zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309. maddesi uyarınca hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak, Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtay’ca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

Buna göre hâkim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu yapılabilmesi için istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi gerekmektedir. İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında yapılan uyarlama yargılaması sonucunda zamanaşımı süresi dolduğundan bahisle düşme kararı verildiği anlaşılmaktadır.

Ancak, İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan duruşma, müştekiye bildirilmediği gibi, 12.03.2024 tarihli düşme kararının kanun yoluna başvurma hakkı bulunan müştekiye tebliğ edilmediği görülmektedir.

Bu itibarla, kanun yararına bozma konusu yapılan kararın müştekiye tebliğ edilmemiş olması nedeniyle henüz kesinleşmediği anlaşılmakla, bu aşamada kanun yararına bozma yoluyla incelenmesi olanaklı görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, dosyanın, kanunyolu bildiriminin başvuru mercii, süresi ve yöntemi açısından şerhli davetiye ile müştekiye bildirilip, tebligat eksikliğinin ikmali ile süresinde başvuruda bulunulması halinde temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderilmesini, aksi takdirde usulünce kesinleştirme işlemi yapılarak, bu aşamadan sonra kanun yararına bozma isteminde bulunulmasını teminen mahkemesine iadesine, 27.04.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/5615, K. 2026/3557, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2025-5615-e-2026-3557-k-101c4ff606e5