Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/2360 E. 2025/11511 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2360
Karar No
2025/11511
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3561 E., 2019/935 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "Elde edilen delillerin olay ile uygunluğunun bulunmadığı, suça konu eşyaların sanıktan ele geçirilmiş olmasının suçu işlediği anlamına gelmediği, başka da aleyhe bir delil bulunmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK'nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca her ne kadar ilk derece mahkemesince sanığa zorunlu müdafii atanmış ise de, sanığın esasa ilişkin savunmasının alındığı 11.05.2017 tarihli duruşmada müdafii hazır edilmediği nazara alındığında, müdafiinin hazır edildiği 23.11.2017 tarihli oturumda sanığa iddianame ve ekleri okunarak, tüm yasal hakları yeniden hatırlatılarak sanığın esas hakkında savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden ve 24.04.2018 tarihli karar duruşmasında sanık müdafii hazır edilmeden hüküm kurulması suretiyle aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/2360, K. 2025/11511, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-2360-e-2025-11511-k-a3ed9019a51b