Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/3735 E. 2026/3046 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3735
- Karar No
- 2026/3046
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2278 E. 2023/6142 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün onanmasına
Yapıla ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/137 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c-d, 62, 53... . maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 20.12.2023 tarihli ve 2023/2278 Esas, 2023/6142 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafii Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlemediği, atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, iştirak iradesinin olmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-d maddesinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı biçimde "Yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsiline" şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği Bergama Ağır Ceza Mahkemesince belirlenen hüküm fıkrasından " sanık ve SSÇ'den eşit oranlarda tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,," ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, "Sanıklara, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin ayrı ayrı yükletilmesine" tümcesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bergama. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,09.04.2026 tarihinde karar verildi.