Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/20401 E. 2025/6921 K. – Birden Fazla
Konu: Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Silahla Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/20401
- Karar No
- 2025/6921
- Karar Tarihi
- Konu
- Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Silahla Tehdit
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/90 E., 2023/265 K. SUÇ : Birden fazla kişi tarafından birlikte silahla tehdit HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli ve 2022/243 Esas, 2022/780 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında birden fazla kişi tarafından birlikte silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-a-c, 43/2, 62 maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.01.2023 gün ve 2023/90 Esas, 2023/265 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a, 303 maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Suçun işlenme şekli, müvekkiline verilen zarar ve olayın oluş şekli düşünüldüğünde, sanığın üst hadden cezalandırılması gerekirken, ilgili kararda cezaların artımı ile ilgili, artırıma ilişkin hiçbir değişiklik yapılmadan, istinaf isteminin reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, ceza ve indirim miktarlarının hakkaniyete uygun belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekilinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,30.06.2025 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y Sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a-c maddeleri uyarınca verilen hapis cezasının, katılan vekili tarafından istinaf edilmesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümleri uygulanmak suretiyle düzeltilerek istinaf isteminin reddine karar verildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun güvenlik tedbirleri bölümünde bulunan tekerrür hükümlerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 280/1-a maddesinde belirtilen düzeltilecek hallerden olmadığı, infaz edilecek cezanın miktarında artırım meydana getirdiği ve sanığın aleyhine bir durum olması nedeni ile mutlak suretle duruşma açılıp sanığın ek savunması alınarak karar verilmesi kanaatinde olduğumuzdan heyetimizin çoğunluğunun görüşüne katılmıyoruz.