Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/17661 E. 2025/7498 K. – Silahla Tehdit
Konu: Silahla Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17661
- Karar No
- 2025/7498
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahla Tehdit
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/807 E., 2023/365 K. SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ...'ın 15 günlük yasal temyiz süresi geçtikten sonra temyiz isteminde bulunduğundan bahisle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği iddia edilmiş ise de; hüküm tarihinde ceza infaz kurumunda bulunan sanık ...'a hüküm 07.03.2023 tarihinde tefhim olunduğu, sanığın 07.03.2023 tarihli duruşmada hüküm tefhim edildikten sonra hükme yönelik temyiz isteminde bulunduğu ve bu istemin hakim tarafından duruşma tutanağına derc edildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) temyiz usulünü düzenleyen 291/1. maddesindeki "...hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır." şeklindeki düzenleme uyarınca sanığın temyiz isteminin süresinde kabul edilmesi gerektiğinden, bu hususta Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.Sanık ... Hakkında Silahla Tehdit Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Olay tarihinde, sanık ...'un ise sanık ...'ın elindeki kurusıkı tabancayı alıp 1 el ateş etmek suretiyle sanık ...'ı silahla tehdit ettiğinin iddia ve kabul edildiği olayda,
Her ne kadar sanık ... hakkında Nazilli Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02.02.2019 tarihli, 2008/146 Esas ve 2010/129 Karar sayılı ilamı ile tehdit suçundan verilen 6 ay 7 gün hapis cezasına ilişkin hüküm tekerrüre esas alınmış ise de, aynı ilamda sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen 10 ay hapis cezasına dair hükmün daha ağır olduğu, bu durumda 5275 sayılı İnfaz Kanunu'nun 108 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca en ağır olan ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmediği, ayrıca sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Nazilli Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02.02.2019 tarihli, 2008/146 Esas ve 2010/129 Karar sayılı ilamında da sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesi uyarınca tekerrüre karar verildiğinden sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin de uygulanmadığı anlaşılmış ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
İlk derece mahkemesince suçun delili niteliğinde olan Adli Emanet'in 2014/2129 sayısına kayıtlı "1 adet kuru sıkı tabanca boş kovanı"nın dosyada delil olarak saklanması gerekirken yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de, bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Açıklanan nedenle ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2020/807 Esas, 2023/365 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'nin temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "Adli Emanetin 2014/2129 sırasında kayıtlı Mühürlü delil zarfı içinde; 1 adet kuru sıkı tabanca boş kovanın Türk Ceza Kanunu'nun 54/1. maddesi gereğince MÜSADERESİNE," cümlesi çıkarılarak yerine "Adli Emanetin 2014/2129 sırasında kayıtlı Mühürlü delil zarfı içinde; 1 adet kuru sıkı tabanca boş kovanın dosyada delil olarak saklanmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II.Sanık ... Hakkında Mağdur ... 'ya Yönelik Silahla Tehdit Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Olay tarihinde sanık ...'ın kurusıkı tabancası mağdur ...'ya doğrulmak suretiyle silahla tehdit ettiğinin iddia ve kabul edildiği olayda,
Her ne kadar sanık ... hakkında bozma öncesi ilk derece mahkemesinin 17.03.2015 tarihli kararı ile silahla tehdit suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, söz konusu kararda sanık ...'ın mağdur sanık ...'a yönelik silahla tehdit suçundan mahkumiyetine karar verildiği, sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik silahla tehdit eyleminden mahkumiyetine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, bu durumda ilk derece mahkemesince verilen 17.03.2015 tarihli mahkumiyet hükmünün sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik açılan silahla tehdit suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımını kesmeyeceği, sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik silahla tehdit suçu yönünden zamanaşımını kesen son işlemin 5237 sayılı Kanun'un 67/2-a maddesi uyarınca 19.01.2015 tarihli sorgu işlemi olduğu anlaşılmakla,
Sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik silahla tehdit suçundan yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen 19.01.2015 tarihli sorgu işlemi ile 07.03.2023 tarihli mahkûmiyet hükmü arasında 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz isteği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik silahla tehdit suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.