Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/2298 E. 2026/4507 K. – Nitelikli Tehdit
Konu: Nitelikli Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2298
- Karar No
- 2026/4507
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Tehdit
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/359 E., 2025/71 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü
Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2009 tarihli ve 2009/41 Esas, 2009/655 Karar sayılı ilâmı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan mahkûmiyetine dair hükmün Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15.04.2013 tarihli 2011/13342 Esas, 2013/11419 Karar sayılı ilâmı ile onanıp kesinleşmesinden sonra sanık müdafii tarafından sunulan 23.05.2022 havale tarihli dilekçe ile sanığın ceza sorumluluğunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği iddiasıyla yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine, mahkemece, sanık hakkındaki yargılamanın yenilenmesi talebinin 05.06.2024 tarihinde kabulüne ve yapılan yargılama sonrası 20.01.2025 tarihinde yeniden hüküm kurulması nedeniyle, söz konusu onama kararı ile yargılamanın yenilenmesinin kabul edildiği tarih arasında zamanaşımı süresinin durduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 66/5. maddesinde yer alan “Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak, zamanaşımının henüz gerçekleşmediği belirlenerek yapılan incelemede,
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; Sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş olması karşısında, sanıkların müdafileri tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığı gözetilmeden, kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan beraat kararı nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1 inci maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümde yer alan; " .. Sanık yargılamada kendisini müdafii ile temsil ettirmekle AAÜT gereğince 30.000,00TL. maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,” ilişkin cümlenin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,20.05.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.