Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/6549 E. 2026/4522 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6549
Karar No
2026/4522
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2170 E., 2024/2685 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

I- Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesi neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede;

Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan beraat hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Ayrıca dosyada Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.

Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, katılan vekilinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN ONANMASINA,

II- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesi neticesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... ve müdafi, sanık ... ve müdafi, sanık ... müdafii, katılan vekilinin temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Her ne kadar sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a,cd; 168/3-2 ve 62/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, sanıklar hakkında açılan kamu davasının anlatımında suç konusu olarak 1.000,00 TL nakit para, Enpara isimli hesabından 5.400,00 TL ve ... Bankasındaki 4.800,00 TL para ve imza attırdıkları boş senetten bahsedildiği, mahkemenin mahkumiyet kararının gerekçesinde "Sanıkların birden fazla kişi ile konutta ve silahla yağma suçunu işledikleri vicdani kanaatine varılmakla birden fazla nitelikli halin olması da göz önüne alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmalarına karar verilmiştir" demek suretiyle yağma suçuna konusu hakkındaki kabulü hususunda eksik gerekçe ile hüküm kurarak şüpheye sebep olduğu anlaşılmakla, hüküm kurulurken yağma suçunun konusunun açıkça belirlenmesi ve buna göre katılanın kısmi iadeye rıza göstermemesi hususunun hukuki sonuçları tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlek sanık ... ve müdafi, sanık ... ve müdafi, sanık ... müdafii, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/6549, K. 2026/4522, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2024-6549-e-2026-4522-k-7a795cc34506