Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/5985 E. 2026/2489 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5985
- Karar No
- 2026/2489
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3448 E., 2024/739 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2021/304 Esas, 2022/465 Karar sayılı kararı ile sanıkların nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, 62... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 26.03.2024 tarihli ve 2022/3448 Esas, 2024/739 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafinin istinaf başvurularının "5271 sayılı CMK’nın 324/2 maddesine göre hüküm ve kararda yargılama giderlerinin miktarı ile kimlere yükletileceğinin gösterilmesi gerektiği halde kısa kararda yargılama giderinin gösterilmemesi hukuka aykırı ise de; bu aykırılık bozma yada dosyanın yeniden görülmesi sebebi sayılmamış, eleştiri ile yetinilmiştir." eleştirisi ile birlikte 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıklar Müdafinin Temyiz İstemi Kararın hukuka, usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların kollukta müdafisiz ve tercüman yardımı olmadan dinlendiğine ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delil niteliğinde bulunana bu savunmaların hükme esas alınması suretiyle haklarının ihlal edildiğine, müştekinin çelişkili ve soyut beyanlarından başka mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, dosyadaki görüntü kayıtlarının müştekinin iddialarını doğrulamadığına, taraflar arasında alacak verecek meselesi ve buna dayalı husumet bulunduğuna, istinaf taleplerinin yeterince değerlendirilmemesi sonucunda hukuki dinlenilme ve savunma haklarının ihlal edildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Oluş ve dosya içeriğine göre; "..sanıkların suç tarihinden önce müşteki ile Suriye'de ticari ilişkileri bulunduğu, suç tarihinde de sanıkların müştekinin ikamet ettiği Bağcılar ilçesi Demirkapı mahallesinde bulunan evine giderken sanıkların birlikte siyah renkli Mercedes marka araç ile önünü kestikleri, müştekinin elinde bulunan poşet içerisindeki 5.000 Dolar parayı ve numune kumaşı zorla elinden aldıkları..." kabulüyle sanıkların nitelikli yağma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmişse de;
1. Katılanın kollukta verdiği sanıklardan ... ile aralarında daha önceden ticari ilişki bulunduğuna ilişkin beyanı ve sanıklar müdafinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu Bursa 4. İcra Dairesinin 2018/888 Esas sayılı icra dosyasındaki ödeme emri birlikte değerlendirildiğinde, mezkur takip dosyasının bir örneği dosya arasına alınarak sanıkların hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hareket edip etmedikleri tespit edildikten sonra, şartlarının oluşması halinde sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 150/1. maddesi gereğince hukuki alacağın tahsili amacı ile kasten yaralama suçunu oluşturup oluşturmadığı yeterli şekilde araştırılmadan ve gerekçede bu husus tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.