Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/2421 E. 2025/1840 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2421
Karar No
2025/1840
Karar Tarihi

İSTİNAF SONRASI TEMYİZ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1016 E., 2022/879 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; yapılan inceleme sonucunda, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2016/235 Esas, 2020/45 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın şikâyetçi ...'a karşı nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, c, d, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'ın şikâyetçi ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a, b, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'ın şikâyetçi ... ve katılan mağdur ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a, b, f, 43/2 delaletiyle 43/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 10 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'ın şikâyetçi ...'a karşı nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a, c, d, 62/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanık ...'ın şikâyetçi ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a, b, 62/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanık ...'ın şikâyetçi ... ve katılan mağdur ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a, b, f, 43/2 delaletiyle 43/1, 62/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 4 yıl 10 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 25.03.2022 tarihli ve 2020/1016 Esas, 2022/879 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, sanık ... ve müdafiinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik temyiz istemlerinin 5271 sayılı Ceza Kanun'un 296/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemi Şikâyetçilerin olayda silah kullanıldığına dair çelişkili beyanları nedeniyle silah kullanıldığı hususunun şüpheli kaldığı tespitine rağmen silah nitelikli halinden sanığın cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğu, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine kesin ve her türlü şüpheden uzak bir delil dosyada mevcut değildir. Bu nedenle aleyhe hiçbir iddiayı kabul etmemekle birlikte şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilerek sanık ...'ın beraatine karar verilmesi gerektiği, şikâyetçiye zorla senet imzalatıldığına dair bir kaydın bulunmadığı, şikâyetçi ... ile sanık ... arasında hukuki uyuşmazlık olduğu ve şikâyetçi ...'nın borçtan kurtulmak amacıyla davaya konu şikâyeti yaptığı, soyut beyanlara itibar edilerek mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. Sanık ... ve Müdafinin Temyiz İstemi: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 110. maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun 'arkadaşı İbrahim'in 38.000 TL dolandırılması' şeklindeki haksız eylemin meydana getirdiği hiddet veya şiddetin etkisi altında işlendiği sabit olduğundan haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği, şikâyetçi olay tarihi olan 16.02.2020 tarihinden bir hafta 10 gün kadar önce sanık ...'e senet verdiği dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğu, şikâyetçilerin kendi rızaları ile kaldıkları eve girdikleri, kamera görüntülerinde şikâyetçilerin zorlandıklarına dair bir görüntününü bulunmadığı, sanık ...'in aşamalarda şikâyetçilere yönelik sözlü veya fiziksel bir eyleminin bulunmadığı, yağma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, şikâyetçiye senet imzalattığına dair delilin bulunmadığı, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğu, sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, sanık ...'in askerlikten dolayı araması olduğu için polisleri görünce kaçtığını, şikâyetçi ...'nın olayın hemen sonrasında verdiği beyanlarında bıçaktan söz etmezken mahkeme huzurunda bıçak ve silah olduğuna dair çelişkili beyanlarına itibar edilemeyeceği, sanık ...'in üzerinde silah veya kesici alete rastlanmadığı, şikâyetçi ...'nın olay sırasında görüntü alınmasına dair beyanlarının da çelişkili olduğu, sanık ...'in cep telefonundan şikâyetçinin iddiasını destekler bir kayda rastlanmadığı, şikâyetçi ...'nın sanık ...'in kendisine bıçakla vurmaya çalıştığına dair beyanının ise gerçeğe uygun olmadığı, sanık ...'in şikâyetçilere yönelik hakaret, tehdit veya darp uyguladığına dair somut bir delilin bulunmadığı, şikâyetçi ...'nın da beyanlarının çelişkili olduğu, şikâyetçiler ...ile ...'nın beyanları arasında da aynı konuda çelişkilerin olduğu, senet doldurulduğunun iddia edildiği saatlerde sanık ...'in spor salonunda olmadığı ve bu hususun tanık beyanlarıyla sabit olduğu, yasal olmayan gerekçe ile tanık beyanlarına itibar edilmediği, sanık ... hakkında eylem hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla yağma olarak değerlendirilip sanık ...'ın tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, olayda sanık ... ile sanık ...'in durumlarının aynı olduğu, sanık ...'in arkadaşı olan sanık ...'a yardımcı olmayı amaçladığı, bu nedenle daha az cezayı gerektiren hal hükmünün sanık ... hakkında da uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Olay sırasında sanıkların bıçak ve silah kullandıklarının katılan ...'nın aşamalardaki beyanları, katılan ...'nın soruşturma aşamasındaki beyanı ve katılan ...'in kovuşturma aşamasındaki beyanıyla sabit olduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a maddesi uyarınca da cezalandırılmalarında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesi sonucunda; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu, ayrıca olay sırasında sanıkların bıçak ve silah kullandıklarının katılan ...'nın aşamalardaki beyanları, katılan ...'nın soruşturma aşamasındaki beyanı ve katılan ...'in kovuşturma aşamasındaki beyanıyla sabit olduğu anlaşıldığından, suçun silahla işlendiğine yönelik ilk derece mahkemesi kabulüne yönelik bölge adliye mahkemesi eleştirisi ile sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR A. Sanık ... ve Müdafiinin Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İsteminin Reddine Dair Ek Karara Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “ … temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş … ise … hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.05.2022 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünde parağrafında açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar ..., ... ve müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri kısmında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/2421, K. 2025/1840, T. 17.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2023-2421-e-2025-1840-k-c5d677ec9fe6