Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/2875 E. 2024/8127 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2875
- Karar No
- 2024/8127
- Karar Tarihi
Tehdit ve hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1. 1. cümle, 125/1 ve 62/1. (2 kez) maddeleri uyarınca 5 ay ve 2 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair İzmir 22. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.06.2013 tarihli ve 2012/1047 Esas, 2013/478 sayılı kararının Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13.06.2017 tarihli ve 2014/43776 Esas, 2017/17540 Karar sayılı ilamı ile 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi uyarınca uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama neticesinde, anılan suçlardan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1. 1. cümle, 125/1 ve 62/1. (2 kez) maddeleri uyarınca 5 ay ve 2 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli ve 2017/668 Esas, 2018/441 sayılı Kararının, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 30.03.2021 tarihli ve 2018/5978 Esas, 2021/11503 karar sayılı ilamı ile sanığın savunma hakkının kısıtlanması ve 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama neticesinde, aynı suçlardan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1. 1. cümle, 125/1 ve 62/1. (2 kez) maddeleri uyarınca 5 ay (2 kez) hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/377 Esas, 2022/266 sayılı Kararı aleyhine, Yüksek Adalet Bakanlığının 07.05.2023 gün ve 94660652-105-35-22086-2022 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2024 gün ve 2023/60862 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderildiği, Dairemizin 16.04.2024 gün ve 2023/17360 esas, 2024/4570 sayılı kararı ile; “Sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile aynı Kanun’un 125. maddesinin birinci cümlesinde düzenlenen tehdit ve hakaret suçları için öngörülen cezaların türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun’un 66/1-e uyarınca hesaplanan 8 yıllık asli dava zamanaşımının İzmir 22. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.06.2013 tarihli kararı ile verilen mahkûmiyet hükmü ile İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli kararı arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/377 Esas, 2022/266 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, hükmolunan cezaların çektirilmemesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine," oybirliğiyle karar verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi çerçevesinde yapılan incelemede, Dairemizin anılan kararına "dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi yönünden" aşağıda açıklanan nedenlerden dolayı itiraz edilmesi zorunluluğu doğduğu, Somut olay incelendiğinde; Sanık ... hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2012 tarih ve 2012/98316 soruşturma, 2012/38509 Esas sayılı iddianamesiyle Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. cümle, 125/1 maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davasının açıldığı, İzmir 22. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.06.2013 gün ve 2012/1047 Esas, 2013/478 Karar sayılı kararıyla, tehdit suçundan Türk Ceza Kanunu'nun 106/1 ilk cümle, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 5 ay hapis; hakaret suçundan Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13.06.2017 gün ve 2014/43776 Esas, 2017/17540 Karar sayılı kararıyla ilk derece hükmünün bozulduğu, Bozma üzerine yapılan yargılama sonrasında, İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 gün ve 2017/668 Esas, 2018/441 Karar sayılı kararıyla, tehdit suçundan Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. cümle, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 5 ay hapis; hakaret suçundan Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 03.03.2021 gün ve 2018/5978 Esas, 2021/11503 Karar sayılı kararıyla ilk derece mahkûmiyet hükmünün bir kez daha bozulduğu, İkinci bozma sonrasında, İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 gün ve 2021/377 Esas, 2022/266 Karar sayılı kararıyla, tehdit suçundan Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. cümle, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 5 ay hapis; hakaret suçundan Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 07.05.2023 gün ve 22086-2022 sayılı ihbarnamesinde, "suç tarihinin 15.10.2012 olduğu, sanığın savunmasının 28.03.2013 tarihinde alındığı, İzmir 22. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.06.2013 tarihli kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün sanığın üzerine atılı suçlar yönünden zamanaşımı süresini kesen son sebep olduğu, Yargıtay bozma ilamları sonrasında yargılamaya devam edilerek İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli karara kadar geçen sürede 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin tamamlandığı hususu ile Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 30.03.2021 tarihli ilamından önce hakaret suçundan tayin olunan cezanın sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilmeyerek fazla ceza tayini" konularının kanun yararına bozma sebebi olarak gösterildiği, Dairemizin 16.04.2024 gün ve 2023/17360 Esas, 2024/4570 sayılı Kararı ile, "8 yıllık asli dava zamanaşımının İzmir 22. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.06.2013 tarihli kararı ile verilen mahkûmiyet hükmü ile İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli kararı arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması" gerekçesiyle sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşmesine karar verildiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. cümle maddesinde düzenlenen tehdit suçu ile Türk Ceza Kanunu'nun 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun yaptırımı itibariyle Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesi uyarınca asli dava zamanaşımı süresinin sekiz yıl, 67/4. maddesi göz önüne alındığında ise kesintili dava zamanaşımı süresinin on iki yıl olduğu, Suç tarihinin 05.10.2012 olduğu, somut olayda zamanaşımını kesen işlemlerin; 06.12.2012 tarihli iddianame, 28.03.2013 tarihli sanığın savunmasının alınması, İzmir 22. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.06.2013 gün ve 2012/1047 Esas, 2013/478 Karar sayılı mahkûmiyet kararı, İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 gün ve 2017/668 Esas, 2018/441 Karar sayılı mahkûmiyet kararı, İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 gün ve 2021/377 Esas, 2022/266 Kararı olduğunun görüldüğü, Dairemizce, zamanaşımını kesen son işlem olarak 06.06.2013 tarihli ilk mahkûmiyet hükmü esas alınıp, bu tarihten itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımının 10.03.2022 tarihli son mahkûmiyet hükmü arasında dolduğu gerekçesiyle sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiş ise de, ilk mahkûmiyet hükmünün bozulması sonrasında verilen 29.05.2018 tarihli mahkumiyet hükmünün zamanaşımını kestiği, bu tarihten itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresi geçmeden ve arada kesen işlemler sebebiyle suç tarihinden itibaren 12 yıllık uzatılmış zamanaşımı süresi de dolmadan 10.03.2022 tarihli mahkûmiyet kararının verildiği, bu şekilde İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 gün ve 2021/377 Esas, 2022/266 Kararıyla tehdit ve hakaret suçlarından verilen mahkûmiyet hükümleri yönünden zamanaşımı süresinin dolmadığının değerlendirildiği, Dairemizin zamanaşımı nedeniyle düşme kararının hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz kanun yoluna başvurulduğu, Yukarıda açıklanan nedenlerle; itirazın KABULÜ ile; Dairemizin 16.04.2024 tarihli ve 2023/17360 Esas, 2024/4570 karar sayılı Kararının kaldırılması, İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/377 Esas, 2022/266 Karar sayılı kararına yönelik, "zamanaşımı nedeniyle düşme" konusuyla ilgili kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi, İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/377 Esas, 2022/266 Karar sayılı kararına yönelik, "kazanılmış hak" konusuyla ilgili (kabule göre kısmında anlatılan) kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar verilmesi; itirazın, Dairemizce yerinde görülmemesi halinde ise, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesi yönünde itiraz talebinde bulunulması üzerine dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü: GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2024 tarih ve KD-2023/60862 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan; itirazın KABULÜ ile Dairemizin 16.04.2024 tarihli ve 2023/17360 esas, 2024/4570 karar sayılı kanun yararına bozma isteminin kabulüne ilişkin kararının kaldırılarak yeniden yapılan incelemede; A-Tehdit ve Hakaret Suçlarından Açılan Kamu Davalarının Düşürülmesine İlişkin Kanun Yararına Bozma Sebebi Yönünden; İnceleme konusu olayda; 06.06.2013 tarihli ilk mahkûmiyet hükmünün bozulması sonrasında verilen 29:05.2018 tarihli mahkûmiyet hükmünün zamanaşımını kestiği, bu tarihten itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresi geçmeden ve arada kesen işlemler sebebiyle suç tarihinden itibaren 12 yıllık uzatılmış zamanaşımı süresi de dolmadan 10.03.2022 tarihli son mahkûmiyet kararının verildiği, bu şekilde İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 gün ve 2021/377 Esas, 2022/266 Kararıyla tehdit ve hakaret suçlarından verilen mahkûmiyet hükümleri yönünden zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından açılan kamu davalarının düşürülmesine yönelik bozma sebebi yönünden olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebi yerinde görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin oy birliğiyle REDDİNE, B-Hakaret Suçuna Yönelik Sanığın Kazanılmış Hakkının Korunmadığına İlişkin Kanun Yararına bozma Sebebi Yönünden; İzmir 22. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.06.2013 tarihli ve 2012/1047 Esas, 2013/478 sayılı Kararında; sanığın, hakaret suçu sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi sonrasında, anılan kararın sanık tarafından temyiz edilmek suretiyle aleyhe temyiz olmaksızın Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13.06.2017 tarihli ve 2014/43776 Esas, 2017/17540 Karar sayılı kararı ile bozulması üzerine, İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli ve 2017/668 Esas, 2018/441 sayılı Kararı ileTürk Ceza Kanunu’nun 25/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinin ardından, anılan kararın yine sadece sanık tarafından temyiz edilmek suretiyle aleyhe temyiz olmaksızın Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 30.03.2021 tarihli ve 2018/5978 Esas, 2021/11503 Karar sayılı kararı ile bozulması üzerine, İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesince 10.03.2022 tarihli ve 2021/377 Esas, 2022/266 sayılı Kararı ile hakaret suçundan sanığın kazanılmış hakkı gözetilmeksizin Türk Ceza Kanunu’nun 125/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile hakaret suçundan sanık hakkında İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/377 Esas, 2022/266 sayılı Kararın 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, bozma uygulamaya yönelik olduğundan aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiyle, sanık hakkında hakaret suçundan 5 ay hapis cezası verilmiş ise de, hüküm fıkrasında sanık hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımdan hemen sonra gelmek üzere “5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek cezanın 2 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlenmesine,” şeklinde bir bent daha eklenmesine, diğer bentlerin buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.